Düzenli Beslenme ile İlgili Temel Bilgiler
Düzenli Beslenme ile İlgili Temel Bilgiler
Tüm yaşayan canlılar
yaşamını sürdürmek için besine gereksinim duyarlar. Canlıdan canlıya
besin çeşitleri ve gereksinimleri çok farklı gibi görünür. Ancak tüm
besinlerde ortak temel öğeler vardır. Bu öğeler karbonhidratlar,
yağlar, proteinler, vitaminler ve minerallerdir. Bu temel öğelerin
bazılarını vücut diğer temel öğeleri kullanarak üretebilir. Ancak
bazıları vücut tarafından yapılamaz ve mutlaka dışarıdan hazır alınması
gerekir.
Çoğumuz aldığımız besinlerin ne kadar kalori içerdiğini bilemeyiz. Ayrıca besinlerimizin içindeki temel öğelerin ne
ler olduğunu ve hangi oranlarda bulunduğunu pek bilemeyiz.
Amerikan tarzı beslenme
Çoğumuz besinlerimizi vücudumuzun gereksinimine göre ayarlamayız.
Canımız ne zaman ne isterse yemek eğilimindeyiz. Çocuklarımız
hamburger, patates kızartması ve pizza ile beslenmekte. Bu tip beslenme
yeteri hatta fazla kalori içerir. Günlük enerji gereksinimini fazla
fazla karşılar. Ancak yetersizdir. Çünkü içerisindeki temel besin
öğeleri istenilen oranlardan çok uzaktır. Bu dengesiz beslenme
şişmanlıkla sonuçlanır. Bu sefer bu fazla kiloları biran önce vermek
kaygısıyla hızlı perhize başlanır. Bu perhizlerde yetersiz besin
dengelerine sahiptir. Böylece vücudunuz gerekli besinleri alamaz ve
yorgun düşer. Bir çeşit varlık içinde yokluk.
Kalori
Bir besinin içerdiği enerji miktarı kalori ile ölçülür. Kişilerin
günlük kalori gereksinimleri çok farklı farklıdır. Yaşa, cinse, mesleğe
ve iriliğe göre değişir. Ortalama orta yaşlı bir kadının günlük kalori
gereksinimi 1900 kalori civarındadır. Eğer bu gereksiniminizden daha
fazla kalori alırsanız fazla kalori vücudunuzda yağ olarak birikir.
Aksine günlük aktivitenizi karşılayacak kadar kalori alamazsanız bu
sefer vücut kendi dokularını kaloriye çevirmeye başlar.
Hangi Yiyeceklerden Uzak Durmalı
Bazı yiyeceklerin besin değerleri o kadar düşüktür ve içerdikleri
maddeler hastalıklara neden olabilir. Bunların başında sodyum, yağ,
kolesterol, alkol ve şeker içeren maddeler gelir. Sağlıklı beslenme
bunları tümden kesmek değil az yemek anlamına gelir. Yağ türleri içinde
doymuş yağlar (oda sıcaklığında katı halde bulunan tereyağ, tavuk
derisi, hindistancevizi vb.) kolesterol oranını arttırdıkları için en
sağlıksız olanlarıdır.
Kızartmalarda da
ayçiçek yada diğer bitkisel yağlardan kullanarak doymuş yağlardan
kaçınabilirsiniz. Sofra tuzunda bulunan sodyum fazla alındığı takdirde
yüksek tansiyona yol açar. Şekerde yüksek kalori vermesine karşın çok
düşük bir besin değerine sahiptir ayrıca şekerin dişlerimize de zarar
verdiğini unutmamalıyız.
Neler Yemeliyiz
-
Proteinler:
Vücuttaki organların temel taşı olan proteinler hücrelerin kendilerini yenilemelerini sağlarlar. Proteinler günlük besinimizin %15''ini oluşturmalıdır. (et, süt, yumurta, balık, tavuk, kuru baklagiller) Tüm yaşayan organların temel yapı taşları proteindir. Kan hücrelerinin temeli proteindir. Adalelerin kasılması için özel bir protein yapıları vardır. Vücuttaki tüm kimyasal olayların cereyan etmesi enzim denen proteinlerin kontrolü altındadır. Proteinler de karbonhidratlar gibi gramı 4 kalori enerji verir.
