Huzursuz Bacak Uykusuz Bırakıyor
Uyku problemlerinin en önemli nedenlerinden biri “Huzursuz bacak sendromu”dur. Hastalar şikâyetlerini genellikle tarif edilemeyen bir huzursuzluk hali olarak tanımlar
Dekorasyonumuzun tamamlanması ve yeni sistemlerimizin devreye girmesinden sonra Nöroloğumuz Dr. Dilara Nuzumlalı’nın odası benim odamın hemen yanına geldi. Ben İntermed’e sabahın erken saatlerinde geldiğimden, odasına geçerken onu kolayca yakalıyorum ve sık sık sohbet edebiliyoruz artık. Uyku üzerine konuşuyorduk, söz “huzursuz bacak sendromu”na geldi. Pek önemsenmeyen, ama bazen ciddi huzursuzluklara yol açan bu durumu, Nörolog Dr. Dilara Nuzumlalı’dan dinleyelim:
Yakınmalar gece artar
İyi bir gece uykusu sağlıklı bir yaşam için büyük önem taşır. Uyku
problemlerine yol açan pek çok neden vardır. Bunlardan biri de
“Huzursuz bacak sendromu”dur.
Uyanıklıkta ve özellikle de istirahat sırasında ortaya çıkan bu durum,
uykuya dalmanın uzamasına ve / veya gece içinde de ortaya çıkarak
uykunun sürdürülmesinde zorluğa yol açar. Gün içinde kişinin herhangi
bir aktivitede bulunmadığı dönemlerde de ortaya çıkabilir. Bu tabloda;
kişi bacaklarındaki huzursuzluk ve rahatsızlık hissi nedeniyle karşı
konulması mümkün olamayacak şekilde bacaklarını hareket ettirme
ihtiyacı içindedir. Yakınmalar geceleri daha da belirginleşir, kişinin
yeterince dinlenmesi ve uyuması imkânsız hale gelir.
Kolları da etkileyebilir
Hastalar yakınmalarını genellikle adlandırılamayan bir huzursuzluk
ve hareketsiz duramama hali olarak tanımlar. Ayrıca ağrı, sızlama,
yanma, kramp, kaşıntı, uyuşma, gerilme, sıçrama hissi diye
tanımlayanlar da olur. Şikâyetleri azaltmak için yürümek, bacaklarını
hareket ettirmek ya da germek gibi çözümler üretirler.
Hastalık sadece bacakları değil, kolları da etkileyebilir. Tüm bu
yakınmalar kişinin gece uykusunu bozar, gün içinde sosyal yaşamını, iş
düzenini etkileyebilecek düzeyde problemlere yol açar.
Huzursuz bacak sendromu, erken yaşlarda başlamakla birlikte, tanı
genellikle, 50 yaş civarında konulur. Nüfusun yüzde 5-15’inde
görüldüğü tahmin edilmektedir.
Anne ya da babasında bu yakınmaların olduğu kişilerde ve kadınlarda daha sık görülür. Yani genetik geçiş söz konusudur.
Nedeni konusunda bildiklerimiz
Eğer huzursuz bacak sendromu bulgularınız varsa, bunun sebepleri
araştırılmalı, demir eksikliği, diyabet, böbrek hastalıkları, romatoid
artrit, çevresel sinirlerle ilgili anormallikler dışlanmalıdır.
Hastalığın gebelik döneminde başlayabileceği de unutulmamalıdır.
Kafein, alkol ve antidepresan ilaçların da bu tabloyla ilişkili
olabileceği akılda tutulmalıdır. Hastalığın nedeni tam olarak
bilinmemesine rağmen, dopamin ile ilişkili mekanizmalar üzerinde
durulmaktadır. Bu mekanizmada demirin de rol oynadığı ileri
sürülmektedir. Aynı ailede, birden fazla jenerasyonda bu hastalığın
tanımlanması, genetik yani kalıtımsal faktörlerin de rolü bulunduğunu
göstermektedir.
Tanı nasıl konulabilir?
Doktorunuz, sizin tanımlayacağınız yakınmalarınız, geçmişte
geçirdiğiniz sağlık problemleriniz, muayene bulgularınız ve ailenizin
sağlık problemleri ile ilgili bilgileri bir araya getirerek tanınızı
koyacaktır. Hastadan alınacak bilgi tanıda en önemli noktadır. Hastanın
eşinden ya da yakınlarından uyku periyodu ile ilgili bilgiler
edinilebilir. Polisomnografi dediğimiz uyku tetkiki de tanıda
yardımcıdır.
Nasıl tedavi edilir?
Başvuracağınız nörolog tarafından size değişik ilaç tedavileri
önerilebilir, bu nedenle bu tip şikayetleriniz varsa öncelikle bu
durumu doktorunuzla görüşmenizde yarar vardır.
Önleyici tedbirler alabilir miyim?
Huzursuz bacak sendromunu önlemek pek mümkün değildir, ancak kafein, alkol ve sigara kullanımından kaçınmak yararlı olabilir.
Egzersiz yapmak, rahat bir uyku ortamı oluşturmak, masaj ve uyku öncesi
ılık bir banyo, stresimizi azaltabilen gevşeme yöntemlerinin
uygulanması (meditasyon, yoga gibi) yardımcı olabilmektedir.
Bacaklarınızı hareket ettirme ihtiyacı duyduğunuzda bunu baskılamaya,
bununla savaşmaya çalışmayın. Baskılamaya çalışırsanız, bu sadece
şikâyetlerinizin artmasına yol açar.
Eğer huzursuz bacak sendromunuz varsa, bununla yaşamayı öğrenmeniz
gerekebilir, her ne kadar tıbbi tedavilerden olumlu sonuç alınabilse
de, bu durum yaşam boyu süren bir tablo da olabilir.
İş yerinizdeki arkadaşlarınızla ve ailenizle bu durumu konuşmalısınız ve onların sizi daha iyi anlamalarını sağlamalısınız.

