6 adımda mükemmel bakım
Her kadının hayalidir gençliğini ve
güzelliğini uzun yıllar korumak ve olduğundan genç göstermek. Eğer
cildinize iyi bakar, düzenli olarak temizler, nemlendirirseniz, uzun
yıllar
gençliğinizi koruyabilirsiniz. İşte genç ve güzel görünmenin 4 temel adımı.
Parlak saçlara sahip olun
Saçlarınızın çok kuru olduğundan yakınıyor, daha parlak görünmesini mi istiyorsunuz? İşte işe yarayacak bazı öneriler:
Bir muzu iyice ezin. Bir çay kaşığı bademyağıyla karıştırıp saçınızın
diplerinden başlayarak uygulayın. 20 dakika beklettikten sonra
durulayın.
Bir başka öneri ise şöyle; 1 yumurtayı, 1 çorba kaşığı sirkeyi, 2 çorba
kaşığı bitkisel yağı karıştırın çırpın. Bu karışımı baş derinize ovarak
iyice yedirin. Saçlarınızı tarayarak bütün karışımın saçlarınıza eşit
yayılmasını sağlayın. 15 dakika böyle bekledikten sonra saçlarınızı
yıkayarak durulayın.
Salatalık sürün canlanın
Salatalık ile cildinizi canlandırmaya ne dersiniz? A, B ve C
vitaminleri ile fosfor, potasyum, demir, magnezyum ve gençlik iksiri
olarak tanımlanan selenyum deposu salatalık, her türlü cilt sorununa
iyi geliyor. Susuzluğu giderici özelliği ile cildin nem oranını
dengeliyor. Canlandırıcı ve yumuşatıcı etkisi nedeniyle kozmetik
ürünlerinin vazgeçilmez besinlerinden biri. Cildiniz için her gün
1 salatalık yiyin. Ayrıca salatalığın kabuğunu biraz kalın soyup
yüzünüze sürün, cildinizde ani canlanma ve yumuşama etkisini
hissedeceksiniz.
İyi bir uyku çekin
Cildimiz kendini onararak yenilenmek ve beslenmek için organizmanın
derin uyku halini, yani geceyi bekler. Cilt, gece yarısından sonra
hormonlar tarafından daha iyi sulanır; kılcal kan dolaşımı da aynı
şekilde bu dönemde canlanır. Cildin uygulanan ürünlerden en yoğun
olarak yararlandığı saatler ise sabahın dördüdür. Gecenin cildimize
sunduğu en büyük hizmet sakinleşmektir. Yani gün boyunca kendisini
güneşe, rüzgara karşı savunurken, yaptığı strese bağlı ya da mimiklerle
ilgili kırışmaların asıl nedeni olan adale kasılmaları gece boyunca
sakinleştiğinde ortadan kalkar ve cilt rahatlar.
Kırışıklıklara meyve
Bilim adamları, güneş ışınlarından meydana gelen cilt kırışıklıklarının
yiyeceklerle de ilgisi olduğunu açıkladı. Araştırmacılar; sebze,
baklagiller, zeytinyağı ve bazı meyvelerin, güneş ışınlarının olumsuz
etkisine karşı cildi koruduğunu belirtiyor. Cildi güneş ışınlarının
etkisinden koruyan diğer anti-kanserojen besinler ise balık, erik, elma
ve çay. Öte yandan ciltte kırışıklıkların, et, sütlü besinler, şeker,
tereyağı ve margarin tüketenlerde daha fazla meydana geldiği gözlendi.
Dudaklar balla parlasın
Bal, içeriğindeki vitamin mineral, antioksidan ve aminoasitlerle
değerli bir besin maddesi olmasının yanı sıra, tedavi edici özelliklere
sahip. İşte çatlayan dudaklar için tedavi edici bir dudak parlatıcısı:
1 fincan tatlı badem yağını ve yarım fincan balmumunu, mikrodalga
fırında balmumu eriyene kadar tutun. 2 kaşık balı ilave edip
karıştırın. Soğumaya bırakın. Karışımı kapaklı minik kaplara döküp
kullanın.
Kuru cildin ilacı gül
Yağlı cilt kadar kuru cilt de sorun yaratır. Özellikle soğuk aylarda
kuru cilt yeteri kadar beslenmezse, çatlaklar ve tahrişlere açık hale
gelir. Kuru bir cildiniz olduğundan yakınıyorsanız gülden
yararlanabilirsiniz. Gül suyu ve gül yağı kozmetikte de oldukça yaygın
olarak kullanılıyor. Üç damla gül yağını, üç damla lavanta yağı ile
karıştırarak cildinize sürün. Cildinizin bir anda gerginlikten
kurtulduğunu hissedeceksiniz...
6 adımda mükemmel bakım,genç görünme,bakım,kadın ve bakım,bakım önerileri,güzellik,güzellik ve kadın,güzellik önerileri,güzel olma,cilt bakımı,yüz bakımı,vücut bakımı,güzellik reçeteleri,güzelleştiren yiyecekler, Kırışıklıklara meyve,kırışıklıklardan kurtulma,kırışıklıkları yok etme,kırışıklıkları giderme,dudak güzelleştirme,dudak bakımı,çekici dudaklara sahip olma,kuru cilt bakımı,kuru cilt bakımları,kuru ciltleri canlandırma
Güzelliğe çağrı
Kaynak: Elele
Gizemli ve romantik
Sezonun trendi
dumanlı bakışlar ateşin tonlarıyla
yeniden yorumlanıyor. Kirpik diplerinde veya göz altlarında yoğun
gölgeler kullanılan makyajda Shiseido''nun ikili krem farı
kullanılıyor. Dudaklar, Estee Lauder''dan “Lip Vinly n.502” ile daha
parlak ve doğal. Yoğun kirpikler için “Givenchy Miroir Mascara”
kullanılıyor.
