gıda zehirlenmesi
Gıda zehirlenmesi
Sık sık rastlanan gıda zehirlenmesinin ptomain denilen maddelerden
ileri geldiği, bu terimi 1870 yılında ilk kez kullanan İtalyan
toksikoloğu SPELMİ’den beri söylenegelmiştir. Ptomain proteinin
bakteriyel ayrışmasından ileri gelen zehirli bir ürün olarak kabul
edilerek gıda zehirlenmesi kokuşma ile birleştirilmek istenmiştir.
Şimdi ise ptomain zehirlenmesi anlamının yanlış olduğu ileri
sürülmektedir. Gerçekten, limburger peynirinde birçok kokuşma
bakterileri bulunup proteinler çok ileri giden kokuşmaya maruz
kalmışlardır. Buna rağmen bu peyniri yiyenler hiç bir şey olmazlar.
Bundan başka ptomain zehirlenmesini yapan olarak kabul edilen birçok
organizmalar bağırsaklarımızda bulunmaktadır. Bu organizmalar gıdalarda
meydana getirdikleri protein parçalanma ürünlerini belki de aynen
bağırsaklarımızda yapmaktadırlar. Onun için ptomain zehirlenmesi bir
gerçek olsaydı sık sık hastalanmamız gerekirdi. Yine de gıda
zehirlenmesinin ptomainlerden ileri geldiği özerinde ısrar edenler
vardır. Nedenleri çok iyi bilinen gıda zehirlenmesi şekillerini şu dört
sınıfa ayırabiliriz:
1. Kimyasal zehirlerden ileri gelenzehirlenme,
2. Zehirli bitki veya hayvanlardan ileri gelen zehirlenme,
3. Bakteriler tarafından yapılan toksinlerden ileri gelen zehirlenme,
4. Protozoa, bağırsak kurtları ve nematodların sebep oldukları hastalıklar.
1. Kimyasal Maddelerle Zehirlenme
Metallerin çoğu bir dereceye kadar çözünür olduklarından, metalik
kaplarla temasta olan gıdalar bu metallerle bulaşırlar. Bununla
birlikte, mutfak levazımatında kullanılan metallerin çoğu demir, çelik,
alüminyum ve kalay zehirli değillerdir.
Bakır elementi beslenme bakımından gerekli ise de bakırın bazı tuzları
zehirlidir. Onun için bakır kaplarda yemek pişirilmesi veya saklanması
doğru görülmemektedir.
Düşük kaliteli emaye kaplar bazen zehirli metallerden antimon ihtiva ederler. Çinko ve civa da zehirlidir.
2. Zehirli Bitki ve Hayvanlar
İnsanlar için zehirli bazı bitki ve hayvanlar vardır. Nadir olmakla
birlikte bazı yerlerde, senenin bazı mevsimlerinde çıkarılan
midyelerden zehirlenmeler görülmüştür. Bazı mantarların da zehirli
olduğu herkesçe bilinen bir gerçektir. Ergotizm denilen zehirlenme
buğday veya pirinç üzerinde gelişen bazı mantarlardan ileri gelir.
Favizm denilen hastalık da bazı bakla cinslerinin yenmesinden veya ana
bitkinin çiçek tozlarının (pollen) inhalasyonundan ileri gelir.
Yılankökü zehirlenmesi de bu bitkinin fazla bulunduğu yerlerde görülen
ineklerin sütlerinin içilmelinden ileri gelmekledir. Bazı bitkiler de
zehirlenme yapacak derecede oksal asid meydana getirirler. Yeşillik
olarak kullanılan ravent yapraklarından olan zehirlenmenin bu maddeden
ileri geldiği anlaşılmıştır.
3. Bakteriler.
Birçok gıda zehirlenmeleri gıda içerisinde bakterilerin salgıladıkları
toksinlerden ileri gelir, örneğin, etten zehirlenmelerin nedeni hemen
tamamıyla bakterilerdir insanlarda gıda zehirlenmesini yapan bakteriler
dört cinstir :
(a) Clostridium botulinum,
(b) Genellikle Staphylococcus denilen Micrococcus,
(c) Salmonella, ve
(d) Streptococcus.
