Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

guzellik,cilt bakımı,diyet,zayıflama,kilo verme

Ana sayfa | Yazılar | Resimler | Videolar
6 tane "iz" etiketli yazı bulundu "iz" tagli diger ogeler resimler , videolar

kadınlar ve cinsellik

Bu sürecin kadınlar açısından değerlendirdiğinde tablonun biraz daha karardığını vurgulayan İncesu, çalışan, eşiyle aynı güçlükler, koşuşturmalar, kariyer planları gibi stres faktörleriyle karşı karşıya olan kadınların ev ve çocuk bakımı gibi yükleri de üstlenmeleri sonucu kendi özel yaşamlarına, kişisel gelişimlerine ve cinselliklerine enerji ve zamanları kalmadığını kaydetti. Doç. Dr. İncesu, bu durumun kadınlarda zaten var olan cinsel isteksizlik ve motivasyonsuzluğu daha da artırdığını bildirdi.

guatr

Latince boğaz anlamında olan guttur kelimesinden gelen guatr terimi, çeşitli birçok durumu belirtmek için kullanılır. Aslında guatr sadece tiroid bezinin büyümesini belirtir. Bu büyüme az. küçük, lokalize bir şişkinlik şeklinde, veya her iki lobun daha genel bir şişkinliği şeklinde olabilir.

Büyüyen tiroid bezi hormonunu, normal, normalin altında veya aşırı ölçüde salgılayabilir. Nadir durumlarda büyüme nefes borusunun çevresini sararak nefes borusunun daralmasına yol açar. Bu büyüme yutkunmayı zorlaştırabilir. şaşırtıcı olan şey, genelde guatrların fazla rahatsızlık vermemesidir. Kişinin boğazında bir basınç veya şişkinlik hissi duyulduğu çoğu vakalarda rahatsızlık duygusal gerginlikten kaynaklanmaktadır.

Geçmişte guatrın en sık görülen nedeni, toprağın iyot yönünden yetersiz olduğu bölgelerde beslenmedeki iyot eksikliğiydi. İyotlu tuz piyasaya çıktıktan sonra, guatr çok daha nadir görülür oldu, hem de şimdi yiyeceklerimiz öyledir ki insan iyotlu tuz kullanmasa bile iyot eksikliği olma ihtimali pek yoktur. Dünyanın başka yerlerinde eksiklikleri pek de az rastlanan bir durum olmasa da Amerika Birleşik Devletleri nde iyot takviyesi almak gereksiz ve dolayısıyla arzu edilmeyen bir şeydir.

Basit Guatr: Basit guatrın özelliği, tiroid bezinin yumuşak ve yaygın şekilde büyümesidir. En yaygın olduğu dönemler hamilelik ve buluğ çağıdır şayet basit guatr estetik problemi yaratacak kadar büyükse, küçültmek için tiroid hormonu verilebilir

Graves Hastalığı: Graves hastalığı, genellikle tiroid bezinde hafif, fakat genel bir şişme meydana getirir. Bu, tiroid bezinin 1 aşırı derecede uyarılmasının sonucudur. Bazen bezin kendisi de büyüyebilir.

Adenomlu Guatr: Adenomlar, kendilerini bezin geri kalan kısmından bir duvar gibi ayıran az çok normal tiroid dokusu büyümeleridir. çok sık rastlanmayan bir durum olarak, bir veya daha fazla adenom aşırı miktarlarda tiroid hormonu üretir ve bunun sonucunda hipertiroidizm ortaya çıkar. Bazen de ender olarak bir adenom nefes borusunu kısmen tıkar ve bu durum yüzeysel olarak astımı andıran bir nefes alma zorluğu doğurabilir

Tiroid Kanseri: Çoğu tiroid kanserleri yavaş gelişir. Bunlar, boyundan radyasyon tedavisi görmüş olan kimselerde bir ölçüde daha sık görülme eğilimi gösterirler. Sık görülen tipleri papiler ve folüküler tiplerdir. Papiler tipi boyundaki lenf bezlerine yayılma (sıçrama) eğilimi gösterir. Folüküler tipi akciğerlere ve vücudun daha uzak yerlerine atlayabilir. Tiroid kanseri gelişirken, başlangıçta tiroid bezinde küçük bir şişkinliktir ve bir adenomdan kolayca ayırt edilemeyebilir.

