| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

guzellik,cilt bakımı,diyet,zayıflama,kilo verme,moda

guzellik,cilt bakımı,diyet,zayıflama,kilo verme,moda,2009 moda,2009 kış modası,2009 moda trendleri

Yazılar arşiv 04.2009 Other entries in 2009-04 resimler, videolar

Şarkılı evlenme teklifi

Şarkılı evlenme teklifiÖzcan Deniz, sevgilisi Fahriye Evcen'e şarkıyla evlenme teklif ediyor.


Mayıs ayında yeni albümünü piyasaya çıkaracak olan Özcan Deniz, ilginç bir fotoğraf çalışmasıyla sevenlerinin karşısına çıkacak. Yüzüne uygulanan ışık oyunlarıyla farklı bir imaja bürünen Deniz, albümünde yer alan bir şarkıyla da sevgilisi Fahriye Evcen'e evlenme teklifinde bulunuyor.

Uzun bir aradan sonra yeni albümünün çalışmalarını tamamlayan Özcan Deniz, mayıs ayında sevenleriyle buluşacak. Bu albümde fotoğrafçı Zeynel Abidin Ağgül'le birlikte ilginç bir fotoğraf çalışması gerçekleştiren ünlü sanatçının bu çok özel fotoğraflarını Hürriyet ele geçirdi. Herkesten sır gibi saklanan fotoğraflarda yüzüne uygulanan ışık oyunlarıyla farklı bir imaja bürünen Deniz, hem şarkıları hem de yeni görüntüsüyle çok ses getireceğe benziyor.
Tamamı yeni şarkılardan oluşan albümde Özcan Deniz, albüm aracılığıyla sevgilisi Fahriye Evcen'e de evlenme teklifinde bulunuyor. Rodrigo'nun gitar konçertosuna söz yazan Deniz, bu şarkıyla Evcen'e evlenme teklifinde bulunuyor. "Benimle Evlenir misin?" adlı şarkıda Fahriye Evcen'e seslenen Özcan Deniz, bu şarkıyla, "evlilik teklifinde bulundu" haberlerini de doğrulamış oldu.

İŞTE O ŞARKI

Benimle evlenir misin?
Geçmişim, karlı, buzlu yollardan geçmişim
Silmişim, yeniden yazmışım ateşlere atmışım
Küllerimden doğmuşum yeniden
Dirimine ölümle savaşmışım
Yaşlıyım, on yaşından beri yaşlıyım
Gençliğim hala ışıl ışıl kullanmadığım
Bir sandık da açılmayı bekliyor
Sen açar mısın?
Kadınım olur musun benim bu hayatta?
Öğretir misin bana tatmadığım birçok duyguyu bir tanem?
Babalık da bunların arasında
Benimle evlenir misin?
Yollarım sana çıktı benim bu hayatta
Tam da bitti dediğim yerden tekrar başladı hayat
Üstelik daha olgunum ve de başka
Benimle evlenir misin?

Gözden kaçan ayrıntı

Gözden kaçan ayrıntıAŞK-I MEMNU' dizisinin bu hafta yayınlanan bölümünde ilginç bir detay dikkat çekti. Yapımda Behlül karakterini canlandıran Kıvanç Tatlıtuğ'un cep telefonu çaldığı sırada ekranda 'amcam' yazısı çıktı. Gelen aramayla birlikte arka fonda, Batman-The Dark Knight filminde 'Joker' karakterine hayat veren Heath Ledger'ın fotoğrafı belirdi. Tatlıtuğ'un, geçen yıl hayatını kaybeden Hollywood yıldızının sıkı bir hayranı olduğunun ortaya çıkması ekran başındakilerin dikkatini çekti.

Evinde ölü bulunmuştu
GAY bir kovboyu canlandırdığı 'Brokeback Dağı' filmindeki
başarılı performansıyla Oscar'a aday gösterilen Batman'in Joker'i Heath Ledger, geçen yıl evinde ölü bulunmuştu. Ünlü aktörün, aşırı doz uyuşturucu aldığı belirlenmişti.

