Blog nedir? . . . Kendine blog oluştur ;)

guzellik,cilt bakımı,diyet,zayıflama,kilo verme,moda

guzellik,cilt bakımı,diyet,zayıflama,kilo verme,moda,2009 moda,2009 kış modası,2009 moda trendleri

Ana Sayfa | Yazılar | Resimler | Videolar< önceki | sonraki >
23 "kilo verme" etiketi kullanan gönderi (sayfa 2)"kilo verme" etiketi kullanan diğer içerikler resimler, videolar

Zayıflamak sanattır

Zayıflamak sanattırZayıflamak sanattır

Fazla kilolar, çağımızın sorunu... Peki, fazla kilolardan arınırken doğruları uygulayabiliyor muyuz? İşte zayıflamanın doğruları, yanlışları... Genel olarak 12-18 yaşları arasında başlayan ve şişmanlamaya karşı ağır korku yüzünden bilinçli olarak aşırı zayıf kalma çabaları ile belirlenen bir bozukluk... Psikologlara göre, ne zaman ortaya çıktığıı bilinmemekle birlikte,eskiden sanıldığı gibi çok ender rastlanan bir rahatsızlık değil. Anoreksia Nervoza olarak adlandırılan rahatsızlığa yakalanan bireylerin yaklaşık yüzde 95' inin kadın olduğunu belirten uzmanlar, bir kişinin kız kardeşinde bu tür bir bozukluk varsa o kişide aynı hastalık riskinin belirgin oranda arttığını kaydediyor. Bozukluk, üst sosyoekonomik sınıflarda daha sık görülüyor.
En temel belirti aşırı kilo alma korkusu...
Bu durum kişinin yiyecek konusunda neredeyse fobik olacak noktaya dek varmasına neden olabiliyor. Şişmanlama korkusunun yanı sıra beden imgesinde de bozulma oluşuyor. Buna bağlı olarak bu kişiler çok zayıf ve ince olsalar bile kendilerini şişman bulabiliyor. Vücut ağırlığını kontrol altında tutabilmek isteyenler 2 yola başvuruyor. Kişilerin bir bölümü yiyecek alımını ileri derecede kısıtlar. Zaten aldıkları çok az yiyeceğin de, çok az kalorili yiyecekler olmasına dikkat ederler. Bu kişiler buna rağmen ağır egzersizler de yaparlar.
Hastalık belirtileri
Diğer gruptaki kişilerde yiyecek alımının ileri derecede azaldığı açlık dönemleri ile aşırı yeme dönemlerinin birbirini izlediği gözleniyor. Bu gruptaki kişiler, aşırı yemeden sonra şişmanlayacakları korkusuyla, boğazlarına parmaklarını bastırarak kusuyor. Sık sık bunu yapan kişilerin el sırtında deri sertleşmesi, mide asidinin etkisiyle dişlerde bozukluklar, çürümeler gözlenebiliyor. Bu kişilerin yeme davranışlarında ve yiyeceklerle olan ilişkilerinde gariplikler görülebiliyor.
Yiyecekleri saklayabilir, yemek yapmak için mutfakta saatlerce uğraşabilirler. Anoreksia Nervoza'nın nedenleri günümüzde kesin olarak bilinmemekle birlikte, oluşumu psikolojik, sosyolojik ve biyolojik olmak üzere üç boyutta ele alınıyor. Hastalığın ergenlikte ortaya çıktığını ve bu dönemin cinsel ve sosyal çatışmalarla yüklü oluşunu dikkate alan uzmanlar, cinsel ve sosyal çatışmalarla başa çıkma konusundaki yetersizliklerin yiyeceklerden fobik kaçınma şeklinde ortaya çıktığını düşünüyor...

 

Akıl Sağlığı Diyeti

Akıl Sağlığı DiyetiAkıl Sağlığı Diyeti

Akıl Sağlığı Dakika Diyeti Hem akıl hem de beden sağlığını koruyan ve fazla kilo aldırmayan beslenmede Somon başrolde� Kilo almadan ruhsal ve bedensel sağlığımızı koruyabilmek için, kalori ve saf nişastalı besinler açısından kontrollü, ama besin kalitesi yüksek bir beslenme tarzı uygulamak mümkün.

Bilim adamlarına göre akıl ve ruh sağlığının merkezi olan beyin, en ufak değişim ve eksiklikten anında etkileniyor. Besin ve mineral değeri düşük, aşırı mayalanmış hamurdan yapılan ekmek, sinir sistemini bozuyor. Buna karşın balık gibi fosforlu gıdalar beyni ışıldatıyor.

Omega-3 yağ asitleri, özellikle beyin, retina ve kalpte yüksek oranlarda bulunuyor. Beynin birçok fonksiyonunda önem taşıyor.

Amerika'da yapılan son araştırmalarda; Omega3, psikiyatrik rejimlerde kullanılmış ve stresse karşı dirençli hale gelen bünyenin ileride oluşabilecek depresyon, intihar eğilimi ve manik depressif dahil bir çok psikolojik rahatsızlığı önlediği belirlenmiş.

