Kulakçıklar Arası Delik Küçükse Ne Olur?Bunlar Tehlikesizmidir
Tabii ki geniş deliklerden daha aza tehlikelidirler. Fakat hem büyük hem de küçük tipte deliklerde oluşabilen diğer bir tehlikeli durum da “paradoks emboli (ters pıhtı atması)” denen durumdur. Ters pıhtı atması nedir? Toplardamar sisteminde kan akımı genelde yavaştır, ve burada küçük pıhtı kalıntıları oluşabilmektedir. Sağ kulakçık ve sağ karıncık esasında toplardamar sisteminin bir parçasıdır. Sol karıncık ve kulakçık ise atardamar sisteminin bir parçası. Atardamar ve toplardamar sistemleri direkt olarak birbiri ile ilişkili değildir arada akciğerler vardır. Normalde toplardamar sisteminde oluşan pıhtı atardamar sistemine geçemez akciğerlerde takılır ve oradaki damarları tıkar. Pıhtı oluşabilmesi için bir bölgede dolaşımın dinamik hareket yapısının bozulması gerekir, akımdaki yavaşlama da bu duruma yol açar. Toplardamar sisteminde oluşacak pıhtılar normal insanda akciğerlere giderek burada filtre edilirler. Halbuki bu hastalıkta kulakçıklar arasındaki delikten geçerek sol kuakçığa gelirler( atardamar sistemi) ve buradan da sol karıncığın pompalaması ile hayati organlara en önemlisi de beyne gidip oradaki atardamarları tıkayabilirler. Bu durumda beyin dolaşımı bozulunca beyinde bazı bölgeler zarar görebilir hatta ölebilir. Sonuçta da geçici ya da kalıcı olabilecek felçler olabileceği gibi hastanın bitkisel hayata girmesine ya da ölümüne dahi yol açabilirler.
Kalpteki diğer deliklerle birlikte Kulakçıklar Arası Delik de olabilir.
Bazı tip ASD’ler kalpde bazı diğer daha önemli anomalilerle birlikte
bulunabilirler. Mesela akciğerlerden kanı kalbe getiren damarlar
(pulmoner venler) normalde sol kulakcığa dökülürler ki, temiz oksijenle
doymuş kanı kalbe getirip vücuda dağıtılmasına katkıda bulunurlar. Bu
hastalıkla beraber akciğerden gelen toplardamarlar solyerine sağ
kulakcığa bağlanabilirler (anormal olarak). Bu duruma kısaca anormal
akciğer toplardamarı dökülmesi (anormal pulmoner venöz dönüş) denir.
Vaya diğer bir hastalık da kulakçıklararası delikle birlikte, sol
kulakçıkla sol karıncık arasındaki kapakta delik bulunmasıdır. Bu durum
da nadir bulunan doğuştan bir anormallik olarak karşımıza
çıkabilmektedir. Ya da kulakçıklararası delikle birlikte bir de
karıncıklararasında bir deliğin bulnması durumudur ki, bu durum daha
tehlikeli bir durumdur. Bunlara ilave olarak dah da nadir gözlenmekte
olan doğumsal kalp arızalarında kulakçıklararası delik eşlik
edebilmektedir. Bu tip durumlarda bu delik kalpte yaşamla bağdaşmayan
bazı durumların tabiat tarafından düzeltilerek yaşamın idame
ettirilmesine yardımcı olmaktadır.
Tedavi
Cerrahi tamir komplikasyonların daha geç görülmesi nedeniyle ilkokul
çağına dek uzatılabilir. Defekt primer veya bir yama ile kapatılır.
Kateterizasyon ile semsiye biçiminde yama ile kapatılması da mümkündür
Kulakçıklararası Delik kapatılmalımıdır? (Ameliyat gereklimidir?)
Çoğu doktor buna evet der. Son yıllarda bazı kardiyologlar bu deliğin
kapatılmasının gerğini tartışmaya açmaktadırlar fakat genel kabul gören
bir düşünce değildir. Deliğin tipi-büyüklüğü-ilave kalp
anormalliklerinin bulunup bulunmayışı operasyonun gerekliğinin ya da
zamanlamasının belirlenmesinde karar verdirecek unsurlardır.
Söyleyebileceğim son söz eğer bende bir kulakçıklararası delik olsaydı
ameliyat olmayı seçerdim.
Kulakçıklararası delik ne zaman kapatılmalıdır?
Birçok ASD’li çocukta hiçbir şikayet ve bulgu olmadığı için genellikle
okul çağında genel tarama testleri ve doktor muayenesi ile teşhis
edilirler. Bazıları ise daha geç teşhis edilirler. Ameliyat için bir
aciliyet yoktur aslında ama yine de en uygun zamanda küçük de olsa var
olan ters kan pıhtısı atması olayından uzak durmak için ameliyatla
deliğin kapatılması uygundur. Eğer ilave kalp anormallikleri ile
birlikte bu delik varsa o zaman tedavi protokolu daha acil ve daha
öncelikli hale gelmektedir. (Örneğin; akciğer toplardamarlarında döüş
anormalliği,karıncıklararası deliğin olaya iştirak etmesi, kapak
anormalliği ya da bazı ilave seyrek kalp anormallikleri.
Kulakçıklararası delik nasıl tamir edilir?
ASD’nin kapatılması tedavisi günümüzde hala tartışmalıdır. Çoğu
doktorlar tarafından kapatılmaktadır. Geleneksel olarak açık kalp
cerrahisi adı verilen ameliyat şekli ile kapatılır. Kalp akciğer
makinesi denilen cihaz kullanılarak delik direkt olarak dikilerek ya da
deliğin tipine göre uygun bir yama kullanılarak onarılır. Kullanılan
yama hastanın kendi kalp dışı zarı (direkt olarak veya Gluteraldehit
denilen bir kimyasal madde ile muamele edildikten sonra) olabildiği
gibi sentetik maddelerden üretilmiş yamalarla (ePTFE-extended Poli
Tetra Flor Etilen, veya Dakron) olabilmektedir. İlave kalp
anormallikleri varsa bunlar da usulüne uygun olarak tüm dünyaca kabul
edilmiş cerrahi yöntemlerle düzeltilirler.
Bu ameliyat hastanın göğsünün ortasındaki kaburgaları birleştiren iman tahtası kemiği (sternum) kesilerek yapılmaktadır.
Yeni cerrahi yöntemler nelerdir?
Son yıllarda cerrahi metodlarda gelişmeler olduğu gibi bazı ameliyat
dışı yöntemler de geliştirilmiştir. Hasta uyutulmadan ve kesilmeden
ameliyatsız özel kateter denen araçlarkla delik kapatılabildiği gibi
ameliyat teknikleri de ilerlemiştir. (Bkz. Minimal invaziv cerrahi)
Cerrahi sonrası görülen sorunlar nelerdir?
Kalp ameliyatlarının içerisinde en güvenlisi olarak bilinmektedir.
Fakat yine de her ameliyat sonrası olabilecek sorunlarla
karşılaşılabilmektedir (Yara infeksiyonu gibi). Bu ameliyatta ölüm
riski tüm dünyada %1 den daha azdır.
Gelecekte neler olacak?
Bu ameliyat tüm kalp ameliyatları içerisinde tedavi sonrası kalbi
normale en çok yaklaştıran ameliyattır. Hastalar yaşamlarının geri
kalanını hiç sorunsuz mükemmel sürdürebilmektedirler. Ameliyat sonrası
hiç ilaç kullanmaya gerek yoktur. Hastaların fizik kapasiteleri tamamen
normale döner.

