Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

guzellik,cilt bakımı,diyet,zayıflama,kilo verme,moda

guzellik,cilt bakımı,diyet,zayıflama,kilo verme,moda,2009 moda,2009 kış modası,2009 moda trendleri

Ana sayfa | Yazılar | Resimler | Videolar
4 tane "baş ağrısı" etiketli yazı bulundu "baş ağrısı" tagli diger ogeler resimler, videolar

Miğren

Her kesim, meslek ve yaş grubunda görülebilen migren, dünyada 10 kişiden birini esir alıyor. Daha çok kadınları seven bu şiddetli ağrılar, bazen üç gün sürebiliyor. Çarelerinden biri ise seks gibi adrenalin salgılatacak herhangi bir fiziksel egzersiz.

Uzmanlar migrenle başa çıkmak için öncelikle bu hastalığı çok iyi tanımak gerektiğini belirtiyor. Ancak migreni tanımak için de kişinin kendini iyi tanıması ilk şart olarak öne sürülüyor. Çünkü migren hastalığı ve seyri, kişiye göre değişiyor.
Bir başka deyişle herkesin migreni, tıpkı parmak izi gibi kendine özgü. Bu hastalığın nedenleri de herkeste çok farklı olabiliyor. Kiminin migreni çok uzun süre uyuduğu zaman ortaya çıkıyor, kimininki egzersizde aşırıya kaçtığı zaman.

Tabii hafifletme, geçirme yöntemleri de buna göre değişiyor. Bazıları karanlık bir odada uzanarak ağrıyı hafifletebiliyor, bazıları deliler gibi spor yaparak, migren krizini ağırlaşmadan atlatabiliyor.

Migren ağrısı genellikle normal bir baş ağrısı gibi başlayabilir ve şiddeti gittikçe artabilir. Bir süre sonra zonklayıcı, çok kötü bir ağrı halini alabilir. Hareket etmek, ışık veya gürültü, ağrıyı şiddetlendirebilir. Genellikle başın tek bir tarafı ağrır. Zaman zaman da bütün başın ağrıdığı görülür. Bazı insanlar migren krizi sırasında kafalarının patlayacakmış gibi olduğunu hissettiklerini söyler.

Kafatasının bir bölümü başka bir nedenle açılan bir kadın, hastanede geçirdiği migren atağı sırasında gözlemlenmiş. Kadının beyni, sanki içerden itiliyormuşçasına dışarı doğru uzamış. Atağın en üst noktasında, beyin tıpkı bir kalp gibi atmayı bırakmış ve kadın hemen ardından kusmuş, sonra da uyumuş. Bu arada gerilmiş beyin de eski normal haline dönmüş.

Migreni başlatan faktörler arasında stres, alkol, çikolata gibi yiyecekler, hormonlar ve fiziksel sorunların yanı sıra, çok ya da az uyumak da bulunuyor. Migren öncesi yaşanan belirtilere, şöyle üstünkörü bir tanımla, halüsinasyonlar da denebilir. Bunlar, duyuların herhangi birini etkileyebilir; görme, koku, duyma, tat alma veya dokunma ya da bilinç halinde bir farklılık olarak da kendini gösterebilir.

Bazı insanlar bunları sadece görsel olarak yaşar; bazılarında ise gerçeklik duygusu sarsıntıya uğrar. Bunlar o kadar rahatsız edici olabilir ki, insanların çoğu bu yakınmalarından sözetmekten hoşlanmaz. Bu yüzden de sanıldığından daha da yaygın olabilirler.

Serotonin

Migren ağrısını geçirebilen ilaçların çoğunluğu, aynı zamanda, serotonin düzeyini de etkileyen ilaçlar. Serotonin, beyne mesaj ileten bir kimyasaldır. Beyinde serotonin kimyasalı salındığında kan damarları kasılır, yani daralır. Ama serotonin düzeyi düştükçe, damarlar da geniş ler.

Migren atağından önce serotonin düzeyi yüksek olur, atak geçtikten sonra da düşük olur. Açlık, yorgunluk, stres, yemek, ışık ve ilaçlar, hepsi serotonin düzeyini etkiler. Serotonin düzeyini düşürenler, stres ve düşük kan şekeriyken, yükseltenler de oksijen, kusma, içinde ‘amin’ler bulunan gıdalar; örneğin peynir, çikolata ve portakal, mandalina, bir de içinde ‘tryptophan’adındaki amino asit bulunan gıdalar, örneğin süt ve hindi etidir.

Bunun dışında serotonin düzeyini, çeşitli hormonlar da etkiler. Örneğin kadınlık hormonu östrojende bir artış, serotonin düzeyinde de bir artışa neden olur. Ama tam tersine, kadınların adet görmeleri sırasında, östrojen hormonlarında düşüş olması, serotonin düzeyini de düşürür ve bu durum, kan damarlarının genişlemesi sonucu, kadınlarda migren başlamasına neden olabilir.