Amerikan Kalp Birliği ve Sağlık Enstitüsü, bu yeni araştırmaların sonuçları doğrultusunda, her yetişkinin haftada en az iki kez balık yemesini tavsiye ediyor. Üstelik tavsiye edilen balıklar başta Somon olmak üzere, tümü oldukça yağlı diye bilinen türden. Normal insan için Omega3' ün, günde 1,2 gram alınması yeterli iken, melankolik yada hafif depresyondakilerin ise 4-5 gr mutlaka tüketmesi gerekiyor.

Omega-3�ü almanın en leziz şekli, özellikle somon gibi soğuk denizlerde yetişen yağlı balıklarla zenginleştirilen menüler.

Ancak, her balıkta omega-3 yağ asidi yok, ya da miktarı çok az. Derin ve soğuk denizlerde yaşayan balıklarda daha yüksek. Somon, uskumru, gibi balıklar omega-3 açısından daha zengin. Kültür balıklarında omega-3 seviyesi çok düşük. Bu balıklar mısır gibi besinlerle yetiştirildiklerinden yeterli omega-3 yapamıyor.

Akıl Sağlığı Diyeti

Beslenme uzmanlarına göre; beden sağlığı kadar akıl sağlığını da korumak isteyenler, sabah taze peynir, yumurta, taze meyve suyu veya yulaf ezmesi gibi tahıllar içeren dengeli bir kahvaltı ile güne başlayabilir. Ana öğünlerde balık, yoğurt, bol sebze ve meyve, tam buğday unundan ekmek, bulgur gibi besinler, hem beyin işlevleri için gerekli maddelerini verir, hem de şişmanlık ve kalp damar hastalıklarından korur. Yemek aralarında meyve veya bir miktar fındık, badem gibi yiyecekleri tüketmekte yerinde bir alışkanlıktır. Akşam yemeklerinde ise özellikle �omega 3� yağ asitleri açısından zengin, somon gibi yağlı bir balık yanında, yoğurt, salata ve meyve, tercih edilmelidir.

SOMONUN ÖYKÜSÜ: Yüksek dağlarda kaynayan ırmakların yataklarına bırakılan yumurtalar burada döllendikten sonra, ortak çıkan yavrular gelişene kadar bu soğuk sularda yaşarlar. Daha sonra aşağılara inip denize açılan Somon Balıkları iyice olgunlaştıktan sonra koku duyularını kullanarak doğdukları yere yani ırmak yataklarına doğru bir dönüş yolculuğu yaparlar ve neredeyse zıplayarak suyun akışının tersine, yukarıya doğru çıkarlar. Kendi yaşamlarının başladığı yere yeni yaşamlar verecek yumurtaları bıraktıktan sonra Somon�un yaşam misyonu biter ama yaşam döngüsü devam eder.

Eskimolar yağı ve kolesterolü bol miktarda tüketmekte ancak kalp problemleri yaşamamaktadırlar. Yanıt balıktaki Omega-3�lerdir. Eskimoların kan örneklerini inceleyen araştırmacılar, batılı insan kanında çok düşük seviyede rastlanan bazı maddelerin, eskimoların kanında çok yüksek oranlarda bulunduğunu saptadı. Bu maddeler, Poliınsatureol (çok doymamış) yağların uzun zinciri Omega-3 grubundan olan EPA ve DHA idi. Daha ileri ki çalışmalar her iki maddenin de özellikle Somon ve Ringa gibi yağlı balıklarda bulunduğunu kanıtladı. Araştırmalar ölümlerin %30 oranında azaldığını göstermektedir. Örneğin Japonlar da çok Somon yiyor ve kalp hastalığına az yakalanıyorlar ve daha uzun yaşıyorlar.

TÜRKİYE�DE SOMON

Sağlık açısından vazgeçilmez bir gıda olan somon balığını, ülkemizde son iki yıldır bulmak kolaylaştı. Somon balığını taze ve bütün olarak, dilim olarak, fileto ve fümelenmiş olarak marketlerde veya balıkçılarda bulabilmek mümkün. Bütün olarak satılan somon balıkları 4-5 kg. civarında oluyor.

Somon balığının ülkemizde üretimi yok. Soğuk denizleri seven bu balık için Türkiye�nin denizlerinin ısısı uygun değil. Somon balığı taze olarak Norveç firması Hallvard Leröy�den ithal ediliyor. Dünyaca ünlü ve güvenilir bir firma olduğu bilinen Leröy�ün Türkiye�deki ortağı Alarko.

Alarko Leröy (www.alarko-leroy.com.tr) ortaklığında Norveç somonu tüketici ile buluşuyor. Tanşas, Migros, ChampionSa, CarrefourSa, Gima, Kipa, Makro, Metro, Real, IKEA gibi mağaza, yerel marketler ve şarküterilerde ambalajlı ürünler ve taze somon mevcut. Tüm ürünler toptan tüketim için bütün fileto görüntüsü bozulmadan kiloluk ambalajlarda, tüketiciler içinse daha az gramajlı vakumlu ambalajlar şeklinde satışa sunuluyor. Bütün somon balığı, fileto ve steak (biftek) olarak balıkçılarda da satılıyor.

