Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

guzellik,cilt bakımı,diyet,zayıflama,kilo verme,moda

guzellik,cilt bakımı,diyet,zayıflama,kilo verme,moda,2009 moda,2009 kış modası,2009 moda trendleri

Ana sayfa | Yazılar | Resimler | Videolar
6 tane "ilişki" etiketli yazı bulundu "ilişki" tagli diger ogeler resimler, videolar

astım

Astım, hava yollarının daralması ve inflamasyonu ile karakterize kronik bir akciğer hastalığıdır. Hastalık hafif veya şiddetli olabilir, bazı hastalarda da nadiren ortaya çıkan ve çok hafif veya hayatı tehdit edecek derecede şiddetli olabilen ataklarla seyreder. Astımın belirtileri akciğerlerde bronş ve broşiyol adı verilen hava yollarının iç yüzeylerinin inflamasyonuna bağlı olarak gelişmektedir. Bu inflamasyon mukus üretiminin artmasına neden olur ve inflamasyonla ilgili bağışıklık sistemi hücrelerinin hücumu sözkonusudur; her iki durum da hava yolu tıkanıklığına neden olur. Ek olarak hava yollarını çevreleyen kaslarda kasılma meydana gelir ve hava yollarındaki daralma şiddetlenir.

Astımla ilişkili inflamasyon aynı zamanda hava yollarında aşırı duyarlılık gelişmesine neden olur. Bu hava yolları tetikleyici olarak adlandırılabilecek özel durumlara maruz kaldığında genellikle astım atağı denilen durum meydana gelir. Tetikleyiciler genelde allerjen maddelerdir. En yaygın alerjenler; hayvan tüyü ve salyası, polenler, küfler, toz mitleri, hamamböceğinin vüsut artıkları, bazı ilaçlar ve kişiye özgü yiyeceklerdir. Allerjenler dışında sıklıkla astım atağını tetikleyen etkenlerden biri de viral enfeksiyonlardır (nezle ve grip gibi). Diğer önemli tetikleyiciler: egzersiz, soğuk hava solumak, hava kirliliği, odun dumanı, sigara dumanı, bazı boyalar ve duygusal stres. Bazı şiddetli astım hastalarında herhangi bir tetikleyici saptanamayabilir.

Astım genelde 5 yaşından önce başlamakla birlikte, belirtilerin ortaya çıkışı her hangi bir yaşta olabilir. Astım kalıtımsal özellikleri olan bir hastalıktır ve sıklıkla ailesinde allerji olan kişilerde gözlenir.

hepatit B

Hepatit B, hepatit B virüsünün (HBV) neden olduğu, tedavisi bulunmayan ciddi bir karaciğer hastalığıdır. Belirti olmadan ya da iştahsızlık ve bulantı gibi hafıf belirtilerle geçirilebilir ya da enfeksiyonun yaşam boyu devam etmesi, karaciğer sirozu, karaciğer kanseri, karaciğer yetersizliği ve ölüm gibi ciddi bir hastalık tablosuyla seyredebilir. HBV ye karşı en iyi korunma, öncelikle virüsün bulaşmasını engellemektir.

HBV, enfekte kişinin kanı ya da vücut sıvılarıyla doğrudan temas yoluyla ya da enfekte anneden yenidoğana bulaşır.

Hepatit B aşısı, tıbbi, bilimsel ve toplum sağlığı ile ilgili kurumlar tarafından, hastalık ve ölümün önlenmesi için güvenli ve etkili bir yöntem olarak önerilmektedir.

Hepatit B aşılarının içinde bulunan, timerosaldeki (aşıdaki koruyucu madde) küçük miktardaki cıvanın aşı uygulanan yenidoğanlar için oluşturabileceği risk konusunad çeşitli tartışmalar olmuştur, ancak günümüzde timerosal içermeyen yeni aşılar piyasaya sunulmuştur. Birçok bilimsel çalışma bu aşının çok güvenli olduğunu ve multipl skleroz gibi başka kronik hastalıklarla ilişkisinin bulunmadığını göstermiştir. ABD deki birçok sağlık örgütü, bu aşının çocuklara rutin olarak uygulanmasını önermektedir.