-
Karbonhidratlar:
Patates, ekmek, süt, yoğurt, meyve-sebze ve unlu gıdalarda bulunan karbonhidratlar vücudumuzun ana enerji kaynağıdır. Karbonhidratlar günlük besinimizin %50''sini oluşturmalıdır. Karbonhidratların vücutta birçok işlevleri vardır. Hücrelerin yapısı içindedirler. Yağ ve proteinlerin sentezi için temel yapı taşı olarak kullanılırlar. Ayrıca enerjinin ana kaynağıdır. Karbonhidratların 1 gramı 4 kalori içerir. -
Şekerler, nişasta ve un başlıca karbonhidrat kaynağıdır. Bu maddeler vücutta hızla glikoza çevrilir. Glikoz enerji gerekliyse hemen kullanılır. Ya da yağ olarak ilerde gerektiğinde kullanılmak üzere biriktirilir. Glikoz ayrıca karaciğerde glikojen adı altında depolanır. Glikojen günlük kan şekerini sabit tutmaya yarar ve her an vücudun enerji gereksinimini karşılar. Diğer karbonhidrat kaynakları olarak meyveleri, sütü, mısırı, pirinci, ve patatesi sayabiliriz.
-
Yağlar:
Yağlarda proteinler gibi hücrelerin kendilerini yenilemelerine yardımcı olurlar. Yağlar günlük besinimizin en fazla %30''unu oluşturmalıdır. Ayrıca günlük olarak aldığımız doymamış yağ oranı günde aldığımız yağ oranının %10''unu geçmemelidir. Yağlar karbonhidratlara göre çok daha fazla kalori içerirler. Her gramı 9 kaloridir. Teorik olarak hiç yağ yemeden yaşayabilirsiniz. Çünkü vücudunuz gereksinimi olan yağları karbonhidratlardan yapabilir. Ancak bazı yağların eksikliği sorun yaratabilir. -
Örneğin linoleik asit denen bir yağı vücut sentezleyemez. Bu yağı dışardan almak zorundasınız. Eksikliği halinde bol miktarda kolesterol damarlarda birikir. Yağlar trigliseridler denen yapıların bileşimidir. Doymuş yağlar başlıca ette, tereyağında bulunan katı yağlardır. Doymamış yağlar ise sıvı yağlar olup en çok zeytinyağında bulunur. Ayrıca kümes hayvanı ve balık etinde de bulunurlar. Diyette aşırı miktarda yağ bulunması kalp hastalıkları açısından sakıncalıdır.
-
Lifler:
Bitkisel gıdalarda bulunan lifler vücut tarafından sindirilemezler fakat bağırsakların maddeleri sindirmesine katkıda bulunurlar. Yeterli miktarda alınmaması kabızlık gibi sorunlara yol açar. Günde en az 25-30 gr. alınmalıdır. Ayrıca lif oranı yüksek bir diyet uygulamanız kolesterol oranınızın düşmesine de yardımcı olacaktır.
-
Vitaminler ve Mineraller:
Metabolizmanın uyumlu çalışmasını sağlayan vitaminler aynı zamanda beyin, kas, cilt fonksiyonlarının da tam olarak yerine getirilmesinde önemli rol oynarlar. Ayrıca bunun için az miktarda mineralde gereklidir.
-
Su:
Vücudunuzun günlük kaybettiği su ihtiyacını karşılamak için günde 6-8 bardak su içmeniz gerekir.
Sağlıklı Beslenme İçin İpuçları
-
Dengeli ve sağlıklı bir beslenme düzeni için lif oranı yüksek, kompleks karbonhidrat ve doymamış yağ oranı yüksek yiyecekleri tercih edin.
-
Yediğiniz yumurta sayısı haftada 4''ü geçmemeli.
-
Günde en az 1 adet yeşil salata yiyin.
-
Konserve gıdalar yerine taze gıdaları tercih edin.
-
Tahıl içeren yiyecekleri daha çok tüketin.
-
Sebzeleri çok az pişirin, mümkünse çiğ yiyin.
-
Kırmızı eti azaltın; onun yerine balık yemeyi tercih edin.
-
Tavuğu pişirmeden önce derisini çıkartın.
-
Hazır gıdalardan mümkün olduğunca uzak durun.
-
Ayak üstü atıştırma (Fast-food) ürünlerini daha az tüketin.
-
Günlük diyetinizde yağ, kolesterol, şeker, alkol, tuz ve kafein içeren yiyeceklere daha az yer verin.
Su kaybı ve Sıvı Alma
Antrenmandan önce ve sonra tartılın. Kaybettiğiniz her yarım kilo için 2 bardak sıvı alın
İdrar rengi koyu ise vücudunuzun sıvıya ihtiyacı var demektir.
Isostar gibi sporcular için üretilen izotonik içecekleri yarışma öncesi meyve suyuna tercih edin.