Tiroid Bezinin Medüler Kanseri: Bu az görülen bir tiroid kanseri çeşididir. Bu kanserin hücreleri Kalsitonin denen bir hormon salgılar ve kanserin ilerlemesi kandaki Kalsitonin konsantrasyonunu ölçülmesi yoluyla izlenebilir. Medüler karsinom sıklıkla aynı ailenin üyeleri arasında ortaya çıkar ve buna tutulan kişide aynı zamanda feokroma sitoma da bulunabilir.

Lenfositik Tiroidit: Bu tip guatra bazen Hashimoto hastalığı denir; bu isim hastalığı tarif eden Japon pataloğun adıdır. Bu durumda anormal bir antikor, tiroidin normal fonksiyonunu kaybetmesine neden olur. Bu etki hipotiroidizme yol açar. Genelde bez orta derecede büyümüştür ve doku olarak oldukça esnek lastik gibidir.

Subakut Tiroidit :Bu, yutkunma ile artan bir tiroid ağrısına yol açan, az görülen bir durumdur. Tiroid bezi hafifçe büyümüş olup çok hassastır. Sedimantasyon hızı testi denen özel bir test yapılabilir. Subakut tiroidit durumunda sedimantasyon hızı çok yüksek, tiroid hormonu değerleri düşük veya yüksek olabilir.

yara-jilet izi giderme

Yara izi “Scar” (skar şeklinde okunur) nedir?

Skar normal yara iyileşme olayının bir sonucu olarak oluşur. Bir yaralanma ile oluşan kesi veya bir ameliyat yarası ne kadar dikkatli ve usulüne uygun şekilde onarılsa bile kalıcı bir iz daima oluşur. Ancak bu izin kabul edilebilir, gizlenebilir ve belli belirsiz olması önemlidir. Plastik cerrahi sanatı ancak bunu sağlayabilir. İzsiz ameliyat yoktur. Estetik dikiş adında bir dikiş tekniği yoktur. Lazerle dikiş konulamaz.

Yara iyileşmesi sonucu oluşacak skarın kalitesi kişiden kişiye ve vücut bölgelerine göre farklılık gösterir. Bu nedenle skarın ne şekilde sonuçlanacağını önceden kestirmek mümkün değildir. Başlangıçta gergin ve düzensiz şekilde olabilir zamanla daha düzgün bir hal alır. Yine başlangıçta kızarık ve kabarık şekilde olan skarlar 12-18 ay içinde daha yumuşak ve soluk renkli hale dönüşürler.

Bir skarın iyileşme dönemi sonunda kabul edilebilir ve eniyi durumda olması için skarlı bölgeye masaj uygulanabilir. Masaj cildin alttaki dokulara düzensiz şekilde yapışmasını önler. Uygun şekilde yapılan masajın yaranın olgunlaşmasını hızlandırdığı yani kızarıklık ve düzensizliği azalttığı kabul edilmektedir. Masaj skarı hafifçe okşamak tarzında değil alttaki dokulara doğru itecek şekilde bastırılarak, günde birkaç kez 5 dakika süre yapılmalıdır. Banyodan sonra yapılması sağlık verilir.

Masaja ne zaman başlanacağına ameliyatı yapan doktor karar verir. Çünkü yara dikişler alınmış olsa bile masaj için henüz elverişli durumda olmayabilir.

Skar ve güneş ışığı ilişkisi önemli bir konudur. Skarlı alanlar normal cilde göre güneş ışığına daha hassas durumdadır. Ameliyat olan kişilerin skar olan bölgelerini kuvvetli ve direk gelen güneş ışığından (plajda öğle saatlerinde güneşlenme gibi) 12-18 ay süre ile kaçınmaları tavsiye edilmektedir. Gündüz şartlarında yüksek değerli güneş koruyucu kremler (SPF,Sun Protection Factor) ve geniş kenarlı şapkalarla yüz güneşten korunabilir. Güneş koruyucu krem açıkta olan el sırtı için de kullanılmalıdır.

Yara iyileşmesinin erken dönemlerinde, güneşlenme yada ultraviole salonlarında bronzlaşma skarlı alanlara zararlı etki yapar. Böyle bir durumda skarlı alanlar alacalı bir görünüm kazanır. Ayrıca sıcak skarlı alanlarda kaşıntıya neden olur Bu nedenle güneşte yanmaktan ve brozlaşmaktan kaçınmak erken dönemde gereklidir.