Ayrıca Alarko-Leröy, İzmit�deki Fabrikası�nda modern ve hijyenik kurallara uygun teknolojilerle, Somon Füme, Somon Pastırma, Somon Loin, Somon Sıcak Füme, Somon Lakerda, Somon Marine, Somon Fileto, Somon Steak gibi ürünleri üretiyor.

Norveç�ten taze olarak ithal edilen balığın taze raf ömrünü uzatmak için üretici firmanın uyguladığı �doğal� koruyucu işleme yöntemleri var ve bunlar hiçbir suni katkı içermiyor.

Balıklar Norveç�ten 0-4C soğutuculu TIR�lara yüklenerek İstanbul�a geliyorlar ve marketlere dağıtılıyor. Alarko Leröy, taze somon balıklarının raf ömrünün 21 gün olduğunu söylüyor, ama genelde marketlerde balıklar üç günde tükenmiş oluyor...

Diyet Yapmadan İncelmek Mümkün

Diyet Yapmadan İncelmek MümkünDiyet Yapmadan İncelmek Mümkün

Dünyada uygulanmaya başladığı anda bölgesel incelme sağlamasıyla ünlenen Lipodissolution tedavisi her türlü kilo verme ve bölgesel incelme çabalarına rağmen bölgesel yağlarında azalma olmayanlara çözüm sunuyor. Yöntem diyete de gerek bırakmıyor.Hemen her kadının başlıca iki sorunu olan selülit ve bölgesel fazlalıkların çaresi 'Lipodissolution'la bulundu. Lipodissolution tedavisini Türkiye'de uygulayan Kardiyovasküler Anestezi Reanimasyon ve Beslenme Uzmanı Dr. İsmail Ağar tedavinin özellikle karın yan bölgeleri, göbek, diz içleri basen yanları ve gıdı bölgelerindeki yağların parçalanmasında etkili olduğunu belirtiyor.

Yağ hücrelerinin iç ve dış ortamı arasında konsantrasyon farkı oluşturarak yağ hücrelerinin parçalanmasını sağlayan Lipodissolution tedavisi kilo vermesine rağmen hala istediği bölgelerde incelme sağlayamayanlar için yeni ve oldukça etkili bir tedavi. C vitamini ve benzeri ilaçların sınırlı ve küçük enjeksiyonlarla sorunlu bölgelere uygulanmasına dayanan işlem sonunda parçalanan yağ hücreleri suya dönüşerek idrar ve ter gibi yollarla vücuttan atılıyor.

Fransa'da 133 kadında denendi

Tedavi ile ilgili olarak Fransa'da yapılan klinik çalışmada; yaşları 18 ile 45 yaş arasında değişen 133 kadın seçildi ve 6 hafta boyunca haftada 1 defa lipodissolution tedavisi uygulandı. Hanımlara herhangi bir diyet uygulanmadan yapılan tedavi sonucunda karın ve basen çevrelerinde ciddi ölçüde incelme saptanırken yapılan ekografik tetkiklerinde bölgesel yağlarında %30 oranında azalma tespit edildi.

Ozon ve Lipodissolution ikilisi müthiş kilo verdiriyor

Kilo probleminde LDS tedavisinin ozon sauna ile kombinasyonu çok etkili sonuç veriyor. Hücrelerin daha iyi oksijenlenmesini sağlayan, her seansta 400 kalori yaktıran ozon sauna uygulamasının bölgesel yağ parçalayıcı Lipodissolution ile kombinasyonu metabolizmayı hızlandırma ve düzenleme etkisine sahip. Dr.İsmail Ağar; bu tedaviyle 40 kiloya kadar veren hastalar olduğunun da altını çiziyor...