Ne Yapmalısınız?

Çok su için, bardak bardak.

Şekerli çay veya kahve için. Kafein kan damarlarınızı daraltacak, şeker de enerji verecektir.

Ellerinizin sıcak olduğunu hayal edin veya kafanızda diğer gevşeme yöntemlerini canlandırın.

Karanlık ve sessiz bir odada uzanın, dinlenin.

Hadi, egzersiz zamanı… Ya zıp zıp zıplayın, ya da seks yapın.

Açık havaya çıkın, özellikle sıcak ve boğucu bir odada iseniz. Bazen açık havada yürümek migreni tamamen kesebilir.

Ilık bir banyo alın ya de ellerinizi sıcak suya sokun.

Başınıza, ensenize ve omuzlarınıza masaj yapın veya akupressure noktalarına basınç uygulayın.

Planlarınızı değiştirin. Randevunuz varsa erteleyin.

B3 vitamini alın. Buna niasin veya niasinamid de derler. Ama dikkat edin, bu madde, kan damarlarını genişletir ve bu yüzden migrenin tam ortasında alırsanız, ağrıyı daha da şiddetlendirebilir.

Aromaterapi deneyin, örneğin kokulu yağlarla masaj yapın. Eğer deneyimli bir aromaterapiste danışabilirseniz, şakaklarınıza masaj yapmanız için size uygun kokulu bir yağ önerebilir.

Migrene Neden Olan Yiyecekler

Çikolata, kakao, alkol, füme et, salam, sosis, tuzlama ve füme balık, av eti, fasulye, bezelye, soğan, zeytin, sütlü çikolata, sıcak mayalı ekmek, peynirli kraker veya ekmek, dil peyniri, avakado, incir, erik, kuru üzüm, çikolatalı dondurma ve pastalar.

sinüzit ve tedavisi 1

Sinüsler

Burun boşluğu çevresinde yüz kemikleri içerisinde yerleşmiş hava dolu boşluklardır. Burun fizyolojisine yardımcı olurlar. Bu sinüslerin bazıları doğumda varolmasına karşın bir kısmı da çocukluk çağında belirginleşirler. Bu sinüsler maksiller, etmoid, frontal ve sfenoid sinüs olmak üzere gruplar oluştururlar.

 

  Normal Sinüs Bilgisayarlı Tomografisi (BT)

  -Resimlere tıklayın-

Sinüzitler: Sinüzit, burun boşluğu çevresindeki sinüs denilen havalı boşlukların infeksiyonudur. Kısa süreli gelişen infeksiyonlara akut sinüzit; tekrar eden ve 3 aydan fazla süren infeksiyonlara kronik sinüzit adı verilmektedir. Akut sinüzitler bir üst solunum yolları infeksiyonu gibi davranıp benzer şekilde tedavi edilirken, kronik sinüzitlerde ilaç tedavisinin yanında cerrahi tedaviler de kullanılmaktadır.

Tanı: Hastalığın hikayesi, burun endoskopik muayenesi ve radyolojik araştırmalarla tanı konulur. Radyolojik incelemede Bilgisayarlı Tomografi (BT) en yararlı tekniktir.

 Normal ve Kronik Sinüzit Tomografileri -Resime tıklayın-

Bulguları: Baş-yüz ağrısı, burun tıkanıklığı, öksürük, halsizlik ve burun akıntısı gibi kuvvetli geçirilen bir nezleye benzer şikayetler bulunur.

İlaç Tedavisi: Akut ve bazı kronik sinüzitlerde 10-14 günlük bir uygun antibiyotik tedavisi ve burun içerisindeki şişlikleri gidermeye yönelik bazı ilaçlar kullanılır. Kronik sinüzit tedavisinde sebep olan etmene yönelik cerrahi tedavi en uygunudur. Sadece ilaç tedavisi faydalı olmayacaktır

şiddetli baş ağrısı

Baş bedenin küçük bir parçasını oluşturmasına karşın, çok sayıda organı kapsayan bir kısımda bir çok önemli hastalığın ortaya çıkması oldukça doğaldır. Bu hastalıklar arasında en yaygın olarak görülnei, zararsız olduğu ölçüde rahatsız edici olan baş ağrısıdır. Kafatası kemikleri ve beyin dokusu ağrıya karşı duyarlı olmamakla birlikte, beyin zarı ve kan damarları duyarlıdır. Menenjit sırasında görülen baş ağrısının nedeni beyin zarının iltihaplanmasıdır. Beyin zarının gerilmesine yol açan basınç artışının nedeni bir tümör, beyin kanaması ya dabir beyin apnesi, vb. olabilir. Bu nedenle baş ağrısıbaşın herhangi bir kısmında duyulabilir.