Skarların yok edilmesi mümkün değildir. Önerilen çeşitli krem, ve bazı cihazların kullanımı, skarın dış görünümünde belli ölçüde düzelme sağlayabilir ancak hiçbir zaman yok edilemez. Örneğin yanık izlerini, dövme lekelerini ve doğum sonrası oluşan çatlakları yok eden bir yöntem yoktur.

Hangi nedenle oluşursa oluşsun meydana gelmiş skarların Scar Revision denilen cerrahi tedavisi, plastik cerrahinin zor konularından biridir. Hiçbir skar tamamen yok edilemez. Plastik Cerrahide skarların görüntüsü masaj ve ameliyatla daha kabul edilebilir, daha az belirgin hale getirilebilir yada örneğin saçlı deri gibi doğal anatomik bölgelerde gizlenebilir. Skarların oluşumunda yaranın boyutları ve derinliği, yaranın olduğu anatomik bölgenin kanlanması, kişinin deri kalınlığı ve rengi, skarın yönü gibi pekçok faktörün etkisi vardır. Başlangıçta görünümü iyi olmayan skarlar zamanla daha kabul edilir bir hale gelir. Oluşacak yara izininin kişi tarafından ne derece kabul edileceği de kişiden kişiye fark gösterebilir.

Skar revizyonu ameliyatı kararını vermeden önce ilk ameliyattan veya yaralanmadan sonra 6-12 beklenmesi tavsiye edilmektedir.

Skar revizyonu plastik cerrahinin konusudur. Seçilen hekim ile tüm ayrıntılar, olabilecek olumlu ve olumsuz sonuçlar enine boyuna konuşulmalıdır. Kişi beklentilerini çok iyi belirlemelidir.

Her ameliyatın riski olduğu gibi bu ameliyatın da riski vardır. Normal koşullarda çok büyük ve geniş olmayan skarlar lokal anestezi ile ameliyat edilebilir. Ancak enfeksiyon, kanama, ve nüks olasılığı vardır.

Keloid

Keloid abartılı yara iyileşmesi olayı olarak tanımlanabilir. Skar genellikle kalın, düzensiz ve yara kenarlarının dışına taşmış şekilde olur ve kaşıntılıdır. Çevre dokulara göre kırmızımsı yada daha koyu renkli olabilir. Keloid vücüdun herhangibir yerinde oluşabilir. Ancak çoğunlukla gövde ön yüzü omuzlar sırt ve kulak memesinde gelişir. Daha çok esmer insanlarda ortaya çıkar. Yaş ilerledikçe ortaya çıkma şansı azalır.

Bir anormal yara iyileşmesi tipi olan Keloid steroid türü ilaçların yara içine enjeksiyonu ile tedavi edilir. Bu işlem skar dokusunun kırmızımsı rengini, kaşıntısını azaltır. Bazı olgularda küçülmesine neden olabilir. Bu tedavi yanıt vermezse skar dokusu ameliyatla çıkartılır yara tabaka tabaka dikilir. Bu lokal anestezi ile yapılabilen bir işlemdir. Kişi kısa amanda 1-2 gün içinde işine dönebilir. Geniş skarlarda deri nakli ile kapatma gerekli olabilir.

Hangi yöntem kullanılırsa kullanısın keloidlerde nüks etme eğilimi vardır. Bazen eskisinden daha büyük boyutlarda ortaya çıkabilir. Bu nedenle hem ameliyat ve hemde aynı anda steroid enjeksiyonları, şua tedavisi kombinasyonu uygulanabilir. Ameliyat sonrası özel basınçlı sargı yada giysi kullanılması gerekli olabilir. Bu işlem 1 yıl kadar sürebilir.

Keloid tedavisinde uygulanan işlemlerin 2-3 yılda bir tekrarlanması gerekebilir.

Hipertrofik skar (Hypertrophic scar)
Keloide göre daha az abartılı bir yara iyileşmesi şeklidir. Çok defa keloidle karıştırılır. Hipertrofik skar yara sınırlarının dışına taşmaması özelliği ile keliodden ayrılır. Diğer özellikler birbirine benzer. Tedavi yaklaşımı keoid ile aynıdır.

Kontraktür (Contracture)

Yanık ve doku kaybına neden olan yaraların iyileşmesi o bölgenin ileri derecede büzüşmesi ile sonuçlanabilir. Buna “Contraction” denir. Ortaya çıkan kontraktür alttaki dokuları da etkilediğinden eklem bölgelerinde hareket kısıtlılığı olur.