120 bin TL'lik dava şoku

120 bin TL'lik dava şokuEmine Ün ile 6 yıllık evliliğini geçtiğimiz ay bitiren oyuncu Emre Kınay ihanet iddiaları yüzünden zor günler geçiriyor. İsmi Başak Sayan ile aşk dedikodularına karışan Kınay “Bunu ispatlayan olursa ülkeyi terk ederim ” demişti. Bu açıklamanın ardından, Emine Ün’ün “Aldatıldınız mı” sorusuna “Bilmiyorum, sadece şüphe içindeyim” cevabı ermesi Kınay’ı kızdırdı:

“Emine açıklamalarıyla beni eninde sonunda konuşmak zorunda bırakıyor. En sinir olduğum şey yapmadığım bir şeyin bana söylenmiş olması. Bir kadın (Başak Sayan) çıktı ve benim üzerinden prim yapmaya çalışıyor. Ahlaksızlıktan prim yapılmaz. Şu an bu primi Başak’tan sonra benim üzerimden Emine yapmaya başladı. Bu iddiayla kızımız Duru’ya kötü bir arşiv bırakıyor. Boşandım, üzüntümü bile yaşayamıyorum. Aşağılık insanların böyle konuşmasından vazgeçtim, 6 yıllık eşim böyle konuşunca sinirlerim bozuluyor. Ben tiyatrodan evime evimden tiyatroya giden biriyim.”

Başak özür diledi

Kınay, Başak Sayan’la ilgili olarak da şunları söyledi: “Sayan bana TV8’de yaptığı programla ilgili röportaja gelmişti. Yaptı ve gitti. Sonra yaptığı bir röportajda ’2 yıl önce evli bir adamla birlikteydim’ diye konuşunca başıma bunlar geldi. Başak Hanım sonra beni arayıp özür diledi. Ancak Emine boşanmış kadın psikolojisiyle bunlara inandı. Beni kıskanması hala sevdiği anlamına gelir ama bunu basında kullanması hoşuma gitmiyor. Gerekirse imzaladığımız protokolü devreye sokacağım ve 120 bin TL’lik dava açacağım.”

Çağla ile Emre'ye yasak

Çağla ile Emre'ye yasakBir şampuan reklamında oynayan Çağla Şıkel ve Emre Altuğ'un boşanmaları yasakmış .

Evlendikten sonra bir şampuan reklamında gerçek hayattaki gibi evli bir çifti canlandıran Çağla Şıkle ve Emre Altuğ'un sözleşmelerinde ağır maddeler varmış. Bu maddelerden biride Çağla Şıkel ile Emre Altuğ'un boşanmayacaklarına dairmiş. Atıf Hoca ile Reklam programına katılan çift bu sözleşmenin 2 seneyi kapsadığını söylerken, Emre Altuğ '' Olsun biz ayrılsakta ayrılmasakta parayı aldık. Zaten boşanmayı biz hiç boşanmayı düşünmüyoruz' dedi. Çağla Şıkel ise 'ayrılsak da ayrılmamış taklidi yaparız' dedi.

Milliyet

Tarkan'a seve seve veririm

Tarkan'a seve seve veririmKıbrıs Kaya Artemis'te geçtiğimiz hafta sonu sahneye çıkan Serdar Ortaç, şarkılarını isteyen herkese verebileceğini söyledi.


Ajda Pekkan'a verdiği şarkıyla gurur duyduğunu söyleyen Ortaç, "Şarkının sözleri 'Ne yazık ki çerçeve değil resim arıyorum / İnan ki zorlama değil seni seviyorum' diye başlıyor. Benden beste almak çok kolay. Bestelerimi herkese seve seve veriyorum. Tarkan bile istese seve seve veririm" diye konuştu.