  • Sizde ya da eşinizde HBV enfeksiyonu varsa, cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanın.
  • Cinsel ilişkide bulunduğunuz kişide hepatit B varsa, test yaptırınız, henüz enfekte olmamışsanız aşılanınız.
  • HBV enfeksiyonu olan bir kişiyle birlikte yaşıyorsanız, , test yaptırınız, henüz enfekte olmamışsanız aşılanınız.
  • Gebeyseniz, HBV enfeksiyonu için tarama yaptırmalısınız; enfeksiyon varsa ya da durumunuz kesin bilinmiyorsa, çocuğunuza doğumu izleyen birkaç saat içinde hepatit B aşısı yapılmalıdır.
  • HBV ile enfekte kişilerin kan ya da diğer vücut sıvılarıyla temas etmeyin.
  •  

    Penis eğriliği

    Penis eğriliği ameliyatla tedavi edilir

    Penis eğrilikleri oluşum nedenlerine bağlı olarak 2’ye ayrılır, doğuştan penil eğrilikler ve edinsel (sonradan oluşan) penis eğrilikler…

    Doğuştan olan penil eğriliklerinde penisin iç dokularında kısmi doku yapışıklıkları nedeniyle yapışıklığın bulunduğu yöne doğru eğriliğiyle görülür. Özellikle ergenlik çağında penisin boyutlarının büyümesiyle ortaya çıkar. Eğriliğin derecesine göre penisin şekli cinsel ilişkiyi zorlaştırabilir veya ilişkiye engel olabilir. Tanı, ereksiyon halindeki penis’in görülmesi ile rahatlıkla konur. Doğuştan olan penil eğriliklerin ilaçla tedavisi mümkün değildir. Bu hastalarda cerrahi tedaviyle penis düzeltilebilir. Sonuç tam başarılıdır.

    Penis’in Edinsel Eğrilikleri genellikle 2 nedenle oluşabilir.

    * Ereksiyon halindeki penisin cinsel ilişki sırasında değişik pozisyonlarda veya aşırı zorlamalarıyla maruz kaldığı travmalar sonucu kavernöz dokularda yırtılmalar oluşması. Bu hastalarda hemen cerrahi tedavi ile dokuların tamiri yapılmazsa genellikle peniste eğriliğe neden olabilir. Bu tip eğrilikler daha sonra gene bazı özel cerrahi teknikler kullanılarak ameliyatla düzeltilebilir.

    * Peyroni hastalığı özellikle 40-60 yaş hasta grubunda oluşur. Bu hastalığın oluşum mekanizması tam olarak aydınlatılamamıştır. Nedenleri arasında: Cinsel ilişki sırasında oluşabilecek mikrovasküler travmalar, E vitamini yetersizliği vücuttaki büyüme faktörlerinden oluşacak patolojiler vardır. Hastalığın yaklaşık 12 ayı bulan akut döneminde peniste ereksiyonla oluşan şiddetli ağrılar ve eğrilik olabilir.Hastaların az bir kısmında semptomlar kendiliğinden düzelebilir. (ilk 12 ayda). Ancak bu dönemin sonrasında önemli bir hasta grubunda belirtiler ilerler ve ağrılar kaybolsa da peniste eğirlik giderek artabilir. Bazen de her iki yanda oluşabilecek lezyona bağlı olarak kum saati gibi boğumlu bir penis görünümüne neden olabilir. Peyroni hastalığının ilk döneminde ( 1 yıl ) ağızdan alınabilecek bazı ilaçlar % 30-40 civarında düzelme sağlayabilir. Lezyonun içine yapılan bazı enjeksiyonlar ile de kısmi düzelmeler görülmüştür. Eğriliği düzeltmeye yönelik asıl tedavi cerrahidir. Bu amaçla çeşitli cerrahi teknikler kullanılabilir.Bu belirtilen ameliyatlar hastalarda ereksiyonun normal olduğu durumlarda uygulanır. Ancak eğer ereksiyon sorunu mevcut ise penis eğriliği Penil Protez ameliyatı ile tedavi edilir.

    doğum sonrası ilişkiler

    Doğum hayatnızdaki dönüm noktalarından biri olacak. Bir yandan dünyaya bir bebek getirirken, diğer yandan da fiziksel ve ruhsal değişiklikler yaşayacaksınız. Peki seks yaşamınız bundan nasıl etkilenecek? Doğumdan önceki seks yaşamınıza geri dönebilecek misiniz?

    Havanızda mısınız?
    Bu sorunun cevabına eşiniz ve siz farklı cevaplar verebilirsiniz. Doğumdan sonraki ilk haftalarda sekse karşı bir isteksizlik duymanız normaldir.