Yataktan kalktıktan hemen sonra bir baş ağrısı başlayabilir, ve bazen mide bulantısı olmaksızın ani kusma ile birlikte sürebilir. Kafatası boşluğu içinde bulunan kan damarlarının genişlemesi, kalbin atışları ile birlikte kendini duyuran zonklama niteliğinde bir baş ağrısına neden olabilir. Bu durum genellikle yüksek ateşle başlar ve aşırı ölçüde alkol alınmasından sonra (akşamdan kalma) , yüksek tansiyon ve bazı ilaçların kullanılması nedeniyle kendini gösterir.

Acele Etmeden Kilo Verin

Acele Etmeden Kilo VerinAcele Etmeden Kilo Verin

Diyet yaparken asla öğün atlamayın, diyetinizi sağlık sorunlarınız varsa buna göre düzenleyin ve en önemlisi kilo vermek için acele etmeyin…

Sişmanlık, vücutta fazla miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan bir sağlık sorunu olarak kabul ediliyor.

Hisar Intercontinental Hospital’den Diyetisyen Canan Özal Kuzum, ”Şişmanlık, aşırı beslenme, yetersiz aktivite, kalıtım, psikolojik sorunlar, doğum sayısı, sigarayı bırakma, alkol kullanımı gibi pek çok değişik faktöre bağlı ortaya çıkabilir. Şişmanlık tek başına olduğu gibi komplikasyonları ile de yaşam süresini kısaltan ciddi bir hastalıktır. Sağlıksız diyetler, baş ağrısı, kosantrasyon bozukluğu, sinirlilik, yorgunluk, bulantı, kusma, ishal, kabızlık, safra ve böbrek taşı, tansiyon düşüklüğü, adet düzensizliği, kuru cilt, saç dökülmesi gibi sorunlara yol açar” diyor.

Diyetiniz size özel mi?
- Bireyin kilo vermeden önce kaç kilo vereceğini ve bu kiloyu ne kadar sürede verebileceğinin belirlenmesi gerekir. Kişi hiçbir zaman kısa sürede kilo kaybetmeyi planlamamalıdır. Vücudun kilo kaybı, haftada yarım veya bir kiloyu geçmemelidir.

- Kişilerin uygulayacağı standart bir diyet yoktur, her diyet kişiye özel uygulanmalıdır. Verilecek diyet kişinin beslenme alışkanlıklarına, yaşına, cinsiyetine, iş koşullarına, bazal metabolizma hızına ve sağlık problemlerine (yüksek kolesterol, tansiyon, diyabet) göre hazırlanmalıdır. Herkesin aynı diyeti yapması söz konusu olamaz. Her bireyin kişisel özellikleri farklı olacağından diyete verdiği cevap da farklı olacaktır.

Diyette öğünler azar azar ve sık tüketilecek şekilde düzenlenmeli ve öğün atlanılmamalıdır. Genelde diyet yapan bireylerin tüm gün aç kalıp metabolizmalarını zayıflattığı görülüyor.

- Diyetler genelde 3 ana ve 3 ara öğün olacak şekilde düzenlenir. Fakat ana öğünler kadar önemli olan ara öğünler her zaman ihmal edilir veya atlanır. Kan şekeri, kişi öğününü tükettikten 2-2,5 saat sonra yavaş yavaş düşmeye başlar ve böylece diyet yapan kişide açlık hissi doğar. Buradaki ara öğünlerin amacı da kan şekerinin düşmesini ve açlık hissinin önüne geçilmesini sağlamaktır. Bu nedenle ara öğünlere gereken önem verilmelidir.

Sıvıları ihmal etmeyin
- Diyet içinde her besin grubunda bulunan besinler dengeli bir şekilde dağıtılmak koşulu ile tüketilmeldir.

- Diyet sırasında en az 2-2,5 litre su içilmelidir.

- Meyve ve sebzelere diyette çok fazla önem verilmelidir. Bu besinler vitamin ve mineral açısından oldukça zengindir ve aynı zamanda posa içeriği yüksek besinlerdir. Posa içeriği yüksek besinler kabızlık probleminin tedavisine de yardımcı olur.

- Yapılan en büyük hatalardan biri de zayıflama dönemi bittikten sonraki dönemdir. Genelde kilonun korunması gereken bu dönemde, diyete başlamadan önceki, şişmanlanmaya neden olan kötü beslenme alışkanlıklarına geri dönüş yapılır. Burada yapılması gereken, sağlıklı beslenme alışkanlığının bir yaşam tarzı haline getirilmesidir.

Acele Etmeden Kilo Verin,Acele, Acele Etmeden Kilo Verin, diyet, Etmeden, kilo, kilo verme, sağlıklı kilo verme, Verin,kilo verme,diyet,zayıflama
guzelbayan.bloggum.com'daki yazılar yalnızca bilgi verme amaçlıdır, doktor uyarısı ya da önerisi yerine geçmez.