Kolay doğum için egzersiz

Kolay doğum için egzersizGazi Üniversitesi (GÜ) Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Erdal Zorba, egzersiz yapan kadınların daha kısa zamanda ve daha rahat doğum yaptıklarını bildirdi.

Prof. Dr. Zorba, bilinçli ve düzenli yapılması halinde egzersizin hamile kadınlar için çok yararlı olduğunu belirtti. Doğru egzersizin, kişinin isteyerek ve severek benimsediği ve yaptığı, yaparken mutlu olduğu hareketler olduğunu kaydeden Prof. Dr. Zorba, ''Ama her şeyin olduğu gibi egzersizin de azının faydasız, çoğunun da
zararlı olduğu unutulmamalı'' dedi.

Prof. Dr. Zorba, kimi anne adaylarının egzersizin düşüğe yol açacağına inandığını ifade ederek, bilinçli ve düzenli yapılması halinde böyle bir durumun söz konusu olmayacağını belirtti.Zorba, ''Hamileliğin ilk 3 ayında düşük yapma riski bazılarına göre yüzde 10 dolayındadır. İstatistikler düşüklerin yüzde 80-85'inden
genetik veya hormonal sebeplerin sorumlu olduğunu göstermiştir. Aksine araştırmalar ortaya koyuyor, hamilelik döneminde egzersiz yapan kadınlar daha kısa zamanda ve daha rahat doğum yapıyor. Egzersiz yapan hamileler daha yüksek oranda normal doğum yapıyor, bu hamilelere sezaryen uygulanması gerekmiyor''dedi.

Egzersizin anne adayının kendini zihinsel, psikolojik ve bedensel olarak daha iyi hissetmesini sağladığını ifade eden Prof. Dr. Zorba, anne adayları için en ideal aktivitenin, hijyene dikkat etmek koşuluyla, yüzme olduğunu söyledi.

Bronzlaşmak derinin hasar görmesi demektir

Bronzlaşmak derinin hasar görmesi demektirAnkara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Recep Akdur, yaz aylarının gelmesiyle beraber güneşin zararlı etkilerine karşı dikkatli olunması gerektiğini bildirdi. Prof. Dr. Akdur, bronzlaşmanın aslında derinin hasar görmesi anlamına geldiğini söyleyerek “Güneşlenmenin yararı yok zararı çoktur. Deri kanserlerinin temel nedeni güneştir” dedi.


Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Recep Akdur, ANKA'ya yaptığı açıklamada, güneşte bulunan mor ötesi ışınların deride başta yaşlanma ve kanser gelmek üzere birçok hasara neden olduğunu belirtti. Güneşten yalnızca plaj ve benzeri açık alanlarda değil her zaman korunmak gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Akdur, “Güneş deride önce bronzlaşma sonra çillenme, kalınlaşma kabalaşma ve esneklik kaybolması gibi hasarlara neden olarak cildin kısa sürede yaşlanmasına neden olur. Bundan daha da kötüsü tüm cilt kanserlerinin temel nedeni güneşe maruz kalmaktır” dedi.

-OLABİLDİĞİNCE KOYU RENKLİ VE PAMUKLU GİYİNİN-

Prof. Dr. Recep Akdur, güneşin zararlı etkilerinden korunmak için ise, yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:
"-Güneşten korunmanın kesin ve en sağlıklı yolu güneşte kalmamaktır. Bu nedenle zorunlu olmadıkça güneşte kalınmamalıdır.
-Yaz aylarında güneşin daha dik açılarla geldiği ve daha yakıcı olduğu 1000-1600 saatleri arasında gerekli olmadıkça sokağa çıkılmamalıdır.
-10.00-16.00 saatleri arasında plaj ve benzeri açık alanlara çıkılmamalı kesinlikle güneşlenilmemelidir.
-Uygun giysiler giymek güneşin zararlarından korunmak için etkili bir yoldur.
-Yaz günlerinde sokağa çıkarken geniş kenarlıklı şapka, güneş gözlüğü, kapalı elbiseler giyilmelidir. Şapka ve elbiseler; sık dokunmuş, olabildiğince koyu renkli ve pamuklu kumaştan yapılmış olmalıdır. Bilinenin aksine beyaz, açık renkli, gevşek dokulu ve keten kumaşlar iyi bir koruma yapmamaktadır. Bun nedenle bu tür giysilere güvenerek uzun süre güneşte kalınmamalıdır.