    Rahatlıkla anlayış gösterilebilecek bazı şeyler seksin büyük bir adım gibi görünmesine sebep olabilir. Mesela;

    doğumdan sonra iki, üç hafta kadar devam edebilecek olan akıntılar (eğer bu akıntıyla beraber kaşıntı, acı hissi ya da koku varsa, mutlaka doktora görünün.)
    yorgunluk
    iyileşmesi tam olarak gerçekleşmemiş dikişler
    uyku ihtiyacı
    Tüm bunlar olurken, eşinizle olan duygusal yakınlığınız kaybetmemeye çalışıp sabrınızı koruyun. Seks hayatınız eninde sonunda yavaş yavaş canlanmaya başlayacaktır. Önemli olan bunu büyük bir probleme çevirmemektir.

    Başlarda gergin olabilirsiniz. Bu durumda vazelin gibi bir kayganlaştırıcı kullanabilirsiniz. Vazelin kullanmanıza rağmen seks hala acı veriyorsa, o zaman yaralarınız tam olarak iyileşmemiş olabilir. Doktorunuza görünürseniz, enfeksiyon olup olmadığını öğrenip, varsa temizletebilirsiniz.

    Vajina genellikle eski haline döner ve eski haline göre bir farklılık hissedilmez. Ancak bu konuda endişeleriniz varsa, gene doktorunuza danışabilirsiniz.

    Göğüsler ve seks
    Bebeğinizi emziriyorsanız, göğüsleriniz başlangıçta hassas olacaktır. Seksüel olarak uyarılmak, sütün akmasına sebep olabilir. Eğer bu sizi ve eşinizi olumsuz etkiliyorsa (bundan iğreniyor, dolayısıyla da seksüel arzunuzu kaybediyor olabilirsiniz), seks yapmadan önce bebeğinizi emzirmeyi deneyebilirsiniz. Bu, sütün akmasını azaltabilir, ya da tamamen engel olabilir.

    Sabırlı olun
    Duygularınız hakkında eşinizle konuşun. Zamana ihtiyacınız varsa, yavaştan alın. Her şeyin hızla ilerlemesini istiyorsanız, hızlı davranın. Eğer birkaç ay sonra seks hala ilginizi çekmiyorsa ve siz ya da eşiniz endişeleniyorsanız, bunun hakkında konuşun. Bu konuda doktorunuza da danışabilirsiniz.

    Libidoyu en çok öldüren şey yorgunluktur ve birlikte zaman geçirmek, yakın olmak ve seks için, zamanı programlamak zorunda kaldığınızı hissedebilirsiniz. Uykulu olmadığınız zamanları seçmeye bakın. Hafta sonları, öğleden sonralar iyi bir zaman olabilir. Tabii bebeğiniz o saatlerde uyuyorsa. Bebeğinizin düzenini siz bildiğinize göre, seks hayatınızı buna göre programlamaya çalışabilirsiniz.

    Korunma
    Doğumdan hemen sonra, eşinizle cinsel ilişki yaşamaya başladıysanız, hamile kalmamak için korunmaya da başlamakta yarar var. Yeni doğum yapmış olmanız, bir anda yeniden hamile kalmayacağınızı göstermez. Korunma uygulamadığı için, 6 haftalık kontrollerde doktora gidip hamike olduğunu öğrenen bile var!

    Seks yapmak istemiyor musunuz?
    Canınız seks yapmak istemiyorsa, kendinizi zorlamayın. Pek çok kadın doğumdan sonra bir süreliğine seksten soğurlar. Burada önemli olan konuyu eşinizle konuşup, birbirinizin ihtiyaçlarınıza karşı duyarlı olmaktır. Birbirinize masaj yapabilir, ya da sadece sarılıp oturabilirsiniz. O yakınlığı paylaşmak da yardımcı olacaktır.

    Babaların gözünden…
    Tüm olumlu ve olumsuz yanlarıyla baba oldunuz ve eşinizle doğumdan önce paylaştığınız türden bir yakınlığı tekrar ne zaman paylaşacağınızı düşünüyor olabilirsiniz. Bu duygularınızı eşinizle konuşun, çünkü o da aynı şeyleri düşünüp, size söylemeye çekiniyor olabilir.

    Konuşmak, anlayışlı ve rahatlatıcı olmak, bir çift olarak beraberce zaman geçirmek önemlidir. Seks yapamıyorsanız bile, birbirinizi başka açılardan tatmin edebilirsiniz.