Çarpıcı ve cesur
Renklerin ve cesur dokunuşların ardında gizlenen güzellik... Bu kez göz
çevresinde ve dudaklarda renkler son derece yoğun ve etkili. Bakışlara
Art Deco eyeliner ile derinlik veriliyor. “L''Oreal Color Riche n.106”
ruj ve dudakları daha belirgin bir hale getirmek içinse Chanel dudak
kalemi kullanılıyor.
Dişi ve çekici
Sezonun ateşleyen rengi kırmızı ile bu yıl tüm kadınlar sınırlarını
zorluyor. Çekici ve dişi bir kadın gibi görünmek istiyorsanız dudakları
ön plana çıkarmalısınız. Dudaklarda Lancome “Rouge Attraction” ve
Lancaster “Rouge Grace” ile sonuç mükemmel. Mavala''nın canlı
kırmızılarıyla elleriniz de en az makayjınız kadar iddialı görünecek.
Seksi ve yakıcı
Kıpkırmızı dudaklar, doğal bakışlar ve pürüzsüz bir ten... “Givenchy
Teint Mirroir Lift Comfort” ışıltılı ve mükemmel bir ten için ideal.
Dudaklarda Guerlain Divinora n.221 ve üzerine parlak bir etki için Lancome “Star Gloss” kullanılıyor
Güzelliğe çağrı,güzellik,güzellik ve bakım,güzel olma,yüz güzelliği,yüz bakımı,cilt bakımı,cilt güzelleştirme,bakım,vücut bakımı,cilt bakımı,cilt bakım tiyoları,cilt bakım yöntemleri,vücut bakım yöntemleri
Erkekler kadınlar kadar süslü
Saç kozmetiği konusunda dünyanın önde gelen firmaları arasında yer alan bir firmanın Türkiye ge
nel müdürü Hakan Koçoğlu, yaptığı
açıklamada, Türkiye''de profesyonel saç bakım ve kozmetik sektörünün
2006''da yüzde 10 büyüdüğünü söyledi.
Sektörün 80 milyon dolarlık hacme ulaştığını belirten Koçoğlu, ''''Bu
rakamın 10 yılda iki kat artarak 160 milyon dolara ulaşması
bekleniyor'''' dedi.
Koçoğlu, 2006''da sektördeki en dikkat çekici gelişmelerden birinin
erkeklerin kişisel bakıma ayırdıkları bütçenin kadınlara yetişmesinin
olduğunu ifade ederek, Türk erkeklerinin dünya ortalamasının üzerine
çıkarak saç bakımlarına kadınlar kadar bütçe ayırdıklarını ifade etti.
Saç bakımında erkeklerin kadınlara yetiştiğini vurgulayan Koçoğlu,
''''Bakım kategorisindeki bizim ürünlerin kullanımı Türkiye''de yüzde
50 kadın, yüzde 50 erkek olarak dağılım gösterdi. Bu rakamın dünyada
yüzde 80 kadın, yüzde 20 erkek olması, Türkiye''deki erkeklerin
kendilerine çok dikkat ettiğini ortaya koyuyor'''' dedi.
Koçoğlu, kişisel bakımlarına daha fazla para harcamaya başlayan
erkeklerin, en çok dökülme ve kepek önleyici, bakım yapan ürünler ile
şekillendiricilere para harcadığını belirterek, şunları kaydetti:
''''Ayrıca, renklendirmenin doğal yolla yapılmasını tercih ediyorlar.
Wella Profesyonel, System Profesyonel serisindeki Just Men ürünleriyle
3 yıldır erkek kategorisinin lideri. Son iki yılda elde edilen büyüme
oranı yüzde 177''ye ulaştı. Bu seride yer alan ve 2 yıl önce piyasaya
çıkartılan Pigment Mouse ürünündeki büyüme yüzde 200''e ulaştı.
Erkeklere yönelik saç boyası olan ve beyazlayan saçları zaman içinde
doğal rengine kavuşturan Pigment Mouse ise satış rekoru kırdı. Üstün
özelliklerinden dolayı talebi karşılamakta da güçlük çekiyoruz.''''
Koçoğlu, geçen yıl Türkiye''deki satışlarını yüzde 35 oranında artırdıklarını da sözlerine ekledi.
Erkekler kadınlar kadar süslü, Saç kozmetiği,kadın bakım,erkek bakım,süslü olma,süslü kadın,süslü erkek,güzellik,bakım,vücut bakımı,cilt bakımı,cilt güzelliği
Vücut Güzelliğinin Cilt Bakımı ile ilişkisi
Vücut Güzelliğinin Cilt Bakımı ile ilişkisi
Vücut güzelliği cilt güzelliğiyle orantılıdır.
Önce parmağınızı cildinizde gezdirin. Cildinizin yağlı bir tabakayla
kaplı olduğunu fark edeceksiniz. Bu tabaka, sebum ve sudan oluşan
cildin koruyucu tabakasıdır. İşte bu koruyucu tabakanın içerisindeki
sebum yani yağ oranı cilt tipinizi belirler.Eğer sebum oranı az ise
cildiniz kuru; fazla ise yağlı; normal ve dengeli ise normal ve karma
cilttir.
Kuru
cilt oldukça incedir ve gözenekleri çok
küçüktür. Görünümü mat ve serttir. Dokununca kuru ve pürtüklüdür. Cilt
kendini koruma özelliğini tam olarak yerine getiremediği için iç ve dış
faktörlerden kolayca etkilenip tahriş olur. Sık sık gerilir, kaşınır,
karıncalanır, çatlar ve soyulur. Banyodan sonra kızarıklıklar oluşur,
sabun ve kireçli su rahatsızlık verir. Fazlasıyla nemsizdir, günlük
bakım kremi kullanılmasına rağmen hala kuruluk ve gerginlik hissedilir.
Yağlı cilt kalındır ve gözenekleri çıplak gözle rahatlıkla görülecek
kadar genişlemiştir. Rengi donuk, görünümü yağlı ve parlaktır.