-CİLT KANSERİ GÜNEŞ KREMİ KULLANANLARDA DAHA FAZLA GÖRÜLÜYOR-

-Sokağa çıkarken elbiselerin açık bıraktığı, yüz, kulak, boyun ve benzeri yerler güneş kremi ile kremlenmelidir.
-Koruyucu olabilmesi için güneş kremlerinin en az 15 koruma faktörü (SPF) içermesi gerekir. Hiç bir güneş kremi tam koruma sağlamaz. Güneş kremine güvenerek, kesinlikle güneşin yakıcı olduğu saatlerde veya uzun süre güneşe maruz kalınmamalıdır. Cilt kanserleri, güneş kremi kullananlarda daha sık görülmektedir. Çünkü bu kişiler güneş kremine güvenerek daha uzun süre güneşte kalmaktadır.
-Gölge yerlerde iken de, yansıyan ışıklar nedeniyle, güneşe maruz kalındığı ve güneşin zarar verdiği unutulmamalıdır
-Çocuklar güneşe daha duyarlıdır. Güneşten korumak için çocuklara daha büyük özen gösterilmelidir.
-Güneş açık tenlilere daha çok zarar verir. Açık tenli kişilerin güneşten korunmak için daha çok dikkat etmesi gerekir.
-Kişiler, düzenli ve dikkatli olarak cildini kontrol ederek; renk değişikliği, ben oluşması, benlerde büyüme, yüksekliğinde artma, kanama, gibi değişiklikler gördüğünde ihmal etmemeli, mutlaka doktora kontrol olmalıdır."

Ağız kokusuna çözüm

Ağız kokusunun sebep olduğu sıkıntılar artık bitiyor. Çare bulundu. İşte çözüm.

Yaygın bir sorun
Ağız kokusu oldukça yaygın bir sorun, aynı zamanda sosyal bir incinme sebebi. Psikolojik sorunları beraberinde getiriyor. Ağız kokusunun sebep olduğu sosyal problemler biyolojik problemlerden daha fazla. Hatta eğer ağız kokusu sosyal bir problem yaratmasaydı belkide bir hastalık olarak görülmeyecek, tedavisi için emek ve gayret sarfedilmeyecekti.
Başka hastalıkların habercisi olabilir
Ağızdaki çirkin kokuya kısaca ağız kokusu veya halitosis denir. Ağız kokusunu bir hastalık olarak tanımlamak zor. Ancak ağız kokusu çok önemli hastalıkların işaretçisi de olabilir.
Ağız kokusu pek çok kişide sık rastlanan bir durum

• Sağlıklı kişilerde dahi özellikle sabah uyanıldığında çirkin bir koku olabiliyor. Anormal ağız kokusunun, sebep olduğu sosyal problemler yanında biyolojik problemlere de neden olabilir.
• Ağız kokusunda altta yatan sebep, çoğunlukla dil çıkıntıları arasına yerleşen bakterilerin oluşturduğu uçucu sülfür bileşikleri.
• Kötü ağız kokulu bireylerde bu miktarlar çok daha yüksek. Ağızda yerleşmiş olan bu bakteriler ağız kokusunun oluşmasında önemli rol oynar. Özellikle dilin en arka bölgesinde yerleşen mikroplar daha fazla koku yapar.
Üç çeşit ağız kokusu var