(a) Botulizm
İçinde Closlridium botulinum’un geliştiği ve bunun toksini bulunan
gıdalar botulizm yaparlar. Bu organizma spor teşkil eden, anaerob bir
toprak saprofitidir, sebzelere buradan geçer. Onun için hayvan bağırsak
ve dışkılarında da bulunur, insanlara çokluk sosis, balık ve uygun
şekilde hazırlanmamış konservelerden geçer. Bu konserveler özellikle
evlerde yapılan sebze konserveleridir. Memleketimizde botulizm pek o
kadar görülmemektedir. Toksin bulunmadıkça organizma enfeksiyon yapmaz
ve zehirlenme işaretleri görülmez. Organizmanın gıdada gelişmesi
sağlanırsa, kuvvetli toksinler meydana getirilebilir ve onun için bu
gıda tüketilirse botulizm meydana gelir. Organizma tamamıyla anaerob
olduğundan, oksijeni büsbütün çıkarılmamış gıdada gelişemez. Nitratlar
da (etlerde) gelişmesini zorlaştırırlar. Toksinleri pek dayanıklı
değillerdir, başka bakterilerin bazı enzimleri tarafından parçalandığı
gibi ısı ile de tahrip olur.
Ctostridium botulinum kuvvetli sakkarolitik etkiye malik olduğu halde, genellikle kokuşturucu veya proteolitik anaerop organizma olarak sınıflandırılır.. Enerji kaynağı olarak şeker kullanımdan, son urun genellikle bütir asiddir. Onun için botulizme sebep olan gid.br çokluk bütir asid kokusu verirler. Bununla birlikte bütir asid her vakit meydana gelmez, ve organizma pek aktif proleolitik cinsten olmadığından, bu grubun geliştiği gıdada kokuşma da olmayabilir. Onun için botulizm yapan gıdalar çok kez tat ve koku bakımından normaldirler. Bununla birilikte Clostridium botulinam tek bir tür değildir, organizmanın bir çok değişik cinsleri vardır. Sporlar, ısıya, özellikle kuru ortamda çok dayanıklıdırlar. Isıya en çok dayanıklılık 120°C da 4 dakika, 110 °C de 32 dakika, 100°C’de 330 dakika olarak verilmektedir Bunlar herhalde ortamınniteliğine göre değişir. Fakat Clos. bot. Toksinleri ısıya duyarlıdırlar. 80°C’ de bir iki dakika ısıtmakla zararsızhale gelirler. Onun için gıdalar uygun şekilde ısı işlemine tabi tutulursa bu şekilde bir gıda zehirlenmesi tehlikesi kalmaz.
Clos. bot. Toksinlerinin sindiriminde birçok betiler görülebilir.
Merkezi sinir sistemindeki belirtilerinden önce bulantı ve ağır mide
karışıklıkları ve kusma olabilir. Bulantı genellikle zehirli gıdanın
yenmesinden 24 saat içinde görülür. Keza diarre erkenden görülebilir,
hastalığın sonunda da çokluk kabız olabilir. Botulizmin tipik belirtisi
merkezi sinir sistemindeki paralizidir. Çift görme, yutmada zorluk,
solunum, eksikliği genellikle görülen belirtilerdir, ölüm genellikle bu
solunum eksilmesinden olur. Çoğu tehlikeli vakalarda hasta ölüme kadar
akli idaresine iyi sahiptir. Çokluk ölüm 3-4 günde vuku bulur,
tehlikesiz vakalarda iyileşme yavaş cereyan eder.
Botulizm için bilinen yegâne tedavi vasıtası, antitoksindir. En büyük
zorluk belirti görülünceye kadar zehirlenmemenin bilinmemesindedir.
Belirti görülünceye kadar, antitoksin kullanılmasında beklenilen sonuç
gecikilmiş olunabilir. Gıdada toksin aramak için gıdanın santrifujle
alınan suyu farelere şırınga edilir. Toksin fare, kobay ve güvercin
için öldürücüdür.
(b) Stafilokoksik gıda zehirlenmesi
Botulizm gibi stafilokoksik gıda zehirlenmesi de tüketimden önce gıdada
meydana gelmiş toksinlerden ileri gelir. Bu belki bütün gıda
zehirlenmesi tiplerinin en alışılmış şeklidir.
Vakaların çoğu pek ciddî değildir ve hiçbir zaman doktor müdahalesi
gerektirmez. Bu şekilde gıda zehirlenmesine maruz kalma hemen hiçbir
yetişkin kimse yoktur. Hastalık botulizmden çok daha tehlikelidir,
belirtiler kısa sürer ve iyileşme çokluk çabuk ve kesindir. Ölüm pek
nâdir görülür. Olguların çoğu belki yanlışlıkla ptomain zehirlenmesi
olarak gösterilmiştir.