Sağlıklı kilo verme

Sağlıklı kilo vermeSağlıklı kilo verme

Hospitalium Haznedar Hastanesi Diyetisyeni Fatma Koçak yiyerek nasıl zayıflanabileceğine ilişkin ipuçları verdi. Koçak'ın önerilerini herkes rahatlıkla uygulayabilir� Sağlıklı bir şekilde kilo nasıl verilir? Günü 6 parçaya bölerek, vücudun ihtiyaç duyduğu kadar besin tüketilmeli, küçük ve masum görünen fakat yağ ve şeker içeriği yüksek; yükte hafif pahada ağır ikramları geri çevirin. Vücudun yağ ve kas dengesini sağlamada doğru beslenmenin yanı sıra fiziksel aktivite de önemlidir. Beraberinde bir egzersiz programına başlamak ve mümkünse bunu hayat boyu bir alışkanlık haline getirmek gerekmektedir. Bu mümkün değil ise, gün boyu hareket halinde olunmalıdır. Gün içerisinde hareketliliği sağlayacak kısa yürüyüşler, merdiven çıkma gibi fırsatları değerlendirin.
Örneğin masanızda sürekli su bulundurmaktansa, arada bir kalkıp mutfağa gidin ve su için. Dikkat edin; eğer bunu yapmaya bile üşeniyor ve başkalarından rica ediyorsanız; hareketsizliğe alışkın olabilirsiniz.
Yiyerek nasıl zayıflanır?
Kişiden kişiye ve yenilen besinlerin içeriğine göre değişmesine rağmen yemek yedikten 3-4 saat sonra kan şekeri düşer ve karnımız acıkır, bir şeyler yeme isteği duyulur. Biz diyetisyenlerin "az miktarda ve sık sık yemek yiyin" önerimizin temelinde bu yatar. Çünkü iş yoğunluğu veya başka meşguliyetler sebebiyle 6-7 saate varan açlıklar sonucunda dayanılmaz bir açlık duygusu ve hızlı yemek yeme bir araya gelir.
Kısa bir süre içinde, o an için vücudun ihtiyacından çok daha fazla besin tüketilir. Metabolik faaliyetler sonucunda alınan kalorinin bir kısmı kullanılır. Ancak fazlası elbette ki, depolanır. Bu durum sık sık tekrarlanırsa, kilo alma kaçınılmazdır. Bu nedenle 2-3
saatte bir besin tüketmek günlük besin alımının frenlenmesine yardımcı olur.
Diyetlerde su tüketimi artırılır bunun nedeni nedir?
Su, yetişkinlerde vücudun toplamda yüzde 55-60'ını oluşturur. Hayati sıvı denilen kanın yüzde 90' ı, kasların yüzde 75' i, kemiklerin yüzde 25' i ve hatta yağlarınenerji için depolandığı dokunun dahi yüzde10 ila 30' u sudan oluşmaktadır. Bu nedenle vücudun ihtiyacı olan besin ve besin öğelerini alırken, yeterli miktarda suyun da alınması gerekir. Kilo verme esnasında metabolik artıkların uzaklaştırılması için, kilo alma esnasında da hücre yapımı için yeterli miktarda su alınması şarttır.
Kısa sürede kilo vermenin zararları nelerdir?
Yapılan araştırmalar, kısa sürede kilo vermek için günlük alınan kalorinin aşırı derecede kısılması sonucunda, yağ kaybının yanı sıra kas kaybının da fazla olduğunu göstermektedir. Vücudun iskelet kasları dışında kalbin de yapısı kastır. Dolayısıyla tüm bu dokuların kas kitlelerinde azalmalar olmaktadır.
Uzun vadede ise, iç organların zarar görmesi mümkündür. Kaldı ki, hayat boyu kalorisi çok fazla kısıtlanmış bir diyete uyulması imkansızdır. Kilo verdikten sonra düşük kalorili diyetler bırakılır ve sofralar tabir yerindeyse donatılır. Egzersizler azaltılır. Verilen kilolar da aynen ve bazen daha fazlasıyla geri alınır. Geriye gözle görülmeyen ve uzun vadede anlaşılacak tahribatlar
kalır...

Hızlı kilo vermek

Hızlı kilo vermekHızlı kilo vermek

Kısa sürede oldukça zayıflatan diyetlere büyük bir talep var. Kimi diyetisyenler bu diyetlerin çok kısa sürede kilo verdirmesini sakıncalı bulsa da Amerikan Kalp Vakfı acilen kilo vermeleri gereken kalp hastalarına bu hızlı kilo verme diyetini öneriyor.
Hızlı kilo vermek için yapılan bu diyetin, 35 yaş üstü kişilerin ve sağlık problemi olanların bu diyeti yapmamaları gerektiği baştan belirtiliyor. 3 günde tam 4.5 kilo verebileceğiniz bu diyeti üçüncü günün sonuda bırakmalı ve tekrar etmek istiyorsanız en az bir hafta ara vermelisiniz.
1. Gün
Kahvaltı: Yarım greyfurt, 1 dilim tost ekmeği, 2 çorba kaşığı fıstık ezmesi. Şekersiz çay / kahve. Öğle: Yarım porsiyon ton balığı, 1 dilim tost ekmeği. Şekersiz kahve/çay/soda. Akşam: 2 dilim et, 1 tabak yeşil fasülye, 1 küçük elma, 1 tabak vanilyalı dondurma (3 top).
2. Gün
Kahvaltı: 1 yumurta, yarım muz, 1 dilim tost ekmeği. Şekersiz çay/kahve. Öğle: 1 tabak lor peyniri, 3 tuzlu kraker. Akşam: 2 sosis, 1 tabak brokoli veya karnıbahar. Yarım tabak havuç, yarım muz, yarım tabak vanilyalı dondurma (2 top).
3. Gün
Kahvaltı :5 tuzlu kraker, 1 dilim cheddar peynir, 1 küçük elma. Şekersiz kahve/çay. Öğle: 1 katı yumurta, 1 dilim tost ekmeği. Akşam: 1 tabak ton balığı, 1 tabak karnıbahar, yarım kavun, yarım tabak vanilyalı dondurma (2 top).
Hızlı kilo vermek içilen yapılan bu diyetin yanlış uygulandığında birçok zararı olabileceğini unutmayınız. Herhangi bir şüpheniz olmaması için, bu diyeti yapmanıza engel olan ya da hızlı bir şekilde kilo vermenize mani olacak bir rahatsızlığınız olup olmadığı konusunda doktorunuza danışınız....