Normal ağız kokusu
• Her sağlıklı birey sabah uyandığında sindirim kanalında biriken gazlar veya dil sırtında çoğalan bakterilerin oluşturduğu uçucu sülfür bileşikleri sebebiyle ağız kokusu duyabilir.
• Özellikle proteinden zengin yiyecekler (et, balık, yumurta) daha fazla ağız kokusuna neden olmaktadır. Dil sırtını fırçalamak ve sürekli olmamak şartıyla klorheksidin veya çinko içeren ağız gargaraları kullanmak ve sakız çiğnemek bu durumu azaltabilir.
Anormal ağız kokusu
• Ağız kokusu olan hastalar diş hekimine ağız kokusu şikâyetiyle müracaat etmeyebilir. Ağızlarındaki çirkin kokunun ya farkında değil ya da tolere etmektedirler. Bu hastaların ancak yüzde 25'i diş hekimine müracaat eder.
• Diş hekiminin uyarısı ile tedavi edilirler. Bazı hastalarda ise kendisinin değil, yakınlarının tespiti söz konusudur. Anormal ağız kokusu ağız içi veya ağız dışı kaynaklı olabilir.
Psikosomatik ağız kokusu
• Böyle hastalarda yakınma olmasına rağmen aslında gerçek bir anormal ağız kokusu yoktur.
Çözümsüz değilsiniz

1-Dişlerinizi ve dişetlerinizi koruyun
Diş çürükleri, diş eti iltihapları ağız kokusunun önemli nedenlerindendir. Ağız içi herhangi bir enfeksiyon bakteri üremesini artıracağı için daima ağız kokusuna neden olur. Bu nedenle diş hekimizin önerilerini mutlaka dinlemelisiniz.
2-Ağızda var olan protez ve köprüleri kontrol ettirin
Ağız içinde var olan eskimiş köprü ve protezle zamanla gıda birikmesine yol açacağından kötü kokulara neden olabilir. Bu durumlarda yenilenmesi gerekenleri değiştirmeli, eksik olan dişlerin yerleri için gerekli tedavileri yaptırmalısınız.
Yiyeceklerde tarçın kullanın

3-Tarçın kullanın
İçeceklerinizde ve uygun yiyeceklerinizde tarçın kullanabilirsiniz. Tarçın ağız içi bakterilerle mücadelede önemli bir silahtır. Eğer varsa tarçınlı şekersiz sakızlar da uygun bir öneri olabilir.
4-Daha fazla su için
Özellikle yaşla artan vücut kuruması pek çok yönden dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Çok su içmek onlarca diğer yararının yanında dilinizin kurumasını da önleyerek ağız kokusu ile mücadelede önemli bir silah olarak kullanılabilir. Su ağız içindeki bakterilerin minimumda tutulması için direk yardımcıdır. Ayrıca tükürük salgısını artırarak da yardımcı olur.
5-Asla burnunuz tıkalı uyumayın
Sinüzit gibi hava yolu rahatsızlıkları ve burun tıkanmasına neden olan diğer durumlar geceleri ağızdan nefes almamıza neden olur. Bu durum ağzı ve boğazı kurutarak bakterilerin üremesi için ideal bir ortam oluşturur. Azalan tükürük salgısı durumu daha kötü hale getirir. Bu nedenle kesinlikle burnunuz tıkalı uyumamalısınız.
Şekere dikkat!

