Sprey İlaçları Kullanmakta Zorluk Çekiyorum,Bunu Nasıl Aşabilirim
Bu eğitimle aşılabilir. Hekiminizin size bu ilaçların nasıl kullanıldığını bizzat anlatması, göstermesi ve size uygulatarak gözetleyip yanlışlarınızı düzeltmesi gereklidir. Sprey ilaç öncelikle çalkalanmalı, kapağı çıkarılıp oturur durumda veya ayakta iken baş bir miktar geriye doğru kaldırılmalı ve nefes verilip akciğerlerimiz boşaltıldıktan sonra ağızlık kısmı aşağıda tüp yukarıda olacak şekilde dudaklar ağızlık kısmının çevresini boşluk kalmayacak şekilde kavramalı ve tüp içinden derin, güçlü ve uzun süreli bir nefes alınmaya başlanmalıdır. Burada önemli olan nefes almaya başlar başlamaz gecikmeden ilacın serbestleştirilmesidir. Nefes alma süresinin sonuna doğru veya nefes verme sırasında yada henüz nefes alınmaya başlamadan önce ilacın serbestleştirilmesi etkisiz bir kullanım şeklidir. İlacın ağızlıktan püskürüp boğaz ve ağız duvarına çarpması sırasında nefes alma eylemi duraklatılmamalıdır. Derin nefes almanın sonucunda alınan ilaçlı hava içeride bir süre (10 sn) tutulmalı ve nefes hemen geriye verilmemelidir. Nefesi geriye verirken ateşe üfler, ıslık çalar gibi veya burundan zorlayarak vermek etkinliği artırmaktadır. Nefes alma ile ilacı serbestleştirme arasında zamanlama ve koordinasyon bir miktar beceri gerektirir. 7 yaşından itibaren çocukların bu işlemi yapabildiği gözlenmektedir.
Bir Türlü Becerip Sprey İlaçları Alamıyorum Ne Yapmalıyım?
Nefes alma ile ilacı serbestleştirme arasında zamanlama ve koordinasyon
gereğini ortadan kaldıran yardımcı spaser cihazlar (hazneler)
geliştirilmiştir. Bunlar hem kullanımı kolaylaştırırlar, hem ilacın
akciğerlere ulaşan etkin dozunu artırırlar, hem de yan etkileri
azaltırlar. Bilhassa yüksek doz sprey türü ilaç kullanılacaksa bu
yardımcı cihazların kullanılması çok daha yararlıdır. Kuru toz
inhalatör ilaç formları da bu tür sprey ilaçları kullanamayan hastalar
için iyi bir alternatif olabilir.
Nebulizör Nedir?
Nebülizör sıvı haldeki ilacı buhar haline getirip bir maske veya
ağızlık yardımıyla hastanın normal soluk alıp vermesi sırasında ilacın
solunum yollarına ulaşmasını sağlayan elektrikli küçük cihazlardır.
Bilhassa ağır kriz halinde, bebek veya küçük çocuk, yaşlı, ajite,
bilinci kapalı hastalarda bile kullanılabilirler. Cihazın çalıştırılıp
maskenin yüze geçirilmesi yeterlidir. Ayrıca ilacı almak için herhangi
bir harekete gerek yoktur.
Nebülizör veya Spaserleri Sigorta Emekli Sandığı ve Kurumlar Karşılıyor mu?
Eğer uzman hekim hastanın tedavisi için bu cihazların kullanımını
gerekli görüyorsa bir rapor ile hasta, bunları söz konusu kurumlardan
ücretsiz elde edebilir.
Astım Tedavisinde Kortizonlu İlaçlar Kullanılıyormuş, Bunların Zararı Yok mu?
Kortizon korkusu toplumda yaygındır. Kortikosteroidler bugünkü tıpta en
çok kullanılan, çok etkili ve faydalı ilaçlardır. Uygun endikasyon,
doz, zamanlama ve hekim kontrolü altında kullanıldıklarında istenmeyen
yan etkiler pek görülmez. Özellikle astımlılarda kortizonlu ilaçlar
sprey veya toz halinde solunum yoluyla verildiklerinde bu tür
istenmeyen zararlı etkiler hemen hiç görülmez ve çok güvenlidir.
Kortizonsuz Astım Tedavisi Mümkün Değil midir?
Astım havayollarının mikrobik olmayan süreğen iltihabıyla karakterize
bir hastalıktır. Tedavide temel yaklaşım bu iltihabın baskılanmasıdır.
Kortizon bu yönde en etkili ilaçların başında gelmektedir. Kortizon
dışı ilaçların etkileri ise kortizona kıyasla çok daha zayıftır. Ancak
hafif astımlılarda veya ağır olgularda kortizonla birlikte
kullanılabilirler. Bugünkü tedavi biçimine göre orta ve ağır
astımlıların tedavisinde kortizon kullanılması mutlaka gereklidir. Aksi
taktirde hastalık kontrol altına alınamaz ve hasta riske atılmış olur.
Şunu yine vurgulamak gerekir ki sprey yada toz formunda verilen
kortizon türü ilaçların korkulacak yan etkileri hemen hiç yoktur.
Ağızdan Alınan Hap Türü İlaçlarla Astım Tedavi Edilemez mi?
