Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

guzellik,cilt bakımı,diyet,zayıflama,kilo verme,moda

guzellik,cilt bakımı,diyet,zayıflama,kilo verme,moda,2009 moda,2009 kış modası,2009 moda trendleri

Ana sayfa | Yazılar | Resimler | Videolar< önceki| sonraki >
129 tane "cilt" etiketli yazı bulundu (sayfa 1)"cilt" tagli diger ogeler resimler, videolar

BİTKİ YAĞLARIYLA CİLT BAKIMI

Formül 1
Portakal yağı
Limon yağı
Kayısı yağı

Islatılmış pamuğa 1 çay kaşığı dökülür. Losyon şeklinde cilde sürülür. 30 dakika sonra ılık su ile yıkanır.

Formül 2
Gül yağı
Buğday yağı
Papatya yağı

Islatılmış pamuğa 1 çay kaşığı dökülür. Losyon şeklinde cilde sürülür. 30 dakika sonra ılık su ile yıkanır. 

Formül 3
Havuç yağı
Jojoba yağı
Yasemin yağı

Islatılmış pamuğa 1 çay kaşığı dökülür. Losyon şeklinde cilde sürülür. 30 dakika sonra ılık su ile yıkanır.

cilde göre özel bakım

Normal Cilt

Görünümü şeffaf, gözenekleri kapalı, lekesiz ve problemsiz bir cilttir. Hafif bir bakımla doğal güzelliğini korur. Süt tipi temizleyici, alkol oranı normal bir tonik ve su içerikli hafif bir nemlendirici kullanılmalıdır.

Karma Cilt

Alın, burun ve çene yağlıdır. Yani yüzde, T şeklinde bir yağlanma görülür. Yağlı olan kısımlarda siyah nokta, yağ butonları, açık gözenekler bulunabilir. Yanaklardaki gözenekler ise kapalıdır. Süt tipi temizleyici, düşük alkollü tonik, cildin durumuna göre nemlendirici ve eğer gerekiyorsa göz çevresi için krem kullanılmalıdır.

Kuru Cilt

İnce bir üst deriye sahip, gözenekleri ufak ve kapalı cilttir. Ancak yağ salgılanması normalin altında olduğu için görünümü mattır ve pul pul kalkmalar görülür. Cilt gergindir fakat çabuk kırışır. Süt tipi temizleyici, alkolsüz tonik, yağ içerikli nemlendirici, besleyici gece kremi, göz çevresi kremi ve nemle yağ depo edici maskeler kullanılmalıdır.

Yağlı Cilt

Görünümü parlak ve yağlı, gözenekleri açık bir cilt tipidir. Gözeneklerin içi genellikle dolu, siyah noktalı ve sivilceli olabilir. Yağlı cildin akne problemini önlemek için çok dikkatli bir günlük temizlik programı uygulanmalıdır. Jel tipi temizleyici, alkollü tonik, su içerikli nemlendirici ve sarkmayı önlemek için temizleyici ve sıkıştırıcı maskeler kullanılmalıdır.

Yağlı Cilt Sivilceliyse

Sivilce, siyah nokta ile kapalı olan gözeneklerden fazla yağ salgısının dışarı çıkamayıp, olduğu yerde birikmesiyle oluşur. Yağlı ciltlerde kullanılacak ürünlerin özenle seçilmesi şarttır. Antiseptik sabun (kükürt, kafur, katran içeren ürünler) kullanılmalıdır.

Yağlı Cilt Hassassa

Genişlemiş gözenekler, zaman zaman kırmızı lekeler görülür. Hassasiyetinden pul pul kalkabilir. İç ve dış etkenlere karşı duyarlıdır. Kaşıntı ve yanma görülebilir. Süt tipi temizleyici, kesinlikle alkolsüz tonik, alerji giderici kremler ve genelde cildin susuz yapısı olduğu için su içerikli hafif nemlendiriciler kullanılmalıdır.