Dokununca kaygandır. Sık sık sivilce ve siyah nokta oluşur. Makyaj çok
çabuk bozulur hatta akar. Oldukça dayanıklıdır, en geç kırışan cilt
türüdür.Karma cilt yağlı ile kuru arasındaki cilttir; ne yağlı, ne
kurudur.Alın, burun ve çene ( T bölgesi ) yağlı; yanaklar normal veya
kurudur. Yanak bölgesindeki cildin tipi dış etkenlere bağlı olarak
değişebilir.Normal cildin gözenekleri optimal açıklıktadır. Rengi
pembedir. Görünümü taze ve sağlıklıdır. Dokununca yumuşak ve
pürüzsüzdür.
Bir önemli not, cildiniz hangi tipte olursa olsun, fazla güneşlenme,
mevsim değişimleri ve hormonal etkenler nedeniyle nemsizlik, hassasiyet
veya kuruluk gibi sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Bu durumda yapmanız
gereken, özel bakım programları uygulamaktır.Cilt bakımı için önce
arındırma yani keselemenin cilt bakımı için önemi inkar edilemez.
Haftada bir kez cildi ölü hücrelerden korumak için keseleme
yapılmalıdır. Bedenin üst kısımlarına doğru dairesel hareketlerle
yapılır. Ardından cilt mutlaka nemlendirilir. Göğüsler, boyun el ve
bacaklar dış etkilere daha açıktır, her gün bakım ister. Cildin temel
esnekliğini korumak ve ileriki yaşlarda sarkma ve çizgileri azaltmak
için genç yaşlarda koruyucu ve nemlendiricileri kullanmak gerekir. Cilt
hem sıcak hem soğuktan etkilenir. Nemini yitirir, hassaslaşır ve kurur.
Cildi sağlıklı tutmak için yıl boyunca nemlendirici kullanmak
yararlıdır. Cildin gerilmesiyle kuruduğunu anında anlayabiliriz.
Vücudun en büyük düşmanı selülitlerdir. Genç yaşlı, şişman zayıf fark
etmez. Her kadında oluşur. Selülit, kısaca, derideki yapının bozulup,
yağ dokularının su, tuz ve metabolizma atığı maddelerle dolarak şişmesi
anlamına geliyor. Bu durum, lenf ve hücrelerarası sıvının birikmesine
yol açıyor ve deriyi "portakal kabuğu" görünümüne büründürüyor. Dolaşım
bozukluğu, kalıtım, yaş, cinsiyet, hormonal düzensizlik, hareketsizlik,
iklim koşulları, psikolojik etkenler gibi pek çok oluşum nedeni var.
Sağlıklı beslenme, spor yapma, gerekirse koruyucu kremlerle selülitle
savaşılır. Selülit sağlıkla orantılıdır.
Yeterli Uyuyun : Uyku sırasında enerji yenilenir,
zehirli maddeler vücuttan atılır, dokuların beslenmesi düzelir ve hücre
metabolizması normale döner.Stresli olmayınStresliyken vücut insulin
salgılar. Bu durum vücutta yağ ve şeker birikimine yol açar.
Kilonuzu Sabit Tutun : Sık aralıklarla yüksek miktarda
kilo alıp vermek deride esneklik kaybına neden olur. Bu durum deri
yapısını bozar ve selülit oluşumuna zemin hazırlar.
Gelişigüzel İlaç Kullanmayın : Özellikle idrar
söktürücü ve müshil ilaçlarını doktor tavsiyesi ile kullanın. Selülit,
vücuttaki su-tuz dengesi değişikliklerine son derece duyarlıdır.
İlaçların kötü kullanımı bu dengeyi bozabilir.Güneşlenirken dikkatli
olun.Fazla güneşlenmek cildin yaşlanmasına ve direncinin azalmasına
neden olur. Sıcak saatlerde (12-16 arası) güneşlenmeyin ve mutlaka
güneşten koruyucu bir ürün kullanın.Kan dolaşımını engelleyen
nedenlerden uzak durun.Kan dolaşımındaki yavaşlamalar ve düzen
bozuklukları selülitin oluşmasında çok etkilidir. Bu yüzden:
- Vücudunuzu çok sıkan giysiler giymeyin.
- Sürekli yüksek topuk kullanmayın.
- Kambur durmayın.
- Kabızlık sorununuz varsa tedavi olun.
İyi Soluk Alıp Verin : Göğsünüzü iyice şişirerek
burnunuzdan derin ve yavaşça soluk alın ve yine burnunuzdan yavaşça
geri verin. Dokuların bol oksijenle dolması, yanma işlemini
hızlandırarak zehirli maddelerin vücuttan atılmasını kolaylaştırır,
selüliti engeller.
Aromaterapi Yapın : Selüliti engellemeye yarayacak en
etkili yağ özleri greyfurt, portakal ve limon yağlarıdır. Çok konsantre
oldukları için sadece 2 ya da 3 damla uygulayın.Haftada 1 kez, vücudun
üst kısımlarına doğru ve dairesel hareketlerle yapılmalıdır. Dirsek,
diz, kol, kalçaların üst kısımları gibi vücudun pürtüklü bölümlerinde
ısrarcı olunması, buna karşın göğüsler, boyun gibi hassas bölümlerine
uygulanmaması gerekir.
Günde En Az 1,5 Litre Su İçin : Su, hem vücudu zehirli atıklardan temizler hem de selülitli dokulardaki tuzu atarak bu dokuları temizler.
Tuzu Azaltın : Tuz ve sucuk, sosis gibi tuzlu yiyecekler dokularda su tutulmasına neden olur.
Proteinli Gıdaları Tercih Edin : Protein yönünden zengin yiyecekleri sindirme sırasında vücut fazla enerji harcar. Bu da sağladıkları kaloriyi azaltır.
Bol Bol Meyve ve Yeşil Sebze Yiyin : Meyve ve yeşil sebzeler dokulardaki zehirli artıkların atılmasında son derece etkilidir.