Yanık veya diğer nedenlerle oluşan kontraktürler ancak ameliyatla düzeltilebilir. Kontraktüre neden olan doku tamamen çıkarıldıkdan sonra yara deri nakli veya Z-Plasty, W-Plasty gibi flep denilen doku kaydırma yöntemleri ile kapatılır. Gereğinde doku genişletme (Tissue expansion) yöntemlerinden yararlanılır. Ameliyat sonrası fizik tedavi gerekebilir.

Yüzdeki yara izleri
Yüzdeki ameliyat veya yaralanma izleri hipertrofik skar tarzında olmasa bile görülebilir halde olduğu için kozmetik bir sorun olabilir. Tedavi aynıdır. Skar ameliyat ile ya normal yüz çizgilerine uydurulur yada gizlenebilir. Ancak hiçbir zaman yok edilemez. Ameliyat dışında önerilen yöntemler belki daha az belirgin olmasına yardımcı olabilir. Yara izlerini ameliyat ve ameliyat dışı yöntemlerle tamamen yok eden bir tedavi yoktur. Amaç sadece daha kabul edilebilir bir görünüm sağlamak olmalıdır.

Yüzdeki yara izlerinin bazıları mekanik aşındırma “Dermabrasion” denilen yöntemle daha kabul edilebilir bir hale getirilebilir ancak bu yöntem de skarı tamamen yok edemez. Son zamanlarda mikrodermabrasion adı verilen yöntem kullanılmağa başlanmıştır. Ancak sonuç çok farklı değildir. Skarlarda ameliyat dışı önerilen tedavi yöntemleri birkaç seans gerektiren zaman alıcı yöntemlerdir.

Skar revizyonu ameliyatından sonra doktorun tavsiyelerine kesin olarak uyulmalı özellikle güneş ışığından kaçınılmalıdır. Ameliyatla elde edilecek düzelmenin derecesinin yaranın boyutlarına, anatomik yerleşimine, kişinin cilt yapısının kalitesine, rengine sigara kullanıp kullanmamasına, ameliyat sonrası bakıma bağlı olduğu ve başlangıçtaki görüntünün hoş olmayacağı, düzelmenin 6-12 ay sürebileceği hatırdan çıkarılmamalıdır.

bel fıtığı tedavisi ve sonuçları

Tedavinin Sonucu
Bel fıtığına yakalanan hastaların büyük çoğunluğu konservatif tedavi dediğimiz ameliyat dışı yöntemlerle tedavi edilebilmektedir. Fakat cerrahi lüzumluysa bunu da geciktirmemek gerekir, çünkü günümüzde uygun ve yeterli bir teknikle ameliyat edilen hastalarda başarı oranı % 95 civarındadır. Doğru hasta, doğru zamanda, doğru teknikle, doğru ekip tarafından, doğru âlet ve cihazlar kullanılarak ameliyat edilirse başarı şansı yükselmektedir. Cerrahın dikkat ve deneyimi, ciltten itibaren dokulara çıplak gözle müdahale edilmemesi, aydınlatmanın iyi olması, gerektiğinde spinal veya epidural anestezi kullanılarak genel anestezinin devre dışı bırakılması elde edilen yüz güldürücü sonuçların oranını artırırken, komplikasyonları da giderek azaltmaktadır. Ameliyat yerindeki yüzeyel veya derin dokuların iltihabı, yapışıklıklar, epidural nedbe dokusu teşekkülü, dura mater denilen kalın zarın zedelenmesi gibi nisbeten basit komplikasyonların yanında sinir elemanlarının, komşu yapıların, iç organların, büyük damarların zarar görmesi gibi önemli komplikasyonlar ve diğer birtakım istenmeyen olaylar tıpta en ileri düzeydeki merkezler dahil tüm dünyada görülebilmektedir. Anesteziye ait komplikasyonları da unutmamak gerekir. Ancak uygulanan üstün teknik ve elde edilen muazzam deneyimle beraber gerektiğinde genel anestezinin devre dışı bırakılabiliyor olması komplikasyonları en alt seviyeye indirgemektedir. Bütün bunlara rağmen her türlü risk hâlâ sıfırlanabilmiş değildir. Bilim sürekli gelişiyor. Birçok olumlu şey yapılmış olmasına karşılık daha katedilecek çok yolumuz vardır.