Olgun Cilt

Hücrenin yaşam ritminin yavaşlaması sonucu oluşan bir cilt tipidir. Ölü hücreler, kat kat yığılarak sonuçta cilde kaba bir görünüm verir. Yağ hücrelerinin daha yavaş çalışmaları ise derin çizgilere ve gevşemeye neden olur. Sürekli bir nemlendirici kullanılmazsa, deri kurur ve kırışır. Kipozom ve E vitamini içeren kremler, alkolsüz tonik, alerji giderici kremler ve genelde cildin susuz bir yapısı olduğu için su içerikli hafif nemlendiriciler.

cilt düşmanları

Sabahları aynaya baktığınızda yorgun, çizgileri derinleşmiş, hatta sivilceli bir yüzle mi karşılaşıyorsunuz? Günün başlangıcında canınızı sıkan bu tür sorunlar nereden kaynaklanıyor? Zaman zaman hepimizin cildimize karşı işlediği ve bazen de alışkanlık haline dönüştürdüğü yedi “günah” vardır:

Sigara ve içki: İkisi de vücudunuzu zehirler ve geriye pörsümüş sarkık bir cilt bırakır. Sigara ayrıca ağız kenarındaki çizgilerin derinleşmesini hızlandırır.

Yetersiz uyku: Geç yatılmış bir gecenin izleri hemen grileşmiş yorgun görünümlü bir ciltle kendini ele verir. Eğer yeterli derecede uyuyamıyorsanız, bunu uyandığınızda kan dolaşımını sağlayacak hareketler ve yüzünüze soğuk su çarparak telafi etmeye çalışın. Uykusuzluğun yol açtığı çizgileri kapatmak için hafif bir nemlendirici sürün.

Makyaj temizlemeden yatmak: Gözenekleri tıkayarak toksinlerin cilt yüzeyine çıkıp atılmasını önler. Göz makyajı silinmediği takdirde bir göz iltihabına neden olabilir.

Sivilcelerle oynamak: Deri dokularına zarar verir. Ayrıca enfeksiyonun çevreye yayılmasına neden olarak sorunu büyütür. Sivilcelerle hiçbir zaman oynamayın. Enfeksiyonlu bölgeye antiseptik merhem sürün.

Yüzü ovmak ya da aşırı fırçalamak: Yüzünüzdeki ölü deriyi temizlemek için satılan bazı toz ya da kremler deriniz için fazla kaba gelebilir. Cilt tipiniz ne olursa olsun yüzünüze daima nazik davranın.

Çok sıcak suyla yıkamak: Yıkanırken suyun kaynar derecede sıcak olmaması için önlem alın. Aşırı sıcak, cildi kurutur ve dokuları zedeler.

Yanlış beslenme: Sağlıksız besleniyorsanız deriyi koruyucu yaşamsal maddeleri alamıyorsunuz demektir. Ayrıca ultraviyole ışınlarından da uzak durun.

cilt lekeleri

Güneş ışınlarının etkisi ile oluşan pigment artışı, ciltte geniş leke görüntüleri oluşturur. Ayrıca sivilce izleri, hamilelik, aşırı antibiyotik kullanma, yanlış kozmetik ürünleri gibi sebepler, ciltte lekelerin oluşmasına neden olmaktadır.

Bitkisel ürünlerle lekeler, çeşitli yöntemlerle bir süre içersinde kalıcı sonuçlara ulaşıyor. Aynı zamanda bu bitkisel ürünler uygulanırken- ciltte herhangi bir tahriş veya kızarıklık yapmaması avantajdır. 3 ay düzenli uygulanan bitkisel peelinglerle, ciltte yeniden yapılanma ve lekelerin büyük ölçüde açıldığı gözlemlenir.

Kimi lekeler, sivilce izleri ve benzeri tarzıaki sorunların halledilmesi için, üst derinin bir tabaka temizlenmesi zorunludur. Peeling adını verdiğimiz cilt soyma işlemini bitkilerle uygularken, kesinlikle cilde aşırı bir uygulama yapılmamalıdır. Cilt yapısına uygun bitkisel kürlerle bu işlem uygulanmalıdır.