Patates, pirinç gibi nişastalı yiyeceklerle yağlı yiyecekleri bir arada
yemeyin.Nişasta fazla miktarda insulin salgılanmasına neden olur bu da
yağların organizma içine iyice yerleşmesine yol açar....Ve tahmin
edeceğiniz gibi,
Yemek aralarında atıştırmayın.
Sigara, kahve, alkol, gazlı ve kolalı içecekler içmeyin.
Çikolata, kuruyemiş, muz, yağlı, bol salçalı ve baharatlı yiyecekler yemeyin.
Selülitle savaşmakta kararlıysanız mutlaka düzenli spor yapmalısınız.
Haftada bir kez 2 saat yürümek yerine, her gün 45 dakika yürümek çok
daha faydalıdır.
Selülite karşı en etkili sporlar, yürüyüş, yüzme, jimnastik gibi kan
dolaşımını artıracak, bacak ve kalçalarınızı kuvvetlendirecek özellikte
olanlardır.
Eğer spor yapmaya hiç vaktim yok diyorsanız, işte size akşamları evinizde uygulayabileceğiniz iki egzersiz:
- Yan yatın, kolunuzu başınızın altına koyun, dizlerinizi vücudunuza
dik açı yapacak şekilde bükün ve bacaklarınızla dairesel hareketler
yapın.
- Sırt üstü yatın, dizlerinizi bükün, karnınızı içinize çekin,
bedeninizin üst kısmını kaldırarak ayak bileklerinizi tutmaya çalışın.
Spordan Sonra Mutlaka Banyo Yapın ya da Duş Alın :
Banyoda 37°C den fazla su sıcaklığı kullanmamaya gayret edin. Spor
sonrası vaktiniz varsa, banyonuzu ılık suyla doldurun ve ayaklarınızı
uzatacak şekilde oturup kalçalarınızdan baldırlarınıza doğru soğuk duş
tutun.
Arındırma (keseleme) vücut bakımının önemli bir etabıdır Cilt bakımı
öncelikle güneş ışınlarından korumayla başlar. Güneş ışınlarının en
güçlü olduğu, sabah 10.00 ile 15.00 arasındaki saatlerde güneş ışınları
ile direkt temastan kaçınınız.Geniş kenarlı bir şapka kullanınız ve
güneş ışınlarını engelleyen giysiler giyiniz. Islak T-shirt-lerin ve
bir çok hafif giysinin güneş ışınlarını geçirdiğini unutmayınız. UV
(ultraviyole) ışınlarını süzen bir güneş gözlüğü kullanın. Mutlaka
güneş ışınlarına karşı en az 15 SPF (sun protecting factor = güneş
engelleme faktörü) lik koruma sağlayan cilt ürünleri kullanınız. Bu
ürünleri güneşle temasınızdan 30 dakika kadar önce uygulamaya özen
gösteriniz.Kış veya soğuk dönemlerde de uzun süreler güneşe çıkmak
özellikle cilt kanserleri açısından risk oluşturur. Güneş ışınlarına
karşı korumanızı bu
dönemlerde de sürdürün .
Siyah cilt rengine sahip insanların ciltlerinde sadece melanin
pigmentinin daha fazla olduğunu ve o ciltlerde de kanser olabileceğini
unutmayınız.Özellikle yaz aylarında, bir an önce yanmış bir cilde sahip
olmak için kullanılan, yanma hızlandırıcı ürünlerden kaçınınızYanma
hızlandırıcı ürünlerin, sadece yanık bir ten sağladığını ve ciltte UV
koruması yapmadığını, ciltte kırışıklıklara ve kurumaya neden olduğunu unutmayınız...
Vücut Güzelliğinin Cilt Bakımı ile ilişkisi,Vücut güzelleştirme,Vücut bakımı teknikleri,Vücut bakımı yöntemleri,Vücut bakımı,Vücut bakımı nasıl yapılır,Vücut bakımı bilgileri,Vücut bakımı hakkında bilgi,Vücut güzelleştirme yöntemleri,Vücut güzelleştirme teknikleri,Vücut güzelleştirmenin püf noktaları,güzel bir Vücuda sahip olma,güzellik bakım,kadın bakım,güzel kadın,güzellik teknikleri
Cilt Bakımında 7 Yanlış
Dermatologlar, cilt bakımı için yaptığınız en kötü hataları açıklıyor ve sıkça yapılan bu 7 güzellik yanlışını düzeltmeniz için çözüm yöntemleri sunuyor.
1
. yanlış
Siz sigara içmiyorsunuz ama içen arkadaşlarınızla vakit geçiriyorsunuz.
Zararı: Bir başkasının sigarasından çıkmasına rağmen,
sigara dumanı cildinizi mahveder. Sigara dumanındaki kimyasallar
(karbon monoksit, katran, nikotin v.b.) direkt gözeneklerinize işler.
Bu toksinler vücudunuzun hücreleriyle temas ettiğinde ise, cildinize
yumuşaklık veren ve direnç kazandıran yapıyı bozup, erken yaşlanmayı
tetikler. Ayrıca cildin kendi kendini yenileme özelliğine de zarar
verir.
Yönteminizi değiştirin: Sigarasız ortamlarda kalmaya
çalışın ama kendinizi bir duman bulutunun ortasında bulursanız da,
içenlerden mümkün olduğu kadar uzak durun ve iyi havalandırılan yerlere
yönelin (teraslı ya da dışarıda oturulabilen bar ya da restoranlar).
Eve dönünce de duşa girip saçınızla cildinize bulaşmış artıkları
çıkarın. Hemen ardından da, C ve E vitaminleri içeren antioksidan
özellikli bir nemlendirici kullanın.
2. yanlış
Tatile çıkmadan önce birkaç kez solaryuma giriyorsunuz.