    Doğumdan sonra, doğal olarak düşündüğünüz tek şey eskisi gibi sadece eşiniz olmayacak. Eğer bebek yatak odanızda uyuyorsa, başka bir odada seks yaparken kendinizi daha rahat hissedebilir, ya da bebeği başka bir odada uyutabilirsiniz.

    erkan boşalma

    Boşalmanın (Ejakulasyon) penis vajinaya girdikten sonra cinsel tepkileri normal olan bir eşi tatmin edemeden olması veya kişinin isteğinden önce olmasına Erken Boşalma (Premature Ejaculation) denir.
    Genellikle dile getirilmesi güç olduğundan ve göreceli bir kavram olduğundan rastlanma sıklığı konusunda yeterli bilgi yoktur. Ancak 25 yaşın altındaki genç erkeklerin üçte birinde ve 40 yaşın üzerindekilerin % 10 unda görüldüğü sanılmaktadır. Aslında hemen her erkek hayatının bir bölümünde bu sorunla karşılaşabilir. En azından ilk cinsel deneyimleri esnasında oluşan gerginlik sebebiyle erken boşalma görülebilir ve zamanla ejakulasyonu kontrol etmeyi öğrenirler.

    Sebepler:

    Erken Boşalma`nın birinci sebebi biyolojiktir. Erkekte normal fizyolojik boşalma ve orgazm penis vajene girdikten 2-3 dakika sonra olmaktadır. Oysa kadınlarda normal fizyolojik orgazm ve doruğa ulaşma penis vajene girdikten yaklaşık 12-14 dakika sonra olmaktadır. Ancak çoğu kadın sadece penisin vajene girmesi ile orgazma ulaşamaz diğer cinsel uyarılara da gereksinim duyarlar. Kadınların yaklaşık % 10 u ise cinsel uyarılara rağmen hiçbir şekilde orgazm olamamaktadır.

    Diğer sebepler arasında ise günah işleme veya suçluluk duygusu, hastalık kapma, gebe bırakma, başkası tarafından mahrem yerlerinin keşfedilme korkusu ; aşırı isteğin verdiği gerginlik gibi psikolojik faktörler önemli rol oynamaktadır.

    Bazen prostat iltihapları veya sinirsel yolları etkileyen hastalıklarda rol oynamaktadır.

    Tedavi:

    Sebebin açığa çıkarılması, endişelerin giderilmesi , sık cinsel ilişkide bulunarak cinsel gerilimin azaltılması bazen işe yarayabilir.

    Erken boşalma eşlerin biri veya her ikisi içinde cinsel sorun halini alırsa tedavisi gerekir.

    Sıkıştırma Tekniği: Masters ve Johnson tarafından geliştirilen bu metodda kadın erkeğin penisini boşalma yaklaşana kadar uyarır. Boşalma oluşacağı anda kadın erkeğin penisini erksiyonun bir kısmı kayboluncaya dek sıkar. Bu teknikde amaçlanan orgazm öncesi hissedilenleri ve geciktirmeyi erkeğe öğretmektir. Elle uyararak hareketsiz bir ilişki ile başlayan bu teknik daha sonra kaydırıcı bir krem kullanarak,kadının üstte olduğu pozisyonda hareketsiz olarak , kadının üstte olduğu pozisyonda hareketli olarak sürdürülür. Master ve Jhonsons bu tekniği öğrenerek uygulayanların %98 inde erken boşalma sorununun ortadan kalktığını bildirmiştir.

    Dur-Başla Tekniği: Bu teknikte kadın erkeğin penisini 3 kez ardı ardına boşalma olasıya kadar uyarır, ancak boşalma olmadan önce uyarıyı keser. Dördüncü denemede ise boşalma`ya izin verilir. Haftada 3 kez erkek boşalma`sını kontrol edesiye değin tekrar edilir. Boşalma`nın kontrol edildiğinden emin olunduğunda bu işlem kayganlaştırıcı bir kremle denenir. Daha sonraki aşamalarda kadının üstte olduğu pozisyonda hareketsiz olarak , kadının üstte olduğu pozisyonda hareketli olarak ve son olarak yanyana pozisyonda dur-başla tekniği uygulanır. Bu teknikle erkek uyarılma sona erdirilmediği takdirde boşalacağı zamanı öğrenir. Bu tekniği uygulayanların % 90-95 inde boşalmanın 10-15 dakikalara uzayabildiği bildirilmiştir.