Yağlı Ciltler İçin

Öncelikle cilt, bitkisel bir temizleme jeli ile temizlenmeli, arkasından ince bir tabaka kayısı yağı sürülmelidir. Birer avuç kekik, papatya, limon ve biberiye bitkileri, 1/2 lt. gülsuyunda, bir taşım kaynatılarak süzülür. Daha sonra 2 avuç yeşil kilin içerisine, süzülen bitki ekstresi ile katı bir bulamaç ile oluşturulur. Bir kahve kaşığı adaçayı esansı ilave edilir. Hazırlanan bu karışım ile 4 hafta, haftada bir olmak üzere uygulanır. Bu uygulama sonrasında bitkisel tonik ve nemlendiricisi sürülmelidir.

Kuru Ciltler İçin

Cilt yapısına uygun bir temizleme sütü ile cilt temizlenmelidir. Arkasından göz altı hariç tüm cilde- avokado veya jojoba yağı sürülüp emilimi beklenmelidir. Birer avuç at kuyruğu, mücver çiçeği, bir parça avakado meyvesi, papatya ve hatmi bitkileri 1/2 lt. gülsuyunda bir taşım kaynatılarak süzülür. Hazırlanan bitki ekstresi, 2 avuç toz yosun veya soya unu ile bulamaç yapılarak, içerisine bir tatlı kaşığı arı sütü ilave edilmelidir. Haftada bir gün olmak üzere 4 hafta boyunca bu maske uygulaması yapılmalı, daha sonra bitkisel bir onarıcı ürün sürülmelidir.

cilt kırışıklıkları

Kırışık giderme konusunda kozmetik dünyasında en çok konuşulan yardımcı, A vitamini ve türevleridir. Çok geniş olarak konuşulmasa da C vitamini, selenyum, dengeli beslenme, spor ve su, cilt sağlığı ve kırışıklıkların giderilmesi veya oluşumunun engellenmesinde önemlidir.

Yapılan bazı çalışmalar, kollajen yapımı üzerine etkileri nedeni ile C vitaminini de gündeme getirmiştir. Bazı çalışmalar, C vitamininin, vücüdumuzdaki bağ doku denen, koruyucu doku katmanının korunmasında anahtar rölü oynadığını göstermiştir. Kollajen de bu dokunun bir elemanıdır. Kollajen sentezi için gereken sinyali, C vitaminin oluşturduğu düşünülmektedir.

Günlük hayatımızda besinlerimiz ile C vitamini almaktayız. Bu vitamin, suda eriyebilen vitaminler gurubundandır. Asit yapıdadır, kimyasal ismi askorbik asittir. Yani sindirim kanalından kana, vücudun emme mekanizmasının izin verdiği ölçüde geçer ve vücudun her noktasına taşınır. Hücreler ihtiyaçları kadar C vitaminini kandan alırlar ve fazla alınmış miktar ise vücuttan idrar yolu ile atılır.

Sıklıkla yediğimiz, taze sebze ve meyveler, C vitamini için iyi bir kaynaktır. Günlük erişkin bir kişi için önerilen C vitamini dozu 300-500 mg. dır. Sigara kullanan kişilerin ihtiyacı daha yüksektir.

Fazla miktarda C vitamini alınması halinde, idrar yolu ile atılır ve bir zararı yoktur. Ancak çok yüksek dozda alınan C vitamini, atılımı sırasında idrarda, kum veya taş oluşumuna neden olabilir. Erişkinler için önerilen minimum C vitamini dozunun, vücutta C vitamini eksikliği oluşmaması için gereken doz olduğunu vurgulayan uzmanlar, bu dozların kırışıklar üzerinde bir etki sağlamayacağını söylemektedirler.

Özellikle güneş ışınlarının taşıdığı ultrviyole ışınlarının cilt üzerindeki olumsuz etkileri düşünüldüğünde, hücre içi metabolizma bozulur, daha az kan taşınır, ter ve yağ bezlerinin fonksiyonları bozulur, Kollagen yapımı azalır, varolan kollagen lifleri kalınlaşır. Damarların duvarlarındaki kollagen lifler de özelliklerini kaybettiklerinden (özellikle göz çevresi ve damarların daha yüzeyde olduğu bölgelerde) damar duvarlarından dışarıya kan serumu çıkmakta ve süngersi yapıdaki bölgelerde, torbalaşmalara neden olmaktadır.