Hafif astım, efor astması, polen astması gibi çoğu hasta, ülkemizde de
son yıllarda kullanıma giren lökotrien antagonistleri grubu ilaçlarla
(Singulair ve Accolate) tamamen kontrol edilebilmektedir. Özellikle
çocuklarda kullanılabilir olması nedeniyle Singulair, sprey tipi
ilaçları kullanamayan popülasyonda kullanım avantajı ve hasta uyumunu
artırıcı bir üstünlüğe sahiptir. Ancak orta ve ağır astmalıların
tedavisinde bu ilaçlar tek başlarına yeterli olmazlar, ancak gerek
olduğunda diğer ilaçlarla birlikte kullanılabilirler.
Kortizonlu İğnelerin Tedavideki Yeri Nedir?
Kenakort, Diprospan gibi kortizon içeren iğneler veya Prednol,
Deltakortil gibi ilaçlar astımlı hastalar tarafından en çok suiistimal
edilen ilaçlardır. Bunlara bağlı olarak, şişmanlama, kemik erimesi,
hipertansiyon, kalp yetmezliği, hormon bozuklukları gibi bir çok yan
etkiler görülebilmekte, ayrıca kortizona bağımlılık oluşabilmektedir.
Bu tür ilaçların astımlı hastalarca -kriz sırasında hekim kontrolünde
verilmesi hariç- kullanılmaları doğru değildir.
Astım İlaçlarının Yan Etkileri Nelerdir?
Günümüzde astımın doğru tedavisi için hekim kontrolünde kullanılan
ilaçlara bağlı olarak önemli yan etkiler pek görülmez. Ancak nadir
olarak çarpıntı, titreme, kas krampları, seste boğuklaşma, idrar
yapmada güçlük, mide şikayetleri ve allerjik reaksiyonlar gibi
sorunlara rastlanabilir. Sprey tipi ilaçlar kullanıldıktan sonra bol su
ile ağız çalkalanıp boğaz gargarası yapılarak tükürülmesi önerilir.
Kalp hastalığı, tansiyon yüksekliği, karaciğer hastalığı gibi başka
hastalıklar varsa ve bunlar için de hasta ilaç kullanıyorsa astım
ilaçlarıyla etkileşme olup olmayacağı yönünden hekimine danışmalıdır.
Aşı Tedavisinin Astımdaki Yeri Nedir?
Halk arasında aşı tedavisi olarak bilinen immünoterapi asıl olarak arı
sokmalarına ve yılan zehirlenmesine karşı etkin bir tedavi biçimidir.
Tüm dünyada standart astım tedavisi protokolleri arasında yer almaz.
Çok özel koşullarda standart tedaviye cevap alınamayan hastalarda
denenebilir. Aşı tedavisi:
5 yaşından küçüklere ve 40 yaşından büyüklere uygulanmaz.
Orta ve ağır astımlılara uygulanmaz.
Sadece deri testleri ile değil aynı zamanda kanda özel Ig E tipi
antikor tayini ile antijen duyarlılığı saptanmayanlara uygulanmaz.
İki allerjenden daha fazlasına karşı duyarlılık olduğunda uygulanmaz.
Hastanın duyarlı olduğu antijeden kaçınması mümkün olduğunda uygulanmaz.
Standart tedavi maksimum olarak denenip başarısız olduğu gösterilmeden uygulanmaz.
Fakat orta ve ağır astımlılarda kullanılmaması gerektiğinden, hafif
astımlılarda ise standart tedavi hemen her zaman başarılı olduğundan
pratikte astım tedavisinde aşının yeri yoktur.
Aşı Tedavisinin Herhangi Bir Zararı Var mıdır?
Evet. Bu tedavi her yerde her hekim tarafından uygulanamaz. Hele
muayenehanelerde asla uygulanmamalıdır. Ancak yukarıda sıralanan
koşullara uyan çok az sayıda hastaya, asıl tedaviler uygulandıktan
sonra, bütün riskler göz önüne alınarak, uzmanı doktor denetiminde ve
acil durumda hastayı yaşama geri döndürmeye yönelik müdahalenin
yapılabileceği her türlü donanım ve ekipmana sahip, hastanın suni
solunum cihazına bağlanabileceği tam teşekküllü bir hastanede
denenebilir. Çünkü bu tedavi sırasında allerjik reaksiyonlar ve astım
krizi gelişip ölümcül olabilir. Bu nedenle ve etkinliğinin çok az
olması dolayısıyla, insan sağlığına gereken önemin verildiği gelişmiş
Avrupa ülkelerinin bir çoğunda astımlılara aşı yapılmaz ve bu bir
tedavi yöntemi olarak kabul edilmeyip yasaklanmıştır.
Aşı Tedavisinin Ülkemizde Bu Kadar Yaygın Olarak Kullanılmasının Sebebi Nedir?
Standart astım tedavi protokollerinde yeri olmadığı, gelişmiş Avrupa
ülkelerinin bir çoğunda yasaklandığı, etkinliğinin çok zayıf olduğu,
etki mekanizmasının bile bilinmediği ve ölümle sonuçlanan ciddi yan
etkilerinin varlığına rağmen ülkemizde ehliyetsiz ellerde, uygunsuz
koşullarda, standardize edilmemiş, üzerinde hiçbir isim, marka, doz vs
yazmayan, kimin tarafından nerede hazırlandığı ve ne içerdiği belli
olmayan solüsyonların aşı adı altında hastalara uygulanmasının tek
nedeni maalesef suiistimale açık olmasıdır. Yıllarca bir ümit uğruna
aşı olmaya devam eden hastalar vardır.