Zararı: Hoş bir bronzluk için ilk temelleri atıyor
olabilirsiniz ama cildinize verdiğiniz hasar plajda yaşayabileceğiniz
herhangi bir yanığa eşit, hatta daha da fazladır. En yeni modellerinin
yaydığı UVA radyasyonu güneşin yaydığından 15 kat daha fazla. Bu
aslında sizi yakmaz ama derinizden derinlere işleyerek dokulara ve
hücrelere zarar verir ki bu da cilt kanseri riskinizi arttırır.
Bir araştırma sonucuna göre; düzenli
bir şekilde solaryuma girmenin, melanoma (cilt kanserinin en ölümcül
türlerinden biri) yakalanma ihtimalini yüzde 55 arttırdığı belirlenmiş.
20-29 yaş arası kadınlarda melanom olasılığı, yapay güneşlenme
tekniklerini kullanmayanlara göre yüzde 158 daha fazla bulunmuş.
Yönteminizi değiştirin: Yanmak
için solaryuma girmekten başka birçok seçeneğiniz var. Mesela yeni
bronzlaştırıcılar. Yüz ve göğüs için, aloe ve E vitamini katkılı
Clarins Intense Bronze Self Tanning Tint ve vücut için de cilde hızla
işleyen ve gliserin ile yumuşatan Avon Skin-So-Soft Glow Daily Body
Moisturizer''ı deneyebilirsiniz.
3. yanlış
Cildinize her gün, hatta bazen günde iki kez peeling işlemi yapıyorsunuz.
Zararı:
Evet, ölü hücrelerin atılmasını sağladığı için yararlı olabilir. Ancak
fazlası, kesinlikle yarar sağlamak yerine zarar verir. Pek çok kadın
baştan aşağa keselenir, gün içinde kimyasal bir dökücü olan alfa
hidroksi asitlerini (AHA) içeren losyon kullanır ve gece de retinoid
gibi dökücüleri içeren kremler sürer. Tüm bunlar, tek bir günde üç ayrı
soyma işlemi demektir. Bu da cilde zarar verir. Çünkü bu işlemler,
cildin doğal koruyucu lipid yağ bariyerini ortadan kaldırır ve cildin
doğal yapısını bozar.
Yönteminizi değiştirin:
Kendinize günde en fazla iki metodu kullanacak şekilde sınır koyun.
Aynı günde hem peeling etkisi gösteren bir krem hem kese hem de
retinoidleri kullanmayın ve kullandıklarınızın da içeriklerini mutlaka
inceleyin. Yüzünüz için aşırı ovalama gerektirmeden ölü hücrelerin
atılmasını sağlayan ve AHA içeren bir temizleyici kullanın. Ardından
ölü hücreleri dökücü içeriğe sahip bir gece veya gündüz nemlendiricisi
(ama her ikisini değil) edinin. Haftada bir olarak da, sakinleştirici
jojoba özleri içeren bir temizleyiciyle cildinizi rahatlatın.
Cilt Bakımında 7 Yanlış,güzellik,güzel görünme,güzellik için yapılması gerekenler,güzelliğin püf noktaları,güzellik için ne yapılır,güzel vücuda sahip olma,güzel cilde sahip olma,güzel bayan,güzellik ve bakım,cilt,cilt bakımı,cilt güzelliği,cilt güzelleştirme,cilt bakım ürünleri,cilt temizleme,cilt beyzlatma,beyaz cilde sahip olma,cilt canlandırma,vücut bakımı,vücut güzelliği,vücut parlatma,vücut,saglık,cekici vücuda sahip olma
Meyve ve Sebzelerle Güzellik
Memorial Hastanesi Dermatoloji Bölümü''nden Uz. Dr. Ayfer Aydın cildinize, saçlarınıza, tırnaklarınıza ve gözlerinize canlılık katabilmenin için önerileri sıraladı. Dış görüntümüz iç sağlığımızın aynasıdır ve yediğimiz gıdalar da dış görünüşümüzü önemli ölçüde etkiler. Cildimiz yalnızca vücudumuzu kaplamaz aynı zamanda vücudumuzun önemli ve en büyük parçasıdır; yediklerimizden doğrudan etkilenir.
Yiyip içtiğimiz herşey, meyveler ve
sebzeler cilt sağlığımız için büyük önem taşır. İşlenmiş ve katkı
maddeleri içeren hazır gıdalar, tütsülenmiş etler, dondurucuda
bekletilmiş hazır yiyecekler son derece sağlıksızdır.
Su, cildiniz için hayattır
Cildimiz önemli bir toksin atma yoludur. Vücudumuz yabancı maddelerle,
zararlı atıklarla dolduğunda diğer boşaltım kanalları zorlanır ve
vücudumuz bu atıkları cildimiz yoluyla, ter ile dışarı atmaya çalışır.
Bu durum da ciltte çeşitli hastalıkların baş göstermesine neden
olabilir. Yaşla birlikte deri giderek nem oranını ve esnekliğini
kaybeder. Bunu çok ucuz ve çok sağlıklı bir şekilde çözecek tek şey bol
su içmektir.
Bol su içmekle derinin hem nem oranı
artar hem de su yolu ile çok sayıda toksin atılarak cildimiz parlak,
diri ve genç kalır. Günde an az iki litre su içerek hücreleri
temizlemek, dolgunlaştırmak ve kırışıklıkları azaltmak mümkündür.
Kahve, çay ve meyve suyu gibi farklı sıvı gıdalar tüketmek cildin su
ihtiyacını karşılamaz. Alkol almayın, kahve ve soda içmeyin çünkü
bunlar idrar söktürücüdür ve su kaybına neden olurlar.
Taze bir cilt için taze meyve sebze
Canlı ve ışıltılı görünümlü bir cilt için bol miktarda çiğ meyve, sebze
ve bunların sularını tüketmek gerekir. Çünkü bu besinler
pişirildiklerinde zarar görür ve faydalı özelliklerini kaybeder. Bu
besinlerin içerdiği yüksek miktarda sıvı da vücuda alınan suyu
destekler. Çiğ sebze ve meyvelerin ağırlıklı olduğu bir beslenme
düzeni; cildi korur, yeniler, esnekliğini sağlar ve sağlıklı bir ışıltı
verir. Kabuklu çiğ yemişler ve tohumları tüketmek de son derece
faydalıdır. Unutmamak gerekir ki; bunlar ısıya duyarlıdır ve
pişirildiklerinde hücrelere fayda sağlayacak pek çok özelliklerini
kaybederler.