    Psikoterapi ve depresyon tedavisi: Bazı vakalarda erken boşalma derinlerdeki bir ruhsal çatışmadan veya depresyondan kaynaklanıyor olabilir. Bunların açığa çıkarılması, psikoterapi uygulanması veya depresyonun tedavisi erken boşalmayı da engelleyebilmektedir.

    Not: Bu sayfa okuyucularımızdan gelen yoğun istekler üzerine ve arama motorumuzda ençok aranan konulardan biri olması sebebiyle sadece bilgilendirme amacı ile hazırlanmıştır. Bu bilgiler kesinlikle online olarak teşhis ve tedavi amacını gütmemektedir. Bu tür bir sorununuz olduğunda mutlaka Uzman Hekime görününüz.

    Kaynak:populermedikal.com

    Erken Boşalma ( Bosalma )

    bel fıtığı

    Belimizde 5 adet omur kemiği vardır. Bu kemikler arasında da disk adı verilen kıkırdaklar bulunur. Disk, özel bir bağ dokusu organıdır ve omurganın dayanıklılığına, hareketliliğine ve zorlamalara karşı dirençli olmasına, omurgaya uygulanan şok şeklindeki darbelerin emilmesine ve kuvvetin çevre dokulara dengeli bir şekilde dağılmasına hizmet eder.
    Bel fıtığı, beldeki omur kemikleri arasında bulunan ve adeta bir amortisör gibi görev yapan bu disklerin fıtıklaşması sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Disklerin iç kısmında nükleus pulpozus denen jöle kıvamında yumuşak bir bölüm, bunun dışında anulus fibrozus adı verilen daha sert bir fibröz tabaka, omur kemiklerine bakan yüzlerde ise her iki tarafta son-plak olarak adlandırılan kıkırdak yapılar vardır. Dıştaki tabakanın anatomik bütünlüğünün bozularak içerideki yumuşak kısmın dışarıya doğru taşmasına fıtıklaşma denir. Fıtıklaşan yani dışarıya doğru taşan disk, omurilik kanalı (spinal kanal) içinden veya kendisinin arka-yan tarafından geçmekte olan sinirleri sıkıştırır ve hastalık böylelikle kendisini belli eder .
    Ayrıca fıtıklaşmış diskten ortama salınan bazı kimyasal maddeler de sinir köklerini etkileyerek ağrıya neden olurlar.

    Omur kemiklerine yandan bakışta normal disk ve
    omurilik kanalının içine fıtıklaşmış disk görülmektedir.

    Manyetik rezonans fotoğrafında gelişmiş bir bel fıtığı
    ok ile gösterilmektedir.

    Bel fıtığı gelişirken şekil A’da görüldüğü gibi anulus fibrozus dış liflerinin
    bir kısmı henüz yırtılmamış ve disk materyalinin tamamı diskin içerisinde ise
    buna kapsamı içerisinde (contained) disk denir. Ancak şekil B’deki gibi
    anulus fibrozus liflerinin tamamı bütünlüğünü yitirmiş ve disk içindeki
    materyal anulusun dışına taşmış ise buna da kapsamı dışarıya çıkmış

    (uncontained) disk adı verilir.

    Bel fıtığının gelişimi ve değişik tipleri izlenmektedir. Nadiren
    rastladığımız dura içine fıtıklaşma disk materyalinin dura denen kalın zarı
    delerek omurilik kanalının içine girmesiyle oluşur. Fıtıklaşan diskin posterior
    longitudinal ligament, peridural membran ve sinir köküyle olan ilişkisinin
    şekline göre fıtıklaşma; subligamentöz, ekstraligamentöz, submembranöz, transmembranöz veya intraradiküler olarak adlandırılır. Ayrıca ekstrüzyon
    veya sekestrasyon tarzında fıtıklaşmalarda disk materyali kafa veya kuyruk
    sokumu yönünde yer değiştirebilir. Bu durumda kranial / kaudal uzanımlı
    ekstürüde bel fıtığından, kranial / kaudal yönde göç etmiş sekestre
    bel fıtığından veya göç etmemiş sekestre bel fıtığından söz edilebilir.

    guzelbayan.bloggum.com'daki yazılar yalnızca bilgi verme amaçlıdır, doktor uyarısı ya da önerisi yerine geçmez.