Genç ciltlerde daha çok kan akımı ve damarsal oluşumlar varken, yaşlılıkta azalan kan akımı ve daha çok ultraviyoleye tabii kalarak yıpranmış, daha çok serbest radikallerin (hücre için, sağlam moleküllerden elektron çalarak, onların yapısını bozarak, normal moleküllere zarar veren zararlı bir grup madde) oluştuğu ciltte, daha çok C vitamini gereklidir.

Cilde, yüksek dozda C vitamini içeren kremlerin uygulanması ile bazı olumlu gelişmeler gösterilmiştir. Özellikle sunblock (tam UV kesen kozmetikler) ile birlikte C vitamini uygulamasının, serbest radikallerin oluşumu azalmakta ve kırışıkların oluşumlarının başlamasında engel olduğu düşünülmektedir. Bu tip ürünlerin, güneşe çıkmadan en az 20-30 dakika önce uygulanması gerekmektedir.

Ciltte kırışıklıkların oluşumuna engel olan bir diğer mekanizma da E vitaminidir. Antioksidan özelliği ile serbest radikalleri ortadan kaldırır. Bu tip ürünlerin güneşe çıkmadan değil de, güneşe maruz kaldıktan sonra uygulanması önerilmektedir.

E vitamininin kendisinin de ultraviyole karşısında, serbest radikaller oluşturduğu bilinmektedir. Güneşlenmeden 8 saat sonra uygulanan E vitamini yağının, ciltteki zarardan cildi koruduğu ve şişme oluşumunu engellediği söylenmektedir.

Ağız yolu ile alınan E vitamininin, cilt kırışıklıkları üzerine olan etkisi, yeni çalışılan bir konudur, ancak bu tip uygulamanın cildin daha sağlıklı olmasına ve ultraviyole zararlarından korunmada etkili olduğu bildirilmiştir.

E vitamini gibi etki gösteren bir başka mineral de selenyumdur. Toprakta bulunan bu mineral, besinlerimiz yolu ile alınırlar. Topraktaki selenyum içeriği doğrultusunda bazı bölgelerde alım eksikliği olur. Cilt sağlığı için günlük önerilen minimum miktar 50-200 mikrogramdır.

En çok kullanılan selenyum tuzu, l-selenomethionin’dir. Bu mineralin kullanılmasında mutlaka hekiminize danışmalısınız. 100 mikrogramın üzerindeki yüksek dozlarda toksik (zarar verici) olabilmektedir. Sadece gereğinde kullanılmalıdır. Özellikle soğan, sarmısak gibi yemeklerimizde sıklıkla kullanılan sebzeler, yüksek miktarlarda selenyum içerir. En çok da ton balığında vardır. Ondaki miktar bile 3 konserve kutu balıkta 100 mikrogram kadar yer alır.

Bazı araştırıcılar, iyi sonuçlar aldığını bildirmektedirler. Cilt kırışıklıkları konusunda içki ve sigaranın da çok etkisi vardır. Sigara, içerdiği maddeler nedeni ile damarların büzülmesine ve kan akımının azalmasına neden olur. Ciltte tahrişlere ve kurumalara neden olurlar.

Vücuda su alımı da çok önemli bir faktördür, ciltte bulunan hücrelerin su içeriklerinin tam olması, yağ ve ter bezlerinin normal fonksiyonları için su çok önemlidir. Doğal olarak cildi nemlendirir. Bir kişinin günde 5 lt. ye yakın miktarda sıvı alması gerekir. Bol bol su içilmesi, tüm sağlık problemlerinde önerilen bir unsur olduğu gibi, cildin her türlü sorunununda da çok önemlidir ve etkindir.