Ünlü Montignac rejiminin ana hatları

Ünlü Montignac rejiminin ana hatlarıÜnlü Montignac rejiminin ana hatları

Avrupa ve Amerika'da diyet denince ilk akla gelen isim Montignac. Ünlü beslenme uzmanı Michel Montignac'ın "yiyerek zayıflama" esasına dayanan diyet yöntemini anlattığı kitabı 10 ülkede, sekiz dilde yayınlandı. "Yedikçe Zayıfla" isimli kitap Türkçeye de çevrildi. İradesini kontrol edemeyenler için en uygun diyet bu. Montignac rejiminin ana kuralı da gayet basit: Her şey yenilebiliyor, ama proteinli ve karbonhidratlı gıdalar aynı öğüne denk getirilmeden... 1. Düşük kalori diyetlerinin aksine Montignac'da besinlerin verdiği enerji ikinci planda kalıyor. Asıl önemli olna besinlerin kalori değerleri değil, "besleyicilik bileşimleri". Yani biraraya geldiklerinde ortaya çıkan etkileşim.
2. Montignac rejimine göre yağlarla karbonhidratların aynı öğünde yenmemesi gerekiyor. Proteinler, örneğin yüksek lif içeren sebzelerle birlikte alındığında vücut yağ depolamıyor. Tüketilen gıdalar karbonhidratlarla karışmadığından pankreas fazla insülin salgılamıyor. Böylece vücutta yağ stokları da gereken enerjiyi sağlamak üzere eriyip gidiyor.
3. Uygulamada her iki aşama için de şekeri, beyaz unu, beyaz pirinci ve patatesi unutmak gerekiyor. Esmer un, kabuklu pirinçle hazırlanmış yiyecekler serbest. Dikkat edilecek en önemli nokatalardan biri karbonhidratlı bir şey yediğinizde bir sonraki öğün üç- dört saat sonra olmalı. Eğer öğününüzde protein varsa sonraki öğün en erken dört saat sonra. Ve kesinlikle öğün atlamak yok.
4. Miktar açısından bir kısıtlama yok. Rejim sırasında bol bol meyve yenmesi öneriliyor. Ama zamanlama çok önemli. Ya kahvaltıdan 15 dakika önce ya da yemeklerden en az üç saat sonra yenmeli. Aksi takdirde meyveler midede alkol haline dönüşüp yağlara yağ katıyor...

Polikistik Over Hastalığı

Polikistik Over HastalığıPolikistik Over Hastalığı

Normal yumurtalık fonksiyonları

Polikistik over hastalığının nasıl oluştuğunu anlayabilmek için, yumurtalık fonksiyonlarının bilinmesi gerekir. Üreme çağında yumurtalıkların iki ana fonksiyonu vardır; bunlardan biri düzenli adet kanamalarının arasında yumurta üretimi, diğeri ise östrojen ve progesteron hormonlarının Salınmasıdır.

Bu hormonlar yumurtayı döllenmeye ve Fallop tüplerini de embryo transferine hazırlar, ve döllenen embryonun rahimde tutunabilmesi için gerekli ortamı sağlar.

Beyindeki hipofiz bezinden yumurta gelişimini uyaran hormon (FSH) ve yumurtanın olgunlaşarak çatlamasını uyaran hormonların (LH) salınımı ile yumurta gelişimini ve yumurtalıklarda hormon üretimini kontrol eder.

Adet sonrasında FSH ve LH hormonlarının etkisi ile folikül gelişimi başlar, östrojen salgılayan her folikül bir yumurta içerir. Menstruel siklusun (adet dönemi) ortasında yumurtlama gerçekleşir.

Baskın olan folikül çatlar ve yumurta Fallop tüplerine atılır, çatlayan folikülün hücreleri progesteron hormonu salgılar. Boş folikül büzüşür, ve oluşan sarı renkli yapıya korpus luteum adı verilir.

Menstruel siklusun luteal faz denen ikinci döneminde korpus luteumdan östrojen ve çok miktarda progesteron salgılanır.

Eğer döllenme gerçekleşirse döllenen yumurta (embryo) Fallop tüplerinde üç dört gün geçirdikten sonra rahime gelerek endometrium denen rahimin iç tabakasına yerleşir. Östrojen ve progesteron rahmi embryonun tutunabilmesi için hazır hale getirir, ve embryonun besinini sağlar.

Eğer döllenmiş yumurta rahme tutunamazsa bu hormonlar yumurtlamadan iki hafta sonra iyice azalır, ve rahimin iç tabakası dökülür, buda adet kanamasına neden olur. Menstrüel siklus tekrar başlar.

Polikistik Over Hastalığı
Beyindeki hipofiz bezi yeterli miktarda FSH ve LH hormonu salgılamazsa yumurtlama gerçekleşmez, ve folikül (yumurta) gelişimi menstrüel siklusun ilk döneminde durur. Bu yüzden östrojen ve androjen hormonları sürekli yüksek düzeylerde olur. Yumurtalıklar büyür ve kistler oluşur, buda daha fazla östrojen ve androjen (erkeklik hormonu) hormonu salınmasına yol açar.

Artan hormon düzeyleri ve yumutlamanın olmaması kısırlığa neden olur. Artmış hormonlarla sürekli uyarılan endometrium (rahimin iç tabakası) kalınlaşır, ve buda fazla ve düzensiz kanamaya yol açar.