Bu çeşit gıda zehirlenmesinin nedeni olan organizma çok dağılmış
haldedir. Birçok kimselerin cilt, burun ve boyunlarında bulunur.
Sivilce, kabarcık ve çıbanı yapan başlıca bu organizmadır. Bütün
stafilokoklar zehirlenme nedeni enterotoksin yapmazlar. Ve toksin yapan
cinsi ile yapmayan cinsi arasında memnun edici gerçek bir ayırt etme
denemesi yoktur.
Stalilokoklu gıda zehirlenmesi belirtileri, bulaşmış gıdanın yenmesinden 2-6 saat içinde görülür. Bu zaman, alınan gıda, miktarına ve toksin miktarına bağlıdır. Genellikle görülen belirtiler bulantı, kusma, karında kramp ve diarredir. Ciddî olgularda dışkıda ve kusmada kan görülebilir. Orta derecedeki olgularda bulantı ve kusma olabilir fakat ishal olmaz, ölüm ihtimali pek azdır. Çoğu olgular birkaç gün içerisinde iyileşir. Toksinin etkili insandan insana değişmektedir. Buna özgü, önemli bir tedavi ilâcı yoktur.
Stafilokoksik gıda zehirlenmesinin kontrolü herkesin sağlığı ile ilgili kimseler için en önemli problemlerdendir. Organizmalar doğada o kadar geniş dağılmış durumda bulunurlar ki, gıdaları bunlarla bulaşmaktan korumak imkânsızdır. Birçok gıdalar bunların gelişmesinde en uygun ortam teşkil ederler. Stafilokoklardan korunmanın en iyi çaresi soğutmadır. Gıdalar ağır şekilde bulaşmış olsalar bile 4-6°C da tutulursa enterotoksinlerin gelişmediği görülmektedir. Bundan soğutmanın ne kadar önemli olduğu anlaşılır ve halkın bu bakımdan aydınlatılması gerekir.
(c) Salmodella gıda zehirlenmesi
Salmonella toksin yapmaz, doğrudan doğruya bağırsak enfeksiyonu
şeklinde etki eder. Salmonella grubu birbirine çok yakın birçok
organizmaları içine alır. Pastörizasyon sıcaklığında kolayca tahrip
edilirler. Salmonella ile zehirlenmede belirti, bulaşmış gıdanın
tüketiminden bir iki saat içinde görülebildiği gibi bir iki gün sonra
da meydana gelebilir. Stafilokoksik zehirlenmeden daha uzun sürer; ölüm
oranı yüzde l den daha azdır.
Bu cins zehirlenmeden korunmak için en önemli iş kesilen hayvanların
sıkı muayene edilmesidir. Birçok olguların, kesildiklerinde enfeksiyona
olmuş hayvanlardan ileri geldiği saptanmıştır.
İnsanlarda bağırsak iltihabı (enteritis) yapan Salmonella çok kez kemiricilerin dışkılarında bulunmuştur. Onun için etlerin saklandıkları yerlerin farelere karşı korunmalı olmasına dikkat edilmelidir. Bıçakların iyi sterilize edilmesi, mezbahaya gelen suyun temiz olması, etleri mezbahadan tüketiciye kadar soğutulmuş olarak göndermek, gıdaları sineklerde korumak,bulaşmaları önlemek için alınacak tedbirlerdendir.
(d) Diğer organizmalarla zehirlenme
Bu gördüğümüz gıda zehirlenmesi yapan organizmalardan başka gruplardan
da şüphelenilmektedir. Streptokoksik zehirlenme olgusu pek az
saptanmıştır. Bu organizmalar stafilokoklardan daha az ısıya
dayanıklıdırlar. Zehirlenme belirtisi stafilokoksik belirtilere benzer,
fakat daha hafiftir.
4. Protozoa, bağırsak kurtları, ve nematodlar ile zehirlenme
Gıdalarla alınan protozoa ve parazitler tarafından meydana getirilen
hastalıkları burada ayrıntılı olarak tartışmayacağız. Yalnız şu
kadarını söyleyelim ki, amibi! dizanteriyi yapan Endamoeba histolytlca
ve ishal yapan Trihomonas kominis protozoalardır. Süt ve pişmemiş
gıdalarda yaşayan diğer protozoalar Giardia lamblia ve Chilomastlx
menilidir.