DOĞRU BESLENME
“ACABA DOĞRU BESLENİYOR MUYUZ?
Yediklerimizin sağlığımız, duygularımız ve düşüncelerimiz üzerindeki
etkisi nedir? Bir günde kaç öğün yemek gerekir?” Bunlar günlük
koşuşturma içerisinde ve kemikleşmiş alışkanlıklardan dolayı sormayı
akıl edemediğimiz, ama insan hayatı açısından son derece önemli
sorulardır.
Gerçek şu ki 20. yüzyıl insanı son derece yanlış bir beslenme kültürü
geliştirmiştir ve bunda da ısrar etmektedir. Hızlı zayıflamak için
kalori hesabı yapanlar, “az ama sık yiyin” tavsiyesine uyup günde on
öğün yiyenler, günlük gazeteleri okuyup beslenme düzenini ayda dört
defa değiştirenler, ya da sâdece damak lezzeti için insan bedenine son
derece zararlı şeyleri yemeyi marifet sayanlar gittikçe artmaktadır.
İnsan bedeni, onun
besin yoluyla aldıklarından meydana gelir. Bir binanın inşaatında
kullandığınız kum, çimento ve demir nasıl o binanın sağlamlığını
belirliyorsa, kendi bedenimizi inşa ederken kullandığımız yemekler de
sağlığımızı, duygu ve düşünce dünyamızı belirler.
Örneğin
ET insan vücuduna son derece zararlı bir besindir. Et insanın içsalgı
bezlerinin hassas dengesini altüst ederek er ya da geç hastalığa yol
açar. Kırmızı et yiyenlerin kalp-damar hastalıklarına ve kansere çok
çabuk yakalandığı bilinen bir gerçektir. Bilinmeyen ise, etin
insanların rûh hali üzerindeki etkisidir.
Et yiyen insanlar daha saldırgan olurlar. Duygusal olarak duyarsız ve
kabadırlar. Düşünsel incelikleri algılamakta zorlanırlar. Maddiyata ve
şehvete düşkün bir kişilik sergilerler. Tedirgin olurlar, canları çabuk
sıkıldığı için değişik eğlencelerle kendilerini avutmaya çalışır,
yaşadıkları sebepsiz (!) sıkıntılardan kurtulmak için de içki, sigara
ve uyuşturucu gibi maddelere yönelirler.
Yâni et yiyenler insan olarak taşıdıkları bedensel-duygusal-düşünsel
potansiyele büyük bir darbe vururlar. “Ben yiyorum ve bana bir şey
olmuyor!” diyenlerin bir de etsiz bir beslenme tarzı benimseyip aradaki
farkı görmeleri, onları ikna etmeye yetecektir.
Yeme-içme kültürümüzün miktarla ilgili yönlerinde de büyük hatalar
bulunmaktadır. Örneğin insana bedensel ve ruhsal rahatlığı sağlayacak
olan tarz “günde TEK öğün yemek” ve haftada bir gün oruç tutmaktır.
Hele bu öğünde de tahıl ürünlerinin (besleyici besinlerin) yanında
mevsime uygun taze sebze ve meyvelere (tasfiye edici besinlere) yer
verilirse ve margarinden uzak durulup yemeklerde sıvı yağ, özellikle de
zeytinyağı kullanılırsa, mükemmel bir sağlığa ulaşılabilir.
DÜZENLİ BESLENME
Besinler 4 temel besin grubundan seçilmelidir.
-
Süt grubu (Süt, peynir, yoğurt)
-
Et grubu (et, tavuk, balık, kuru baklagiller)
-
Sebze-meyve grubu
-
Tahıl grubu (Ekmek, makarna, pirinç)
Düzenli beslenme için bu besin gruplarından orantılı olarak alınmalı, bir gruptan az, diğerinden fazla besin alıp metabolizmanın çalışma düzeni bozulmamalıdır. Tek gruba yönelik beslenme; kabızlık, ishal, midede şişkinlik, kan şekeri ve tansiyon düşmesi, baş dönmesi, göz kararması gibi rahatsızlıklara sebep olacak ve devamında da doktor müdahalesini gerektirecek çok daha ciddi sorunlara yol açacaktır.
Kişiye özel hazırlanması gereken beslenme programları; %60 karbonhidrat, %20 protein, %20 yağ içermelidir ve günde en az 2 lt su tüketilmelidir. Günlük alınması gereken besinler 5 öğünde alınmalıdır. Öğün atlamak ve/veya bir öğünde gerekenden daha fazla kalori almak yağ depolanması riskini arttıracaktır...
www.mutluyasam.com