Cilt sağlığını korumak için;
- C Vitamini: Kolajen yapı için gereklidir, cilt esnekliğini sağlar. Narenciyelerde, kivi, orman meyveleri ve maydanozda bulunur.
- Çinko: Kolajen yapı için çok önemlidir ve saçın beyazlamasını engeller. Kabak çekirdeği ve zencefil kökünde bulunur.
- Sülfür: Bütün bağlayıcı dokuların inşa edilmesine yardımcı olur. Lahana, brokoli, sarımsak ve soğan en zengin kaynaklarıdır.
- Silika: Cilt esnekliğinin korunmasını sağlar, kemikleri güçlendirir, sağlıklı tırnaklar ve parlak saçların oluşmasını sağlar. Salatalık, domates, dolmalık biber ve yulafta bulunur.
- Magnezyum: Hücre zarlarındaki su pompalamayı kontrol eder, bu da atıkların temizlenmesini sağlar, aşırı tuz ve diğer toksinlerin neden olduğu fazla su tutulmasının önüne geçerek hücreyi rahatlatır. Yeşil yapraklı sebzeler en iyi kaynaklarıdır.
- Beta karoten: Güneş yanığına karşı korur. Havuç ve yeşil yapraklı sebzeler önemli beta karoten kaynaklarıdır.
- E Vitamini: Çözülebilir antioksidan bir yağdır, hücre zarlarının korunmasına yardımcı olur. Zeytin, avokado, kabuklu yemişler, tohumlar ve tabii ki yeşil sebzelerde bulunur.
- Temel yağ asitleri: Bütün hücre duvarlarının önemli bir bileşkenidir. Cildin elastikiyetinin korunmasında anahtardır. Cildin doğal yağlarını dengeler ve canlı bir görüntü sağlar.
- Zayıf beslenme alışkanlıklarınızı değiştirerek sağlıklı gıdalar tüketin, cildinizdeki, saçlarınızdaki ve tırnaklarınızdaki değişimi izleyin. Güzelliğiniz için yiyin, hem kendinizi daha iyi hissedin hem de daha güzel görünün.
Sıkılaştırıcı Yüz Maskesi ve Yüz Temizleyicisi Tarifi
Sıkılaştırıcı Yüz Maskesi ve Yüz Temizleyicisi Tarifi
Sıkılaştırıcı yüz maskesi:
1 yemek kaşığı balı, 1 yumurta beyazını, 1 çay kaşığı gliserini mikserde çırpın. Karışımı yüzünüze ve boynunuza sürün. 10 dakika kadar bekledikten sonra ılık suyla yıkayın.
Yüz temizleyicisi:
1 yemek kaşığı balı, 1 avuç ince çekilmiş badem ve ½ çay kaşığı limon suyuyla karıştırın. Karışımı yüzünüze sürüp bir süre ovalayın. Cildinize iyice nüfuz ettiğinden emin olduktan sonra bol suyla yüzünüzü yıkayın.
Sıkılaştırıcı Yüz Maskesi ve Yüz Temizleyicisi Tarifi,güzellik,güzel görünme,güzellik için yapılması gerekenler,güzelliğin püf noktaları,güzellik için ne yapılır,güzel vücuda sahip olma,güzel cilde sahip olma,güzel bayan,güzellik ve bakım,cilt,cilt bakımı,cilt güzelliği,cilt güzelleştirme,cilt bakım ürünleri,cilt temizleme,cilt beyzlatma,beyaz cilde sahip olma,cilt canlandırma,vücut bakımı,vücut güzelliği,vücut parlatma,vücut,saglık,cekici vücuda sahip olma
Hangi Cildin Hangi Vitamine İhtiyacı Var
Hangi Cildin Hangi Vitamine İhtiyacı Var
Cilt yaşlanmasını durdurmak mümkün
değil. Ama ‘antiaging'' kremleriyle bu süreci yavaşlatmak mümkün
olabilir. Yaşlanma sürecinde, genç ve olgun ciltler için farklı ürünler
kullanmak gerekiyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Cilt Hastalıkları
Uzmanı Dr. Gökhan Okan, C vitaminli, meyve asitleri içeren ve
antioksidan özel
liği olan kremleri 30-35 yaş arasındaki
kişilere önerdiklerini belirtiyor. Daha olgun ciltlerde ise A vitamini,
peptit içeren kremlerin kullanılması cildin yaşlanmasını geciktiriyor.
Dr. Gökhan Okan, yaşlanan cildin 4 özelliğini şöyle sıralıyor:
- Yaşlanan ciltte incelme oluşuyor
- Kolajenin azalmasıyla birlikte cilt gerginliğini kaybediyor, kırışıklıklar gözleniyor
- Pigment hücrelerinin düzensiz çalışması nedeniyle ciltteki renk değişikleri artıyor
- Ciltteki nemlilik azaldığından kuruluk oluşuyor
- Yaşa bağlı yaşlanma (içsel yaşlanma)
- Dışsal faktörlerle oluşan yaşlanma
Yaş ilerliyor, DNA yenilenmesi yavaşlıyor
Yaşa bağlı yaşlanma Bu kaçınılmaz bir durum. Tüm insanlarda yaş
ilerledikçe hücrelerin çoğalmasında ve DNA''nın yenilenmesinde azalma
oluyor. Hücrelerin büyümeleri yavaşladığı için cilt inceliyor. Bu süreç
20''li yaşların sonunda başlıyor. Dışsal faktörlerle oluyor. Güneşin
zararlı UV ışınları, alkol ve sigara alışkanlığı, gürültü, hava
kirliliği, yanlış kozmetik kullanımı buna neden oluyor. Bu nedenle
güneşin zararlı ışınlarına karşı koruyucu ürünlerin kullanılması, cilde
uymayan kozmetik ürünlerin kullanılmaması, alkol ve sigara
tüketilmemesi gerekiyor. Tüm bunlara ilaveten, cildi zararlı etkilerden
koruyan dermo kozmetik ürünlerle cilde takviye yapılıyor.