bel fıtığı

Belimizde 5 adet omur kemiği vardır. Bu kemikler arasında da disk adı verilen kıkırdaklar bulunur. Disk, özel bir bağ dokusu organıdır ve omurganın dayanıklılığına, hareketliliğine ve zorlamalara karşı dirençli olmasına, omurgaya uygulanan şok şeklindeki darbelerin emilmesine ve kuvvetin çevre dokulara dengeli bir şekilde dağılmasına hizmet eder.
Bel fıtığı, beldeki omur kemikleri arasında bulunan ve adeta bir amortisör gibi görev yapan bu disklerin fıtıklaşması sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Disklerin iç kısmında nükleus pulpozus denen jöle kıvamında yumuşak bir bölüm, bunun dışında anulus fibrozus adı verilen daha sert bir fibröz tabaka, omur kemiklerine bakan yüzlerde ise her iki tarafta son-plak olarak adlandırılan kıkırdak yapılar vardır. Dıştaki tabakanın anatomik bütünlüğünün bozularak içerideki yumuşak kısmın dışarıya doğru taşmasına fıtıklaşma denir. Fıtıklaşan yani dışarıya doğru taşan disk, omurilik kanalı (spinal kanal) içinden veya kendisinin arka-yan tarafından geçmekte olan sinirleri sıkıştırır ve hastalık böylelikle kendisini belli eder .
Ayrıca fıtıklaşmış diskten ortama salınan bazı kimyasal maddeler de sinir köklerini etkileyerek ağrıya neden olurlar.

Omur kemiklerine yandan bakışta normal disk ve
omurilik kanalının içine fıtıklaşmış disk görülmektedir.

Manyetik rezonans fotoğrafında gelişmiş bir bel fıtığı
ok ile gösterilmektedir.

Bel fıtığı gelişirken şekil A’da görüldüğü gibi anulus fibrozus dış liflerinin
bir kısmı henüz yırtılmamış ve disk materyalinin tamamı diskin içerisinde ise
buna kapsamı içerisinde (contained) disk denir. Ancak şekil B’deki gibi
anulus fibrozus liflerinin tamamı bütünlüğünü yitirmiş ve disk içindeki
materyal anulusun dışına taşmış ise buna da kapsamı dışarıya çıkmış

(uncontained) disk adı verilir.

Bel fıtığının gelişimi ve değişik tipleri izlenmektedir. Nadiren
rastladığımız dura içine fıtıklaşma disk materyalinin dura denen kalın zarı
delerek omurilik kanalının içine girmesiyle oluşur. Fıtıklaşan diskin posterior
longitudinal ligament, peridural membran ve sinir köküyle olan ilişkisinin
şekline göre fıtıklaşma; subligamentöz, ekstraligamentöz, submembranöz, transmembranöz veya intraradiküler olarak adlandırılır. Ayrıca ekstrüzyon
veya sekestrasyon tarzında fıtıklaşmalarda disk materyali kafa veya kuyruk
sokumu yönünde yer değiştirebilir. Bu durumda kranial / kaudal uzanımlı
ekstürüde bel fıtığından, kranial / kaudal yönde göç etmiş sekestre
bel fıtığından veya göç etmemiş sekestre bel fıtığından söz edilebilir.

doku yaralanması

Çok kanamaya yol açabilecek başka tür bir yara da yumuşak doku yarasıdır. Deri, alttaki kaslar, tutan lifler ve kan damarları zedelenir. Bu tür yaralar, bir bölgeye vurulması (küntüzyon) bir yerin kesilmesi (laserasyon) cildin etten ayrılması ile; oluşur. Yumuşak doku zedelenmeleri acil bakımda özel şekilde tedavi gerektirir ama oraya varana kadar acil kanamalar gibi özenle bakılmalıdır. Karından Yaralanmalar Karnın içindeki birçok organdan dolayı karın duvarını delen bir yara çok tehlikeli olabilir. Derhal acil yardıma müracaat edin. Karnından yaralı bir kimseyi hareket ettirmeden önce arka üstü yatırmalıdır. Dişarı fırlamış iç organ yoksa yaraya temiz bezle tampon yapıp basınçla kanı durdurmaya çalışın. Kan durunca yaraya sargı yapın. Dışa çıkan organa hiç elinizi sürmeyin. Yarayı temiz bir bezle örtüp çok hafifçe kanayan yere basınç uygulayın.
guzelbayan.bloggum.com'daki yazılar yalnızca bilgi verme amaçlıdır, doktor uyarısı ya da önerisi yerine geçmez.