7-Basit şeker tüketiminizi azaltın
Beyaz un, beyaz şeker, glukoz/fruktoz şurubu ile tatlandırılmış tüm hazır gıdalar ağız içindeki bakteriler için inanılmaz bir hazinedir. Bu tür şekerleri çok kolay kullanarak hızla çoğalırlar. Basit şekerler (atıştırmalık tüm şekerli gıdalarda olduğu gibi) diş çürüklerine neden olur ve ağız sağlığını büyük bir süratle bozarlar. Bu nedenle basit şeker tüketiminizi azaltmalısınız. Bu da su içmek gibi size onlarca yararın yanında ağız kokunuzun azalmasına da yardım edecektir.
8-Lokmaları iyi çiğneyin
Bu sayede yiyeceklerle tükürük salgısı iyice karışır ve ağızda yemek parçası kalma olasılığı düşer. Daha çok çiğneme hareketi daha çok bakterinin yerinden koparak mideye gitmesine yardımcı olur.
9-Diş ipi kullanın
Diş ipi sayesinde fırçanın çıkaramadığı yerlerdeki bakteri ve yemek artıklarını sökebilirsiniz. Özellikle diş gövdeleri arasındaki dar bölgelerde biriken yemek artıkları hızlı bakteri çoğalmasına neden olabilir.
10-Sigara içmeyin
Sigara içmek ağız kuruluğuna neden olduğundan ağız kokusuna sebep olur. Ayrıca diğer bir ağız kokusu nedeni olan diş eti hastalıklarına da zemin hazırlar.

Bebeklere Su Verilmeli mi

Bebekler Su İçmeli mi

Bebekler Su İçmeli mi

ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslenen bebeğin, çok sıcak günlerde bile suya ihtiyacı yoktur. Çünkü, tüm gıda ve sıvı gereksinimini anne sütünden karşılar.

Ayrıca, anne sütü dışında herhangi bir sıvıyla midesini gereksiz yere işgal etmek , ne kadar hijyene dikkat edilse de mikrop kapmasına neden olmak istemeyiz. Elbette, emziren anne kendisi bol bol sıvı almaya dikkat etmelidir.

Balık Pilaki Diyet Yemeği

 
Balık Pilaki

Balık hep sıcak yenir diye bir alışkanlığımız var. Oysa ki yaz günlerinde balığı soğuk da yiyebiliriz. Tarifini vereceğimiz balık pilaki, hem sindirimi kolay hem de lezzetli bir yemek. Özellikle Ege Bölgesinde çok tüketilen bu yemek, Egelilerin nasıl bu kadar genç ve sağlıklı kalabildiğinin anlamamız için yeterli.


Malzemeler,
1 kilo beyaz etli balık ( palamut, lüfer, levrek, istavrit olabilir.)
4 adet orta boy soğan
4 adet orta boy domates
5 adet sarımsak
1 demet maydonoz
1 çay bardağı zeytinyağı
1 limon
5-6 adet defne yaprağı
1 su bardağı su
Tuz
Bir avuç tane karabiber

Yapılışı,
1. Büyük balıklardan kılçıksız fileto çıkarıp büyük parçalar halinde kesin.
2. Soğanları salata soğanı gibi halka doğrayıp tavaya koyun. (isterseniz taze soğan kullanın.)
3. Yağda soğanları hafif öldürün.
4. Domatesin kabuklarını soyup, fındık büyüklüğüne doğrayın ve soğana ilave edin.
5. Maydonozu yıkayıp ince ince kıydıktan sonra tuz ve kara biberle beraber tavaya ekleyin.
6. Tavadaki malzemeleri bir iki kez karıştırın.
7. Sarımsakları soyup küçük küçük doğrayarak karışıma koyun.
8. Yayvan bir kaba bu sosun yarısını koyup balıkları yerleştirin.
9. Sosun kalan kısmını balıkları tamamen örtecek şekilde üstüne dökün.
10. Aralara 5-6 adet defne yaprağı koyun.
11. Üzerine 1 su bardağı suyu ve limon dilimlerini koyun.
12. Balıkları fırında ya da ocakta ağzı kapalı şekilde suyunu çekene kadar pişirin.

Dizi izle
guzelbayan.bloggum.com'daki yazılar yalnızca bilgi verme amaçlıdır, doktor uyarısı ya da önerisi yerine geçmez.