Yüksek dozdaki östrojenin endometrimu sürekli uyarması sonucu yıllar içinde rahim kanseri gelişebilir. Artmış androjen (erkeklik hormonu) düzeyleride aşırı kıllanmaya neden olur.

Polikistik Over Hastalığının Tanısı
Polikistik over hastalığının tanısı hastanın yakınmaları ve muayenesi ile kolaylıkla konabilir.

Tanının doğrulanabilmesi için kan hormon düzeylerinin ölçümü gerekir. Ultrason incelemesi ile yumurtalıklardaki kistler belirlenir. Eğer hastalık uzun süreden beri devam ediyorsa rahimden parça alınarak değerlendirilir.

Polikistik Over Hastalığının Nedenleri
Yumurtalıkların fonksiyonunu bozarak polikistik over hastalığına neden olan birçok faktör vardır. Bilinen bazı nedenler;

Şişmanlık
Polikistik over hastalığının en sık görülen nedeni şişmanlıktır. Yağlı dokular östrojen salgılar, buda beyindeki hipofiz bezinden yeterli FSH salgılanmasını engelleyerek yumurtlamayı engeller.

Diabet (Şeker Hastalığı)
İnsülin düzeylerinin yüksek olduğu diabetli hastalarda yumurtalıkların normal fonksiyonu bozulur ve polikistik over hastalığına benzer tablo gelişir.

Hormonal Bezlerdeki Düzensizlik
Böbrek üstü bezler veya diğer hormon salgılayan bezler çok aktif hale gelebilir ve polikistik over hastalığının bulgularını oluşturur. Fazla androjen (erkeklik hormonu) üretilmesi yumurtlamayı engeller. Adrenal bezlerden salgılanan androjenler yağ dokusunda östrojene çevrilir.

Polikistik Over Hastalığının Tedavisi
Tanısı konduktan sonra polikistik over hastalığının tedavisi kolaydır. Hasta ileride gebelik istemese bile mutlaka tedavi görmelidir, çünkü uzun süre yüksek düzeydeki hormonlara maruz kalınması rahim kanserine yol açabilir.

Kilo Verme
Birçok polikistik over hastası kilo vererek normale dönebilir. Uzun süreden beri şişman olan kişilerin kilo vermesi zaman ve çaba gerektirir. Bu hastaların doktor kontrolü altında verilen diet programlarını uygulamaları ve ekzersiz yapmaları gerekmektedir.

Ovulasyon İndüksiyonu (Yumurtlamanın Uyarılması )
Hastalığın tedavi edilmesindeki ana amaç kadının çocuk sahibi olabilmesi için yumurtlamanın uyarılmasıdır. Bu amaçla doktor kontrolünde bazı hormon ilaçları kullanılır. Klomifen aı verilen ilaç ile yapılan tedavi ekonomik, kolay ve yan etkileri azdır.

Beyindeki hipofiz bezini uyararak yumurta uyarıcı hormonun salgılanmasını sağlar. Bazen yüksek dozda ve uzun süreli kullanımı gerekebilir. Klomifene cevap vermeyen vakalarda enjeksiyon ile uygulanan hormon ilaçları kullanılır. Bu ilaçlar yumurtalıkların daha fazla uyarılmasına ve çoğul gebeliklere yol açabilir.

Hormon Tedavisi
Polikistik over hastalığının tedavisinde kullanılan en iyi hormon ilacı düşük doz doğum kontrol haplarıdır. Bunlar yumurtalıklardan hormon üretilmesini azaltarak yükselmiş androjen (erkeklik hormonu) düzeylerinin düşmesini sağlar.

Eğer 35 yaşın üzerinde ve sigara içiyorsanız doğum kontrol hapları önerilmez. İleride hamilelik istenmediğinde ve androjen düzeylerinin çok yüksek olduğu hastalarda aylık progesteron tedavisi ile adetler düzenlenir.

Cerrahi
İlaçlar ile tedavi sağlanamazsa laparoskopi ile lazer veya elekrokoter uygulanarak yumurtlama uyarılabilir.

Erken Tanı
Annesinde polikistik over hastalığı olan kadınlar dikkatli olmalıdır. Eğer adetlerin başlamasından beri adet düzensizlikleri varsa polikistik over hastalığı yönünden araştırma yapılması gerekir.

Sonuç
Polikistik over hastalığı aşırı kıllanmaya, adet düzensizliklerine, aşırı kanamalara, yumurtlamanın olmaması ve kısırlığa yol açar. Hastalığın nedeni kesinlikle bilinmemesine rağmen hastalık başarı ile tedavi edilebilir...

 

Kendinize imkansız hedefler koymayın

Kendinize imkansız hedefler koymayınKendinize imkansız hedefler koymayın

Diyete başlarken yapılan en büyük yanlış çok büyük beklentilere girmektir. İmkansız hedefler belirleyen kişiler bunlara ulaşamayınca, diyetten vazgeçebiliyorlar.Siz de fazla kilolarınızdan kurtulmak ve daha hoş bir görünüme sahip olmak istiyorsunuz. Fakat bunun için diyete başlarken fazla hayalperest olmamak gerekiyor. Kendinize ulaşabileceğiniz hedefler koyun ve kendinize şu soruyu sorun, bu kilolar nereden geldi? Kiloları yok etmenin birinci adımı size neyin yaramadığını bilmektir.