Dolaşım sisteminin sağlıklı çalışması, cildin de beslenmesi konusunda çok önemlidir. Dolaşımın artması ve düzenli olması, hücrelere daha düzenli besin ve oksijen taşınması demektir. Daha sağlıklı bir vücut için, spor da çok önemli bir faktördür. Spor, dolaşım sisteminin sağlıklı fonksiyon görmesini sağlar. Dengeli bir beslenme, güneşten korunma, spor yapmak ve bol bol su içmek, cilt sağlığı için yapılması gereken en temel davranışlardır.

yüz gerdirme

Yüz germe, yüz bölgesi, çene altı ve boyun derisindeki sarkmalar ve aşırı belirgin cilt kırışıklıklarının yokedilmesi amacıyla, deri ve yağ fazlalıklarının çıkartılarak cilt ve altındaki kas dokusunun gerilmesi işlemidir.

Operasyon, genellikle saçlı deri sınırından yapılır ve gerektiğinde kulak önüne kadar uzatılarak kulak arkasına doğru ilerletilir. Boyun bölgesinde çalışmak için çene altından küçük bir kesim yapılır. Deri, altındaki yağ ve kas dokularından ayrılır. Alttaki fazla yağ dokusu çıkartılır ve kas dokusu çekilerek gerginleştirilir. Son olarak, fazla kalan deri dokusu da kesilerek gergin bir şekilde dikilir. Kulak önü bölgesi, yara izlerini iyi saklayan bir bölgedir ve eğer çok az bir iz kalsa bile makyaj ile örtülebilir.

Sıklıkla 40 yaş üzeri bay ve bayanlara uygulanır. Derisi henüz elastikiyetini kaybetmemiş ancak sarkmaları olan kişilerde en iyi sonuçlar elde edilir. Bu operasyon, kişiyi yüz görünümü itibarıyla gençleştirir.

Operasyon süresi ortalama 3-4 saattir. Anestezi olarak sedasyon eşliğinde lokal anestezi veya genel anestezi uygulanabilir. Hasta genellikle aynı gün taburcu edilir. Hastanın durumuna bağlı olarak 1-2 gün hastanede yatması gerekebilir. Ameliyatın ertesi gününden itibaren bir boyunluğu takmanız gerekecektir.

Deride geçici morarma, şişlik, uyuşukluk ve hissizlik yaşanabilir. Erkeklerde, kıllı yüz derisinin yer değiştirmesine bağlı olarak kulak arkalarını da traş etme ihtiyacı ortaya çıkabilir.

Ameliyatın riskleri vardır ve önceden bilinmesi gerekir. Yüz kaslarına giden sinirlerin hasara uğraması (geçicidir), kötü yara iyileşmesi ve belirgin iz kalması, saç çizgisinin yer değiştirmesi veya asimetrik olması, deri altında kan birikmesi, enfeksiyon ve anestezi komplikasyonları normalde beklenmeyen fakat ihtimal dahilinde olan risklerdir.

Hasta, 10-14 gün sonra normal yaşamına dönebilir. Ağır efor gerektiren aktiviteler için 2 haftadan fazla bir süre geçmesi gerekir. Ameliyattan sonraki aylar boyunca güneş ışınlarına maruz kalma sınırlandırılmalıdır. Alkol, sigara ve sauna, 1-2 ay yasaklanacaktır.

İki hafta sonunda morluklar büyük oranda geçer. Mimik hareketleri sırasında hissedilen gerginlik, 1-2 ay içinde ve şişlikler indikçe kendiliğinden düzelir. Elde edilen sonuç genelde 5-10 yıl sürelidir. Çünkü bu ameliyat yaşlanmayı durdurmayacaktır.

Kırışıklıklar nasıl oluşur

•  Kırışıklıklar nasıl oluşur?

Cilt, belirli işlevleri olan farklı tabakalardan oluşur. Yaş ilerledikçe deri değişiklikler geçirir ve cildin işlevleri zamanla azalır.