Kırışık kremlerine 30''larda başlayın
Kadınların yaşlanmayı geciktirmek, daha genç, güzel, sağlıklı ve doğal
görünümlü bir cilde sahip olmaları için, 30''lu yaşlarından itibaren
ciltlerine uygun antiaging ürünleri kullanmaları gerekiyor.
Dr. Gökhan Okan, cildi gençleştiren ürün grupları hakkında şu bilgileri verdi:
"A vitamini içeren kremler Bu kremlerin cildi gençleştirici etkiye
sahip olduğu bilimsel olarak da kanıtlandı. A vitamini, ciltteki
kolajen salgısını artırıyor, derinin gerginliğini sağlıyor. Soyucu
özelliği var, bu sayede yıpranmış cildin altından taze bir derinin
gelmesini sağlıyor. Cildimizdeki düzensiz pigmentasyonu (renk artışı)
azaltıyor. Güneş lekelerinin hafiflemesine yardımcı oluyor. Ancak
burada ürünün içeriğine dikkat edilmesi gerekiyor. Bu kremleri
hekimlerin reçetelemesi, ürün içeriklerinin doğru oranda, uygun
konsantrasyonda ve doğru ciltte kullanılması önem taşıyor.
Alfa Hidroksi Asitleri AHA (meyve
asitleri) Meyve asidi içeren antiaging ürünlerinin de cilde yararları
bilimsel olarak kanıtlanmış durumda. Bu ürünler cildin rengini açıyor.
Meyve asitleri hyarulonik asit salgılanmasını artırıyor. Su tutucu
özelliğe sahip olan hyaluronik asit cilde nem kazandırıyor. Piyasada da
çok fazla meyve asiti içeren krem bulunsa da, bu etkiyi yapacak oranda
bulunması önem taşıyor. Güçlü antiaging etki elde edebilmek isteniyorsa
A vitamini içeren ürünle birlikte meyve asidi içeren ürün beraber
kullanılabilir. İki ürünün birlikte yaratabileceği tahriş konusunda
dikkatli olunması gerekiyor" dedi.
Sigara içenler C vitaminli krem kullanmalı
Antioksidan ürünlerin birkaç çeşidi bulunuyor. Ancak içlerinde en
tanınmışı C vitaminli antioksidan kremler. C vitaminli kremler,
güneşten kaynaklanan yaşlanmalarda öneriliyor. Çok sigara içenlerin C
vitaminli krem kullanması büyük önem taşıyor. Sigara vücuttaki C
vitamininin idrarla atılmasına neden olduğundan, kandaki C vitamini
azalıyor. Dışardan verilen krem de vücudun sigara ile kaybettiği
vitaminin geri verilmesini sağlıyor. Uygun konsantrasyonda harici
kullanılan C vitamininin, C vitamini içeren tabletlere göre deriyi
ultraviyole hasarına karış çok daha iyi korduğu ispatlanmıştır.
E vitaminli kremler Güçlü bir antioksidan olup, nemlendirici, güneşin zararlı etkilerinden deriyi koruyu özelliği vardır.
Alfa lipoik asit Çok güçlü bir antioksidandır. Serbest radikallerin
deriye zarar vermesini durdurur, fotoyaşlanmayı geciktirir.
Bitki büyüme hormunu gençleştiriyor
Bitkisel kökenli kremler
Sıkça kullanılan ‘dermo kozmetik'' kavramı, istenilen kozmetik etkiyi
fizyolojik reaksiyonlar sonrasında sağlayan kozmetik ürünleri tarif
ediyor. Bitkisel kökenli kremlerden ikisi özellikle üzerinde çok fazla
çalışılan bitkisel kökenli dermokozmetik grubuna giriyor.
Kinetin bitki büyüme hormonu içeren kremler, ciltteki kolajenin
artmasını sağlayarak derinin gergin olmasına yardımcı oluyor. Düzensiz
renk artışının ve ince çizgilerin azalmasını sağlıyor. Çok hassas
ciltlerde bile kullanılabiliyor. Üzüm çekirdeği ekstresi içeren kremler
de cildin daha genç ve canlı görünmesini sağlıyor. Cilde zarar veren
serbest radikalleri önlüyor.
Peptit içeren kremler
Bunlar aminoasitlerin bir araya gelmesinden oluşuyor. Sinirden kasa
uyarının gitmesini durduruyor. Kas kasılamadığı için kırışıklık da
olmuyor. Peptit içeren kremler de iki kaş arası kırışıklıklar, kaz
ayakları, göz çevresi ve alında öneriliyor. Ancak bu kremler
kırışıklıkların azaltılmasında etkili olsa da, botoksun etkisini
göstermiyor. Kaslar derinin en alt tabakalarında yer alıyor. Dıştan
sürülen ürünün en alta kasa kadar gitmesi biraz zor. Botokstan
korkanlara önerilebilir.
Topikal östrojenler
Menopozdan sonra yaşlanma artıyor. Östrojen cildin nemini artırıyor,
vücudun su tutmasını sağlıyor, saçları güçlendiriyor, menopoz sonrası
kanda östrojen azalıyor, deride kuruma, saçlarda dökülme oluyor,
derinin gerginliği ve kolajen salgısı azalıyor. Östrojen azalması da
hücrelerin yaşlanmasına neden oluyor. Eğer kadın doğum uzmanları
dışarıdan hormon replasman tedavisi öneriyorsa, hastanın kullanmasında
sakınca yoksa bunlar da cilde yararlı oluyor. Harici hormonlar ve
vücutta östrojenik etki gösteren bitkisel kökenli kremler uygun
alternatif olabilir. Bu ürünlerin uygun kişilerde, kısa sürede
kullanılmasına özellikle dikkat edilmesi, zararlı sistemik etkileri
tetiklemediğinden emin olunması gerekiyor.