Trichinosis bir nematod (iplik solucan) un neden olduğu hastalıktır. Trichinella spiralis bulunan domuz etinin uygun şekilde pişirilmeden yenilmesinden meydana gelir. Bağırsakta büyük solucanlar yetişir. Bunlar geliştikçe çok sayıda embriyonlar meydana getirirler ki, bunlar bağırsak cidarını geçerek vücudun her yanına dağılabilirler ve nihayet kaslarda yerleşirler.
Hastalığın başlangıcında iştah kesilmesi, bulantı, kusma, karında ağrı ve ishal görülür. Daha sonra kas ağrıları duyulur. Hastalık haftalarca sürebilir ve ateş 38-39°C ye çıkabilir. Fakat parazitler sıcaklığa dayanamadıklarından iyi pişmiş domuz eti trichinosis bakımından tamamıyla sağlıklıdır. Hastalıkların çoğu iyi pişmemiş domuz sosisi yemekten olmaktadır.
Trichinella spirali» ile enfekte olmuş domuz eti keza soğutma ile
hastalıksız kılınabilir. Kritik sıcaklık yaklaşık olarak - 12°C dır.
Onun için domuz eti veya ürünleri bu sıcaklığın altında tutulursa
trişinler zamanla ölürler. -150C da 20 gün tutulan ette trişin korkusu
kalmaz. -35°C da ise 24 saatten daha az bir zamanda parazitler harap
olurlar. Sosislerin uygun şekilde tuzlanıp kurutulmasıyla de domuz
sosisleri hastalıksız tutulabilirler. Taenia sajinata sığır şeridi,
taenia soliıım domuz şeridi bağırsak kurtlarıdırlar. Trematodlar yassı
şeritlerdir, bunların hepsi hastalık yaparlar.
Zehirlenmeler
Konserve Zehirlenmeleri (botilizm)
Sebze ve balık konservelerinde daha sık.
Evde hazırlanan konservelerde daha sık.
Bozulmuş gıda alımından sonra, 4 saat ile 8 gün arasında belirtiler ortaya çıkar.
Yukarıdaki belirtilere ek olarak, görme bozukluğu, göz kapakları hareketlerinde zorlu ve konuşma zorluğu ortaya çıkar.
Genellikle ateş yoktur.
Birden fazla insanın aynı belirtilerle hastalanmış olması tanı koydurur.
İlk müdahale: Hastayı kusturmaktır. Tedavi hastanede yapılır.
Mantar Zehirlenmeleri
l ile 24 saat arasında belirtiler başlar.
Gözde yaşarma, tükürük salgısının artması, terleme ve kusma, göz
bebeklerinin ki kramplar ve ishal, ileri hastalarda koma ve ölüm
görülür.
Tedavi hastanede yapılır.
Korunma : Bilinen mantarlar dahi, değişik büyüme dönemlerinde zehirlenme yapar. Kültür mantarı yenilmelidir.
Balık Zehirlenmeleri
Hemen tamamı kas ve organlarında toksin içeren balıkların yenmesiyle oluşur.
Batı Hint adaları, pasifi k kıyıları, Florida sahillerinde 400 aşkın balığın eti bu zehirleri
Zehir balığın tadını değiştirmez ve pişirme ile ortadan kalkmaz.
Belirtiler, bulantı kusma, karında ağrı ve ishaldir. Bir gün kadar sürer.
•Daha önemlisi uzun süren baş ağrıları ve psikolojik bozukluklar olabilir.
Kabuklu Deniz Hayvanları ile Zehirlenme
Pasifik okyanusu çevresinde, haziran ekim arasında kabuklu DH yenmesi ile orta ölüm görülebilir.
Bizim ülkemizde daha mikrobik ve ağır metal zehirlenmeleri(nadir), görülür.
ÇinLokantasıSendromu
Monosodyum glutamatÇinyemeklerindesıklıkla olmayanlarda yüzde yanma, kızarma ve göğüs ağrısı meydana gelir.
İlaç ve Kimyasal Madde Zehirlenmeleri
İlk yapılması gereken kusturmaktır. Bununla birlikte alkali veya asit
içmiş olan gerekir. Bu durumda su içirerek seyreltmek daha doğrudur.
GIDA ZEHİRLENMELERİNDEN KORUNMA
Gıda zehirlenmelerin önlemekte personel hijyeni, paketleme ve taşınma,
pişirme ve tekrar saklama dikkate alınmalıdır. Bakterilerin çoğalması
sıcaklık, rutubet kendileri için uygun besin, nötral pH ve beklemeye
bağlıdır. Sıcaklık için gıda ısıtılır veya soğutulur. Rutubet için
kurutma yapılır. Bakteriler için uygun besin olan et, süt ve yumurtaya
şeker, tuz, yağ katılır. Nötral pH as pH’a dönüştürülür. Hazırlanan
gıda ortaklıkta bırakılmaz ve böylece toksit etkene çoğalma ortamı
sağlanmaz.