•  İlk olarak burun ve ağız arasında, göz kenarlarında ve alında ince çizgiler belirir. Devamlı yapılan yüz hareketleri de mimik kırışıklıklarının ortaya çıkmasına yol açar. Bunlar ağız çevresinde gülümseme, dudak alt köşelerinde üzüntü çizgileri, alın çizgileri, kaz ayağı veya iki kaş arası kırışıklıklarıdır.
•  Cilt yaşlanınca esnekliğini kaybeder, çünkü cildin üst tabakası daha az kolajen ve esnek lifler üretir. Bağ dokusu zamanla zayıflayarak, derinin kendini bırakmasına ve devamlı kırışıklıkların ortaya çıkmasına neden olur.

cilt bakımı

Cilt bakımı

Yaşın ilerlemesiyle deri kuruyarak diriliğini kaybeder. Özel bileşikler içeren losyon ve kremlerin kullanılması, kırışıklıkların üzerinde değişik şekillerde etki gösterir:

•  Kırışıklıkların ortaya çıkmasını yavaşlatan UVA ve UVB filtreleri içeren kremler ile A, C ve E gibi vitaminleri içeren anti-oksidan kremler yararlı sonuç verebilir. Hücre yaşlanmasına neden olan serbest radikalleri elimine eder.
•  Eksfoliyan özellikli kremler, ölü hücreleri temizleyerek yeni hücre üretimini teşvik eder. Bunun için, doğal meyve asitlerini içeren köpük veya kremlerden yararlanılabilir.
•  Retinoidler, hücrelerin yeniden yapılanmasını harekete geçirerek kolajen üretimini artırır. Bu yolla, kırşıklıkların derinliğini ve hacmini azaltır.

Bakım ürünlerinin düzenli kullanılması kırşıklıkların ortaya çıkmasını geciktirir. Kırışıklar ortaya çıktıktan sonra, ameliyat gerektirmeyen tıbbi tekniklerle tedavi edilmeleri mümkündür.

cilt lekeleri

CİLT LEKELERİ, ÇİLLER VE DAMARSAL TIKANIKLIKLARIN TEDAVİSİ

Kaç tedavi seansı gerekir?
Gerekli tedavi sayısı eindikasyona bağlı olarak değişir. Yaşlı ya da güneş ışığından zarar görmüş olan deride, lezyonun tipine bağlı olarak ardışık 2-5 seans gerekir. Tipik bir tedavi şeması, baslangıç tedavisini takiben 3 haftalık aralıklarla 2-4 seansdan ibarettir. Dövme, akne, nedbe dokuları, vasküler ve pigmentli lezyonlar normal olarak, lezyona ve şiddetine bağlı olarak, 1 -6 seans gerektirir.

Kimler tedavi edilebilir?
Tüm deri tiplerinde, her iki cinsiyette, herhangi bir yaşta olan ve yaşa ya da güneşe bağlı olarak derisi I-IV derece arasında yıpranmış olan ya da epilasyon isteyen hastalara tedavi verilebilir. Vasküler ve pigmentli lezyonlar, akne ve dövmeler de başarıyla tedavi edilebilir.

cilt kanseri

Cilt kanserleri kolayca görülme olanağı olduğu için erken teşhis edilebilir. Gerek bu durum ve gerekse de tümörün karakteri nedeniyle cilt kanserleri tedavide başarılı sonuçlar veren kanser türleri arasındadır.

Eğer cildinizde daha önceden bulunan bir ben veya benzeri kitlede değişiklik fark ederseniz veya iyileşmeden uzun süre kalan bir yara oluşursa tercihan deri hastalıkları uzmanı bir doktora basvurun.

Cilt kanserlerinin oluşumunda genetik yatkınlık (açık renk cilt, mavi göz, sarı veya kızıl saç ), kimyasal kirlilik ve röntgen ışınları etkisi de rol oynamakla beraber , yüzde 90′ından fazlası, sürekli olarak güneşin ultraviyole (UV ) ışınlarına maruz kalan bölgelerde olur.

Cilt kanserleri hücre karakterlerine göre, farklı isimler alır.

Bazal Hücreli Karsinom

Belirtileri :

Yüzde, kulakta veya boyunda inci gibi kabarıklıklar.

Göğüste veya sırtta düz, ten rengi, kahverengi lekeler.

Ağrısız bir şişlik veya düz bir yara oluşur. Bu yara veya şişlik birkaç ay sonra açık yara haline gelir, yavaş yavaş büyür ve hiç bir zaman iyileşmez.