Kilonuzu belirleyen çeşitli etkenler:
• Ne kadar ve ne tarz yiyecekler tükettiğiniz
• Yaşınız ve sağlık durumunuz
• Psikolojik ve genetik yapınız
• Hayatınızda düzenli egzersize ne kadar yer verdiğiniz
• Ne gibi durumlar karşısında yemek yediğiniz.
Neden kilolu olduğunuzu belirleyip, kilolu olmanızı etkileyen davranışlardan kaçınacak şekilde kendinize bir program hazırladığınızda unutmamanız gereken en temel kural; başarılı olmanın sabırlı olmaktan geçtiğidir. Öncelikle diyete başladığınızın ertesi haftası ideal kilonuza kavuşma fantezisinden kurtulun.

İdeal kiloya ulaşmak iki süreçten oluşur; istenen kiloya inmek ve o kiloyu korumak. Kararlı ve sabırlı olduğunuz sürece sağlıklı bir şekilde zayıflamanız işten bile değildir.

Belirleyeceğiniz hedefler başarabileceğiniz küçük hedefler olmalı ki, şevkiniz kırılmasın. İlk hedefinize ulaştığınızda kendinize bir ikinci hedef belirleyebilir, zaten başarmış olmanın verdiği keyif ve cesaretle bir sonraki hedefinizde daha emin adımlarla ilerleyebilirsiniz.

Kilo vermeye kendinize gerçekçi hedefler koyarak başlayabilirsiniz. Hedeflerinizin gerçekçi olup olmadığını aşağıdaki soruları karşılayıp karşılamadığını sorgulayarak test edebilirsiniz:

• Kesin mi?
• Ölçülebilir mi?
• Gerçekleştirilebilir mi?
• Zaman sınırlaması var mı?

Bunlara dikkat:

• Herkesin vücut tipi ve ölçüleri farklıdır. Kendinizi sağlıklı ve iyi hissettiğiniz kiloyu hedef olarak belirleyin.
• İdeal kilonuza ulaşmak için oldukça fazla kilo vermeniz gerekiyorsa, vermeniz gereken kiloyu küçük miktarlara bölün, ilk hedefinize ulaştıktan sonra bir sonrakine geçin. İlk etapta bu kilonun hepsini birden vermeye uğraşmayın.
• İlk üç ayda başlangıç kilonuzun %5’ini vermek oldukça iyi bir ilerlemedir. Moralinizi yüksek tutun; ideal kilonuza ne kadar uzun zamanda ulaşırsanız, bu kiloyu korumanız o kadar kolay olacaktır.
• İstediğiniz kiloya indiğinizde bir süre kilonuzun oturmasını bekleyin, ideal kiloyu korumak, başarılı olabilmek için en az kilo vermek kadar önemlidir.

ideal kilo,ideal kiloya ulaşma,kilo verme,zayıflama,zayıflama teknikleri,kolay zayıflama,kısa sürede zayflama,çabuk zayıflama,hemen kilo verin,hemen kilo verme,diyet,etkili kilo verme,etkili zayıflama,etkili diyet,diyet, kadın, Kendinize imkansız hedefler koymayın, kilo verirken dikkat edilmesi gerekenler, Sağlık, sağlıklı kilo verme, yeme alışkanlığı 

Nedir kilolardan çektiğimiz

Nedir kilolardan çektiğimizNedir kilolardan çektiğimiz

Az yediğiniz halde bir türlü kilo verememekten yakınıyorsunuz, değil mi Organizma, alınan veya verilen kilolara kolayca uyum sağlayıp onu korumaya programlıdır. Böylece siz diyet yapmaya başladığınızda organizmanız eski kilonuzu korumak için kıyasıya bir mücadeleye girer. Birdenbire çok düşük kalorili bir beslenme alışkanlığı edinirseniz, organizma inatla karşı çıkarak bazal metabolizmayı uyarır. Yavaş çalışmaya başlayan metabolizma kilo verme sürecini yavaşlatır. Bu nedenle sağlıklı kilo vermek istiyorsanız, günlük kalori miktarını birdenbire değil, yavaş yavaş azaltın.
Kaslarınızı çalıştırın
İstatistiklere göre kaslı kişilerin metabolizması daha hızlı çalışıyor.
Bu nedenle kaslarınızı güçlendirecek sporlar yapın. Çünkü fiziki aktivitenin iki avantajı var: Biri kalorileri yakması, diğeri kas kütlesini genişleterek yağ kütlesinin azalmasını sağlaması.
Proteini ihmal etmeyin
Et, balık, peynir, baklagil, yumurta, süt, peynir ve yoğurt değerli birer protein kaynağıdır. Aminoasit içeren bu besinler organizma için kasları inşa etmeye yarayan birer kiremit taşı gibidirler. Organizma bu aminoasitleri özümsemek için bol enerjiye, özellikle de karbonhidrat ya da yağlardan alınan enerjiye gereksinim duyar. Yani, proteinli besinler daha çok kalori yakılmasına neden olur. Ancak aşırıya kaçmamaya özen göstermekte yarar var.