Hangi Cildin Hangi Vitamine İhtiyacı Var,güzellik,güzel görünme,güzellik için yapılması gerekenler,güzelliğin püf noktaları,güzellik için ne yapılır,güzel vücuda sahip olma,güzel cilde sahip olma,güzel bayan,güzellik ve bakım,cilt,cilt bakımı,cilt güzelliği,cilt güzelleştirme,cilt bakım ürünleri,cilt temizleme,cilt beyzlatma,beyaz cilde sahip olma,cilt canlandırma,vücut bakımı,vücut güzelliği,vücut parlatma,vücut,saglık,cekici vücuda sahip olma
Meyve ve Sebzelerle Güzellik
Memorial Hastanesi Dermatoloji Bölümü''nden Uz. Dr. Ayfer Aydın cildinize, saçlarınıza, tırnaklarınıza ve gözlerinize canlılık katabilmenin için önerileri sıraladı. Dış görüntümüz iç sağlığımızın aynasıdır ve yediğimiz gıdalar da dış görünüşümüzü önemli ölçüde etkiler. Cildimiz yalnızca vücudumuzu kaplamaz aynı zamanda vücudumuzun önemli ve en büyük parçasıdır; yediklerimizden doğrudan etkilenir.
Yiyip içtiğimiz herşey, meyveler ve
sebzeler cilt sağlığımız için büyük önem taşır. İşlenmiş ve katkı
maddeleri içeren hazır gıdalar, tütsülenmiş etler, dondurucuda
bekletilmiş hazır yiyecekler son derece sağlıksızdır.
Su, cildiniz için hayattır
Cildimiz önemli bir toksin atma yoludur. Vücudumuz yabancı maddelerle,
zararlı atıklarla dolduğunda diğer boşaltım kanalları zorlanır ve
vücudumuz bu atıkları cildimiz yoluyla, ter ile dışarı atmaya çalışır.
Bu durum da ciltte çeşitli hastalıkların baş göstermesine neden
olabilir. Yaşla birlikte deri giderek nem oranını ve esnekliğini
kaybeder. Bunu çok ucuz ve çok sağlıklı bir şekilde çözecek tek şey bol
su içmektir.
Bol su içmekle derinin hem nem oranı
artar hem de su yolu ile çok sayıda toksin atılarak cildimiz parlak,
diri ve genç kalır. Günde an az iki litre su içerek hücreleri
temizlemek, dolgunlaştırmak ve kırışıklıkları azaltmak mümkündür.
Kahve, çay ve meyve suyu gibi farklı sıvı gıdalar tüketmek cildin su
ihtiyacını karşılamaz. Alkol almayın, kahve ve soda içmeyin çünkü
bunlar idrar söktürücüdür ve su kaybına neden olurlar.
Taze bir cilt için taze meyve sebze
Canlı ve ışıltılı görünümlü bir cilt için bol miktarda çiğ meyve, sebze
ve bunların sularını tüketmek gerekir. Çünkü bu besinler
pişirildiklerinde zarar görür ve faydalı özelliklerini kaybeder. Bu
besinlerin içerdiği yüksek miktarda sıvı da vücuda alınan suyu
destekler. Çiğ sebze ve meyvelerin ağırlıklı olduğu bir beslenme
düzeni; cildi korur, yeniler, esnekliğini sağlar ve sağlıklı bir ışıltı
verir. Kabuklu çiğ yemişler ve tohumları tüketmek de son derece
faydalıdır. Unutmamak gerekir ki; bunlar ısıya duyarlıdır ve
pişirildiklerinde hücrelere fayda sağlayacak pek çok özelliklerini
kaybederler.
Cilt sağlığını korumak için;
- C Vitamini: Kolajen yapı için gereklidir, cilt esnekliğini sağlar. Narenciyelerde, kivi, orman meyveleri ve maydanozda bulunur.
- Çinko: Kolajen yapı için çok önemlidir ve saçın beyazlamasını engeller. Kabak çekirdeği ve zencefil kökünde bulunur.
- Sülfür: Bütün bağlayıcı dokuların inşa edilmesine yardımcı olur. Lahana, brokoli, sarımsak ve soğan en zengin kaynaklarıdır.
- Silika: Cilt esnekliğinin korunmasını sağlar, kemikleri güçlendirir, sağlıklı tırnaklar ve parlak saçların oluşmasını sağlar. Salatalık, domates, dolmalık biber ve yulafta bulunur.
- Magnezyum: Hücre zarlarındaki su pompalamayı kontrol eder, bu da atıkların temizlenmesini sağlar, aşırı tuz ve diğer toksinlerin neden olduğu fazla su tutulmasının önüne geçerek hücreyi rahatlatır. Yeşil yapraklı sebzeler en iyi kaynaklarıdır.
- Beta karoten: Güneş yanığına karşı korur. Havuç ve yeşil yapraklı sebzeler önemli beta karoten kaynaklarıdır.
- E Vitamini: Çözülebilir antioksidan bir yağdır, hücre zarlarının korunmasına yardımcı olur. Zeytin, avokado, kabuklu yemişler, tohumlar ve tabii ki yeşil sebzelerde bulunur.
- Temel yağ asitleri: Bütün hücre duvarlarının önemli bir bileşkenidir. Cildin elastikiyetinin korunmasında anahtardır. Cildin doğal yağlarını dengeler ve canlı bir görüntü sağlar.
- Zayıf beslenme alışkanlıklarınızı değiştirerek sağlıklı gıdalar tüketin, cildinizdeki, saçlarınızdaki ve tırnaklarınızdaki değişimi izleyin. Güzelliğiniz için yiyin, hem kendinizi daha iyi hissedin hem de daha güzel görünün.