Bazal hücreli karsinom lokal bir tümör olarak kalır. Tıbbi müdahale yapılmazsa çevre dokulara ve derindeki organlara yayılabilir.

Tedavi:
Teşhis tümörden yapılan biyopsi ile konur. Tedavi, kanserin büyüklüğü, derinliği ve bulunduğu yere bağlı olarak değişir. Kazıma, koterizasyon (elektrikle yakma), cerrahi çıkarma, radyoterapi (röntgen ışını vermek) kullanılan yöntemlerdir.

Tedavi sonrasında nüksler (tekrarlama) açısından düzenli kontrol yapılmalıdır.

Skuamöz Hücreli Karsinom

Belirtileri :

Yüzde, kulaklarda, boyunda, el veya kollarda sert kırmızı kabarık veya düz ( yassı) yara

Derinin üst tabakası olan epidermis tabakasının orta bölümünden kaynaklanır. Kötü huyludur. Lenf düğümleri, iç organlar başta olmak üzere başka yerlere atlayabilir. Tümör başlangıçta ağrısızdır. Yara haline gelip hiç iyileşemeyecek duruma girerse ağrı olabilir.

Normal bir ciltte bir yara veya yanık ya da kronik bir iltihap alanında başlayabilir. Oluşumunda güneş önemli faktördür. En büyük sıklıkla devamlı olarak güneş ışığına maruz kalan yerlerde olur. Genetik yatkınlık vardır. En çok 50 yaşından sonra başlar.

Tedavi :
Teşhis için lezyondan biyopsi yapılır. Erken tedavi edilirse iyileşme oranı yüzde 95′dir. Tekrarlamalar açısından düzenli kontrol gerekir. Güneş ışığından korunmalıdır.

Habis Melanom

En ölümcül fakat en az görülen cilt kanseridir. Yüzde 70 kadarı normal ciltte oluşur. Yüzde 30′u daha önceden mevcut bir benin aniden değişmesiyle ( renk ve büyüklük değişikliği, kaşıntı, ağrı, kanama, şişme gibi) oluşur.

Belirtileri :

İlk olarak çevredeki dokuya yayılır. Yüzeyel yayılımdan çok derinliği önemlidir.Yüzeyel safhada yakalanırsa iyileşme olasılığı fazladır.

Tedavi edilmezse cildin diğer bölgelerine, lenf düğümlerine, iç organlara atlar.

Melanomun en büyük nedeninin güneş ışığı olduğu düşünülmektedir. Açık renk cilt daha duyarlıdır.

Erken safhada derhal tedavi etmek vakaların yüzde 85′inde iyileşme sağlar.Tümör derine indikçe tedavide başarı yüzde 30 gibi oranlara düşer.

Tedavi :
Tümörün cerrahi olarak çevresindeki büyük bir cilt bölümüyle çıkarılması ve ayrıca o kısımla bağlantılı lenf düğümlerinin de çıkarılması gerekir. Diğer tedavi yöntemleri arasında kemoterapi (kanserin ilaçla tedavisi) ve immünoterapi (bağışılık tedavisi) bulunur. Tedavi sonrası düzenli takip ihmal edilmemelidir.

Kaposi Sarkomu

Kaposi sarkomu, lösemi ve lenfoma gibi diğer kanserlerle birlikte görülen habis bir durumdur. AIDS hastalarında da sık görülür. Hızlı ve yavaş gelişen türleri vardır. Hızlı gelişen türünde cildin herhangi bir yerinde kırmızı mor nodüller(kabartılar) vardır. Yavaş gelişen tipde ayak parmağı veya bacakta koyu mavi veya mor-kahverengi şişlikler görülür. Lenf düğümlerine ve iç organlara atlayabilir.

Tedavi :
Biyopsi ile teşhis konduktan sonra radyoterapi ve kemoterapi yapılır.

guzelbayan.bloggum.com'daki yazılar yalnızca bilgi verme amaçlıdır, doktor uyarısı ya da önerisi yerine geçmez.