Gıdaların hazırlanması ve taşınmasından sonra en önemli nokt saklanmasıdır. Saklanmaya ait bilgiler Tabloda görülmektedir.
Tablo: Gıdalar için Soğuk Saklamanın Prensipleri
Gıda Cinsi Saklama Standardı
Dondurulmuş Gıdalar -18-30 °C arasında
Balık ve diğer deniz ürünleri0-5 °Carasında
Et, Kuş ve kümes hayvanları0-4 °Carasında
Süt ürünleri 4-8 °Carasında
Muz hariç meyveler, sebzeler 7-10 °Carasında
ve diğer çabuk bozulur gıdalar
Tüm çabuk bozulan gıdalar için 10 °C
maksimum müsaade ısısı
Gıda Güvenliğinin Önemi ve Ekonomi Üzerindeki Etkileri
Gıda zehirlenmeleri toplum sağlığını ve ülke ekonomisini olumsuz yönde
etkilemektedir. Sağlıktaki olumsuz etkileri nedeniyle çalışamamazlık ya
da verimsiz çalışabilme gibi işgücü kayıpları ve sağlık harcamaları
ekonomik kayıpları oluştururken, gıda zehirlenmeleri ölümlere de neden
olabilmektedir.
Türkiye’de sağlıklı rakamlar bulunmamakla birlikte, gıda güvenliği
sistemini kurmuş, sürekli denetimlerini yapan, eğitim ve gelir düzeyi
Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde olan İngiltere’de, yılda 4.5
milyon insan gıda zehirlenmelerine maruz Kalmaktadır. Ancak bunlardan
sadece 750 000 kişinin hekime başvurduğu belirtilmektedir. Salmonella
ve Campylobacter zehirlenmelerinin (yılda yaklaşık 500 000 vaka) en sık
karşılaşılan zehirlenme olduğunu saptanmıştır. Yılda yaklaşık 50-60
kişinin de gıda zehirlenmeleri sonucunda öldüğü belirtilmektedir.
İngiliz Gıda Standartları kuruluşu, gıda zehirlenmeleri kaynaklı sağlık harcamalarında 2006 yılına kadar yılda yaklaşık 700 milyon $ tasarruf sağlamak üzere
Yüksek riskli gıdalarla uğrasan küçük işletmelerdeki riskin azaltılmasına,
Gıdayla uğraşanların uygun eğitim almalarına,
Evdeki gıda hijyeni uygulamalarının iyileştirilmesine,
Endüstriyel gıda üretim uygulamaların iyileştirilmesine,
yönelik çalışmalar başlatmıştır. Benzer gerekçelerle benzer çalışmalar
Avustralya’da da yürütülmektedir. Ayrıca, Avustralya hükümeti gıda
güvenliği standardı hazırlamış olup, uygulama koymak üzere gıda
endüstriyle görüşmeler yapmaktadır.
Ülkemizin eğitim ve gelir seviyesinin göreceli düşüklüğü, gerekli fiziki yatırımların yapılamaması, denetim uygulamalarının sürekliliğinin yeni yeni sağlanmaya çalışılması, hizmet içi eğitimlerin yürütülememesi, kalabalık nüfusu, yıllarca süren mevzuat eksikliği ve yetersiz mevzuat nedeniyle gıda zehirlenmelerinden kaynaklanan, ölümle sonuçlanan vakaların, sağlık harcamaların ve iş gücü kayıplarının daha fazla olacağını tahmin etmek mümkündür, işletmelerin ve okulların yemek/mutfak işlerini taşeronlara devretmeleri, şehirleşmeye koşut olarak giderek daha fazla insanın ev dışında yemek yemeye başlaması, gıda güvenliği denetim, eğitim ve uygulama ihtiyacını daha da fazla artırmaktadır.
Okyanus Bilgi Ambarı, tüketici, eğitimci, öğrenci ve gıda üreticilerinin, gıda güvenliği ve kalitesi alanında bilimsel temelli bilgi ve eğitim ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlamak üzere oluşturulmuştur. Böylelikle halkın gıda zehirlenme riskini en aza indirgemesine katkı sağlanabilecektir.