Aşırı protein almak organizmayı, en çok da böbrekleri yorar. Dengeli bir diyette günlük kalori miktarının yüzde 15-20’si kadar protein alınmalıdır.
Bol bol uyuyun
Yorgun olduğunuz zaman metabolizma dahil tüm fiziksel işlemlerde otomatik olarak bir yavaşlama söz konusu olur. İyi bir uyku organizmayı dinlendirir. Bunun için ön hazırlık yapmanız şart. Hafif bir akşam yemeği yiyin. Hafif yemek hem iyi uyumanızı, hem de kilo almamanızı sağlar. Akşam saatlerinde yavaşlayan metabolizma, alınan kalorileri gereğince yakamaz ve vücudun belli bölgelerinde biriktirir.
Öğün atlamayın
Hele kahvaltıyı kesinlikle atlamayın. Günün bu ilk öğünü, sadece gün içinde enerjik olmanızı sağlamakla kalmaz, gece boyunca uyuyan metabolizmayı da uyandırır. Eğer kahvaltı yapmazsanız metabolizma uyanmadığı için kalori yakmayacaktır. Üstelik öğle öğününde çok acıkmış olacağınızdan aşırı besin almanız içten bile değil. Organizmanın doğal ritmi için günde 3 ana ve 2 ara öğün yemelisiniz. Bu sistemle kaloriler birikmez aksine yakılır.
Meyve ve sebze yiyin
Acıktığınız zaman atıştırma tuzağına yakalanmamak için buzdolabınızda daima taze meyve ve sebze bulundurun. Maydanoz, havuç, salatalık ve domates gibi besinleri yıkayıp doğrayın. Üzerine limon suyu gezdirip ayrı ayrı cam kavanozlara alın ve buzdolabında saklayın.

kilo verme,kilo verme yöntemleri,kilolardan kurtulma,kilolardan kurtulmanın yöntemleri,fazla kilolardan kurtulma,fazla kiloları verme,kilo,zayıflama,zayıflama yöntemleri,diyet,diyet listesi,zayıflamak için sağlıklı diyet,sağlıklı diyet reçetesi,diyet, egzersiz, erkek, kadın, kilo, Nedir kilolardan çektiğimiz, sağlıklı kilo vermek,egzersiz yaparak kilolardan kurtulma,zayıflatan egzersiz  

Meyve diyetine dikkat

Meyve diyetine dikkatMeyve diyetine dikkat

Meyveler düşündüğünüz kadar masum olmayabilir…Zayıflamak isteyenlerin can simidi haline gelen meyveler sanıldığı kadar masum mu? Memorial Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Seçil Kenar, diyette özel bir yeri olsa da meyve tüketiminin abartılmaması gerektiğini söyledi.
Muz, incir, hurma, kavun ve üzümün miktarlarına dikkat edilerek yenilmesini öneren Kenar şöyle konuştu: “Meyve bir karbonhidrattır. İçerisinde fruktoz denilen meyve şekeri vardır. Sukroza göre vücutta daha az insülin salgılanmasına sebep olur. Fruktoz, bir günde fazla miktarda tüketilirse karaciğerde trigliseride dönüşür. Trigliserid, kanda bulunan bir çeşit yağdır.

Trigliseridin fazla tüketilmesi damar serliği ve karaciğer yağlanmasına sebep olur. Sonuçta meyveler kalorisiz değildir. Fazla tüketildiğinde vücudun o enerjiye ihtiyacı yoksa yağ olarak depolanacaktır.”

Zararlı olabilir
Meyve diyetlerinin, düşük kalorili, karbonhidrat içeriği yüksek, protein ve yağ içeriği düşük olduğuna dikkat çeken Kenar, diyette olanlara ve meyve diyeti yapmayı düşünenlere şu önerilerde bulundu: “Meyve diyetleri, tüketmeniz gereken günlük aminoasitlerden ve gerekli yağ asitlerinden yoksundur.

B grubu vitaminleri bu diyette eksiktir. Uzun süreli uygulandığında enzim faaliyetlerinin zarar görmesine, sinir ve beyin fonksiyonlarında hasara, tansiyon düşüklüğü, kalp hastalığı gibi birçok sağlık problemine yol açabilir. Bu tür diyetler 7 günde 4 kilo verilebileceğini vaat etmektedir. Bu kadar kısa sürede kaybedilen ağırlığın çok azı yağdan olmakta, çoğu kas ve sudan olduğu için diyet bittikten sonra verilen kilolar hemen geri alınmaktadır. Bu tür diyetler, bazal metabolizma hızını bozup, daha sonrası için ağırlık kaybetme hızını yavaşlatır.”

Meyve diyetine dikkat,diyet, kadın sağlığı, kilo verme, meyve diyeti, Meyve diyetine dikkat, meyve diyetinin zararları, Sağlık, sağlıklı kilo verme,meyve diyeti,meyve diyeti ile zayıflayın,zayıflama,meyvelerle zayıflama,zayıflama yöntemleri,diyetisyen
guzelbayan.bloggum.com'daki yazılar yalnızca bilgi verme amaçlıdır, doktor uyarısı ya da önerisi yerine geçmez.